Memursen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, KPSS sonuçları üzerindeki tartışma yüzünden 30 bin öğretmenin atamasının ertelenmesinin eğitim-öğretimin başlamasıyla öğretmen ihtiyacı olan okullarda ciddi sıkıntılar oluşturacağını söyledi.

Gündoğdu, 149 bin öğretmene, 76 bin dersliğe ve 30 bin hizmetliye ihtiyaç olduğunu kaydetti. 2010-2011 eğitim-öğretim yılının açılışı dolayısıyla bir açıklama yapan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, yeni eğitim döneminin, aydınlık, demokratik, özgürlük alanlarının alabildiğine genişlediği bir Türkiye umudunu doruğa çıkaran ağırlıklı gündemin oluşturduğu beklenti ve heyecanla başladığını ifade ederek, "Eğitimin pek çok sorunu çözüm bekliyor; eğitimcilerin kendilerini eğitim hizmetine odaklamasına engel olan pek çok sorunu devam ediyor. Ancak sorunsuz bir Türkiye‘ye giden yolda milletin belirleyiciliğiyle atılan güçlü adımlar, eğitimin ve eğitimcinin sorunlarının çözümüne ilişkin umut vaat ediyor" dedi.

En önemli sorun sınav sistemi

Eğitim sisteminin, ana sorunlarının gölgesinde, palyatif müdahalelerle yürütülmeye çalışıldığının altını çizen Gündoğdu, şöyle konuştu: "Eğitim sistemimizin en önemli problemi sınav ve dershane odaklı oluşudur. Şu an dershane sayısının ortaöğretimdeki okul sayısını geçmiş olması oldukça düşündürücüdür. Sınav ve dershane odaklı olmaktan kurtulmanın yolu, okullardaki yönlendirme çalışmalarının güçlendirilmesinden geçmektedir"

Atama sıkıntısı

Sınav sisteminin adaletin terazisi gibi olduğunu dile getiren Gündoğdu, "ÖSYM‘nin sınavlarıyla belirlenen; iştir, aştır, ekmektir, yaşamdır. Bu hususta terazinin diline müdahalede bulunmak büyük ihanettir, emek hırsızlığıdır. Sınavlara hazırlanmak için ekonomik yük altına giren, gece gündüz ders çalışarak emek sarfeden ‘hak etmiş‘lerin emeğinin birileri tarafından soruların sızdırılması suretiyle ‘hak etmemiş‘lere aktarımı son derece aşağılık bir faaliyettir" dedi.

Bugün ÖSYM‘nin güven yitirdiğini belirten Gündoğdu, "Güvenin yitirilmiş olması kaosa davetiye çıkarmaktadır. ÖSYM yeniden organize edilmelidir. Bunun için de ilk olarak, bu kadar skandala rağmen hala o koltukta neden oturduğunu anlayamadığımız ÖSYM Başkanı derhal görevden alınmalıdır" dedi.

KPSS sonuçları üzerindeki tartışma yüzünden 30 bin öğretmenin atamasının ertelenmesinin, eğitim-öğretimin başlamasıyla öğretmen ihtiyacı olan okullarda ciddi sıkıntılar oluşturacağını kaydeden Gündoğdu, "Bu sıkıntıları az da olsa giderecek olan ve 18-27 Ağustos 2010 tarihleri arasında başvuruları kabul edilen 3 bin civarındaki ‘kurumlar arası ilk atama/kurum içi atama, kurumlar arası yeniden atama, açıktan ilk atama, açıktan atama ve milli sporcuların ataması‘, KPSS ile ilgili soruşturmanın sonucu beklenmeden hemen yapılmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

149 bin öğretmen açığı var

Türkiye genelinde 149 bin öğretmen açığı bulunduğunu, bununla birlikte 250-300 bin öğretmen adayının da atama beklediğini ifade eden Ahmet Gündoğdu, "Öğretmen açığının giderilmesi için en az 100 bin öğretmen atanmalıdır" dedi. Derslik başına ortalama 28 öğrenci düşmesi için toplamda 76 bin dersliğe ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Gündoğdu, " Bu açığın giderilmesi yönünde çaba gösterilmesi gerekmektedir. Okulların temizlik sorununu çözmek için en az 30 bin hizmetli alımı yapmalıdır" dedi.

Şiddetin önüne geçilmeli

Milli Eğitim Bakanlığı‘nın, okullar açılırken, öğrencilerin güvenliği, yaşanan şiddet olayları, kantinlerde gıda güvenliği ve hijyeni sağlamak yönünde gereken tedbirleri alması gerektiğini kaydeden Gündoğdu, okulların yeterince temizlenmesi için de gerekli tedbirlerin alınmasını istedi. Servis araçlarının denetiminin artırılması gerektiğine işaret eden Gündoğdu, Türkiye‘deki okulların ortamının eğitim ve öğretim açısından güvenli ve sağlıklı mekânlar haline getirilmesi, şiddetten, tehlikeden ve sağlığa zararlı durumlardan uzak tutulması gerektiğini kaydetti.

Millet 12 Eylül‘ü temizledi

12 Eylül‘de yapılan referandumu da değerlendiren Ahmet Gündoğdu, "Millet, Anayasa değişikliğine ‘Evet‘ diyerek kendisinin ve ülkesinin geleceğini değiştirmiştir. Geleceğin yol haritasını çizme ehliyetinin de, yetkisinin de kendisinde olduğunu bir kez daha deklare etmiştir" şeklinde konuştu.  Milletin oluşturduğu söz konusu tablonun, toplumun bütün kesimlerince "yeni ve sivil bir Anayasa" kararı olarak algılanması gerektiğini vurgulayan Gündoğdu, 12 Eylül 2010 tarihinde kabul edilen Anayasa değişikliği paketiyle memurların başta ‘toplu sözleşme hakkı‘ olmak üzere ciddi kazanımlar elde ettiğini belirterek, kamu çalışanlarının fişlenmesine son verildiğini, kamu çalışanlarının da Anayasa Mahkemesi‘ne bireysel başvuru hakkına kavuştuğunu dile getirdi.

Okullara bütçe ayrılmalı

Ahmet Gündoğdu, bağış adı altında velilerden para toplanmasını doğru bulmadıklarını da vurgulayarak, "Her kayıt döneminde ‘bağış‘ adı altında velilerden para toplanması, başta maddi durumu iyi olmayan veliler olmak üzere toplumda rahatsızlığa neden olmaktadır. Bakanlık, bunun önüne geçmek için okullara belli bir bütçe ayırmalı, ihtiyaçlar bu bütçeden karşılanmalıdır" önerisinde bulundu. Bir siyasi partinin, eğitimi boykot çağrılarına destek vereceğini açıklamasını tehlikeli bulduğunu belirten Gündoğdu, "Çocuklarımızın bir hafta okula gönderilmemesi, onlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Onların eğitimlerinden geri kalmalarının vebali ağırdır. Bundan kimse siyasi rant devşirmesin" diyerek tepki gösterdi.

Muhabir: Haber Merkezi