“Mısır’ın gelenek ve kanunları çiğnendi”

İhvan-ı Müslimin Hareketi’nin önde gelen isimlerinden Mithad Haddad, Mısır’daki 3 Temmuz askeri darbesinin Mısır toplumuna yaşattığı ağır etkilerini Millî Gazete’ye anlattı.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Mısır askeri darbesine ilişkin yazı dizimizin beşinci ve son bölümünde İhvan-ı Müslimin Şura Meclisi Üyesi Mühendis Mithad Haddad ile konuştuk. Millî Gazete’nin sorularını cevaplayan Haddad, darbe yönetiminin 9 yıldır Mısır’a yaşattığı tahribatları gazetemize anlattı.

“MÜSLÜMAN KARDEŞLER, MISIR TOPLUMUNUN ASLİ BİR PARÇASIDIR”

3 Temmuz 2013’te gerçekleşen askeri darbe, Mısır toplumuna özellikle de Mısır Müslüman Kardeşler Hareketi’ne ne gibi zararlar verdi?

Askeri darbenin yol açtığı zararlar Mısır, Arap ve İslam topluluklarının sınırlarını aşmaktadır. Şüphesiz askeri darbe uluslararası sözleşmelerin, geleneklerin ve kanunların açıkça çiğnenmesiydi. Darbenin Mısır Halkı’na zararları çok şiddetli olmuştur. Mısırlıları siyasi tercihlerine ve oylarına saygı duyulmadı. Müslüman Kardeşler, Mısır toplumunun asli bir parçasıdır. İhvan, halk onları seçtiğinde sorumluluk alıp bir yıl içinde, darbeciler tarafından halkın gözü önünde katledilen şehit cumhurbaşkanı Dr. Muhammed Mursi’nin liderliğinde onurlu bir yönetim modeli sağladı. Mısır halkı özgür iradeleriyle seçtikleri ilk cumhurbaşkanının katledilmesini de görmüş oldu.

“MISIR’DA 60.000 SİYASİ TUTUKLU VAR”

Mısır’daki mevcut siyasi durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Darbenin ilk kurbanı olan bir hareketin temsilcisi olarak olanları dinleyebilir miyiz?

Mısır’daki 2013 darbesi büyük bir travmaydı. Darbenin hedefinde, hapishanelerde öldürülen Müslüman Kardeşler’in liderleri vardı. Sadece Müslüman Kardeşler değil aynı zamanda rejimin muhalefet edenler de darbeciler tarafından cezalandırılıyor. Mısır’da şeffaflık sahneden çekilmiş durumda. Tutukluların sayısı hakkında kesin bir istatistik yok ancak birçok insan hakları örgütünün tahminleri 60.000 siyasi tutuklu olduğunu bildiriyor. ‘Kaydediyoruz’ isimli kuruluşa göre reşit olmayanlar da dahil olmak üzere en az 5.778 kadın, 2013’ten bugüne kadar fiziksel veya psikolojik işkence veya kötü muameleye maruz kaldı.

“DARBECİLERLE İŞ BİRLİĞİ YAPANLARI UNUTMADIK”

Uluslararası toplum özellikle de Batılı ülkeler 2013 darbesine duyarsız kaldı. Mısır’ın komşularından darbeyi destekleyen ülkeler bile vardı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Uluslararası ve bölgesel güçler Mısır’daki katliamı ekranlarda canlı olarak izledi. Biz bunu asla unutmayacağız. Siyasi toplumun diğer birçok ülkede olduğu gibi bu askeri darbeye karşı durmak yerine, Mısır halkının iradesini kırarak ve 25 Ocak Devrimi’ne karşı elde edilen zaferi yok etmek için bölgesel ve uluslararası alanda nasıl işbirliği yaptığını gördük. Bu darbenin seyri kanlı bir şekilde başlamış ve bugüne kadar bölgesel ve uluslararası güçlerin himayesinde koruması ve desteği altında devam etmiştir. Oysa ki Cumhurbaşkanı Mursi, Cumhurbaşkanı olarak ilk gününden itibaren Mısır devletinin tüm bileşenleri ve Ocak Devrimi’nin tüm ortakları ile yardım eli, diyalog ve anlayış sağlayarak herkese açık olmuştu. Ayrıca Mısır için halkın çıkarlarını ve devletin egemenliğini sağlayan bağımsız bir dış politika çizmek üzere 12 uluslararası ziyaret gerçekleştirmişti.

“MISIR TOPLUMU ADALETSİZLİĞİN VE TİRANLIĞIN AĞIRLIĞI ALTINDA İNLİYOR”

Mısır’da darbe yönetiminin iktidardan uzaklaştırılmasını ve halkın iradesinin yeniden iktidara gelmesini ümit ediyoruz. Mısır toplumu bu konuda ne düşünüyor?

Mısır toplumu adaletsizliğin ve tiranlığın ağırlığı altında inliyor ve Mısır’ı borcun dibine sürükleyen, devleti bir borç sarmalına ve devlet bütçesinde kronik bir açığa iten ve yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranlarını yükselten başarısız ekonomik tedbirler ve politikalar altında gününü ancak kurtarıyor. Halk şimdi, Mısır’ın çağdaş tarihindeki en kötü rejimin pençesinde kötü planlama, yönetim başarısızlığı, kaynakların israfı ve savurgan harcamalarla ortaya çıkan daha önce hiç yaşamadıkları bir acıyı yaşıyor. Bunların hepsi ve diğerleri Mısır’ı suçların yayılmasına ve yüksek intihar oranlarıyla birlikte halkın yaşadığı sosyal, ahlaki, güvenlik, ekonomik ve siyasi bir düşüşe itiyor. Mısır’ın askeri darbeden sonra ulaştığı durum mevcut politikaların veya bunlardan sorumlu olanların devamı durumunda başa çıkılması zor problemlerdir. Kişisel görüşüme gelince; bu zaferin kaçınılmaz olarak geleceğini söylüyorum. Çünkü Mısır halkının tüm bu uğursuzluğa sonsuza dek katlanması imkansızdır.

Çeviri: Muhammed ÖZDEMİR

07 Tem 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.