Fehmi Koru, AK Parti'deki çöküşü yazdı: Tek bir doğru kararı yok!

Fehmi Koru kendisine ait sitede kaleme aldığı yazıda AK Parti'deki oy kayıplarına dikkat çekerek, "AK Parti’de isyan bekleyenler var.. Bunun neden olamayacağına dair tahlilim" dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Fehmi Koru kendisine ait sitede kaleme aldığı yazıda AK Parti'deki kopuşa dikkat çekti. Son olarak AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın, "Şu anda AK Parti’ye karşı bir kırgınlık, kızgınlık var" sözlerini ele alan Fehmi Koru,  AK Parti içerisinde bir iç savaş çıkıp çıkmayacağını ele aldı. 

İşte, Gazeteci Fehmi Koru'nun dikkat çeken o yazısı:

İngiltere’de oldu diye bizde de AK Parti’de isyan bekleyenler var.. Bunun neden olamayacağına dair tahlilim…

Siyasette her kademede ortak sorumluluk söz konusudur. Partilerde liderler ve onlarla birlikte yönetimde bulunanlar, ortak bir sorumluluğu üzerlerinde taşırlar. Hükümetlerde bakanlar ortak sorumluluk paylaşırlar. İşler iyi gittiğinde daha az kişi bu durumdan yararlansa bile, işler kötüye gitmeye başladığında, sorumluluk, partilerde yönetim kademesinde yer alanlar, hükümette de bakanlar üzerinde kalır…

En son örneğini İngiltere’de gördük: Kötü gidişi gören bakanlar ve parti kademesinden insanlar rahatsızlıklarını istifaya çevirerek başbakanın görevi bırakmasını sağladılar…

Bunu yapmasalar -yapamasalar- son seçimden beklenmeyen bir başarıyla çıkmış partilerine zarar verecekleri bilinciyle…

O başarıyı büyük çapta başbakana borçlu oldukları halde…

Ülkemizde işler bir süredir iyi gitmiyor. Ekonomi başta olmak üzere hayati hemen her alanda geniş kitleleri rahatsız eden gelişmeler yaşanıyor. İktidarda 20 yılını doldurmaya az kalmış ve o kadar yıl boyunca kim bilir kaç kez seçimlerden başarıyla çıkmış bir parti var ve o da iktidarının ilk on yılında yaptıkları dışında övünülecek konu bulmakta zorlanıyor.

Ancak böyle durumlarda demokratik ülkelerde karşılaşılan türden, partiden ve hükümetten -bu arada kendisine destek veren küçük ortağın saflarından da- gidişatla ilgili itiraz anlamına gelecek çıkışlarla karşılaşılmıyor.

Konuyu burada birkaç kez ele aldım.

Herhalde parti yönetiminde yer alan bazıları, ‘ortak sorumluk’ taşıdıklarını ve durumun karşılarına çıkaracağı sonucun kendilerini de ilgilendireceğini sonunda anladılar ve yeni yeni itiraz sesleri duyulmaya başladı.    

En son örnek, partinin önemli isimlerinden ‘grup başkanvekili’ sıfatını taşıyan Mustafa Elitaş… Halkının oylarıyla seçildiği Kayseri’deki bir yerel televizyonda konuşurken, ağzından “Şu an AK Parti’ye karşı bir kırgınlık, kızgınlık var. Ekonomik sıkıntılardan kaynaklı ‘Niye böyle?’ diyenler var” sözleri çıkıverdi.

Başlarına gelebilecek akıbeti yine kendisi aynı programda verdi: 1970’lerin Adalet Partisi’nin yaşadığı ‘ikinci parti haline gelmek’…

Daha da kötü örnekler var siyasi tarihimizde. Zaman içerisinde ülkeyi yönetme şansını yakalamış sayısız partinin şimdilerde adını anan bile yok…

Ondan önce, yine AK Parti saflarında önemli konumlarda bulunan bazı isimlerden de, kötü gidişe itiraz anlamına gelen çıkışlar görülmüştü.

Muhalif cephede, özellikle muhalefet medyasında, bu tekil çıkışlardan hareketle, AK Parti’nin içinin karışacağına dair senaryolar yazılmaya başlandı.

Lider partilerinde şimdi bizde varlığını belli eden cılız çıkışlardan daha fazlasını beklemek zordur; AK Parti’de de bundan daha ileride itirazlar işitileceğini sanmıyorum.

Elitaş, partisinin geleceğiyle ilgili tedirginlik kokan sözlerinden hemen sonrasında, bunun sebebini belli eden bir beklentisini de belirtmiş zaten. 

Onu da konuya ilişkin haberden okuyalım:

“Tüm ekonomik sıkıntılara rağmen vatandaşın sağduyulu bir şekilde sandığa gideceğini savunan Elitaş, ‘Bu sıkıntıya rağmen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tek alternatif olması, Cumhur İttifakı’nın tek güvenilir odak olması. Önümüzdeki süreçte sandık başına gidecek vatandaşlar sağduyusunu yapacak. Bizimle birlikte yürüyen AK Partili arkadaşlar o kadar sitem ediyorlar ki… ‘Ya niye böyle yapıyorsunuz’ diye üzüntülerini ifade ediyorlar’ diye konuştu.” 

Lider ne yapıp edecek ve partiyi o kötü akıbetten kurtarıp iktidarın devamını sağlayacak beklentisi…

Çok partili siyasi hayata geçildiği 1940’lı yıllardan bugüne lider partilerinde hep aynı beklenti varlığını hissettirmiştir.

Demokrat Parti’nin kurulmasıyla CHP saflarında yaşanmaya başlayan gelecek endişesi “İsmet Paşa bunun çaresini bulur” beklentisini doğurmuş, İnönü de 1946 yılında yapılan ciddi muhalefetli ilk seçimde çareyi sandıkla oynamada bulmuştu.

Bir seçimlik bir çare.

Menderes, Demirel, Özal, Ecevit… Hepsinin iyi günlerini kötü günleri takip ederek siyasette bugünlere gelindi.   

Son dönemde de MHP desteğiyle süregiden AK Parti iktidarı zor durumda ve partililer şimdilerde de lidere güvenerek sıkıntıların ve kötü akıbetin üstesinden gelineceği beklentisindeler.

Galiba sandık meydana gelene kadar bu beklentinin öncekilerden farklı bir sonuç verip vermeyeceğini bilemeyeceğiz.

Yoksa bilebilir miyiz?

Önemli bir test mekanizması, halktaki huzursuzluğu yansıtan kamuoyu yoklamaları… Liderin görev onayı son 20 yılın en düşük oranında… Bunu doğuran ortamdan AK Parti tabanının etkilendiği de belli oluyor.

Daha da önemli bir gösterge, somut olmayan bir tespit: AK Parti neye el atsa, hangi konuyu kendisinin hayrına olacağı umuduyla ele alsa, her yaptığı aleyhine sonuç veriyor. Ülkenin bu günlerde karşı karşıya kaldığı sorunların hepsi iktidar cephesinin yanlış kararlarının sonucu. 

Tek bir doğru politik kararı yok iktidarın…

Bunun sonucu olarak da, AK Parti, lidere tam itaat geleneğinden gelen çekirdek destekçi kesimiyle yola devam ediyor artık.

O kesimin oyları ise iktidarda kalmak için yeterli değil.

Tarih işte bu gün siyasi alanda yaşananlar türü durumlar yüzünden sürekli tekerrür eder.

İngiltere’de Muhafazakar Parti yönetim kademelerinde yer alan politikacılar, daha önce birkaç kez yaşanmış ve yararlı olmuş çıkışlarla, tarihin tekerrürünü engelleyebilmişlerdi; Margaret Thatcher’i erken emekliye sevk ederek…

Ardından İşçi Partisi de uzun iktidarlarını Tony Blair’i başbakanlıktan erken göndererek biraz daha uzatmayı başardı…

Orada işler böyle oluyor.

Boris Johnson daha da erken emekli edildi orada.

Türkiye siyasetinde ise durum farklıdır; bizde tarih her zaman tekerrür eder.

23 Tem 2022 - 08:08 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

04

Benden Söylemesi - Ne hikmetse Dün'e kadar AKP hükümetine destek veren yalaka gazeteciler, AKP 'nin Oy oranı düşünce, Dilleri ve gözleri gerçekleri görmeye başladı.

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 23 Temmuz 19:27
03

Cem - Akp gibi bir zihniyetli partinin bu kadar yıl iktidarda kalması bir felaket zaten.Ülkenin demokratik genleriyle oynandı. Toplumu dinden soğuttu. Vıcık vıcık oldu her yer. Ahlaksızlık,yalancılık diz boyu. Çağdaş vatandaşlık kimliği alt üst edildi. 20 yıldır seküler yaşamı benimsemiş insanlara olmadık hakaret ve küfürler edildi. Tarikatlar at koşturuyor. Ama deneyim içinde iyi oldu. Toplumun çopunluğu sorgulama yapanlar gördü kimin ne olduğunu. Akıldan, bilimden ve ortak düşünceden uzaklaşmanın ne kadar çamura batacağımızı gördü. İlk başta çok anlattık ama anlamadılar. Ekonomiyi düzeltiriz ama ya eğitim va adalet ne olacak?. Demekki bedel ödeyerek öğrenmek varmış.

Yanıtla . 7Beğen . 2Beğenme 23 Temmuz 14:32
02

Hüseyin Bademler - Buna ne oldu acaba başına taşmı düştü.yoksa ....

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 23 Temmuz 11:40
01

432 - abd isteğiyle başkanlık sistemi getirdiler sonrada dediler bu bizim yerli milli sistemimiz halbuki başkanlık sistemi hem ülkedeki derin devletten hemde küreselci derin devletlerden hemde abd derin devlet lobilerine göre siyaset yapan alçaklardır

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 23 Temmuz 11:04