Önder Sav koltuğunu devrettiği saatlerde internete bir ses kaydı düştü. Kaydı kim almış, niye almış, neden internete atmış bilemiyorum. Ben bunlardan çok, albay olduğu ileri sürülen kayıttaki kişinin söylediklerine ya da söylemediklerine bakıyorum. O cümleleri söylemiş olduğuna da inanıyorum çünkü dışarıda olanlar aynen onun anlattığı gibi gerçekleşiyor...

Hatırlayacaksınız, Heron skandalıyla ilgili günlerce bir kelime konuşmayan dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, kendi oğluyla ilgili bir habere anında açıklama yapmıştı.

Eee ne de olsa evlat bu. Başka hiçbir şeye benzemiyor. Fakat insan sormadan da edemiyor: Heron skandalının üzerine gitmeyen İlker Paşa ya da sesi internete düşen bu albay kendi evladının Hantepe‘de yem yapılan çocuklardan biri olmasını ister miydi?

Herkes bu vatan için kanının son damlasına kadar savaşır ve bundan da büyük onur duyar, duymuştur da... Ama iç siyasete malzeme olsun diye fidan gibi çocuklarımızın şehit edilmesine göz yumuluyorsa o zaman adama sorarlar: ‘Senin çocuğun da Hantepe‘de olsaydı bu kadar pervasızca yapılanları savunabilecek miydin?‘... Ya da güçlü babaların çocukları bu bölgelerde askerlik yapmış olsalardı PKK terörü bu kadar pervasızca ocaklar yakabilir miydi? Heron görüntüleri sümen altına atılabilir miydi? Ya da General Gürbüz Kaya o zaman teröristleri bu kadar kolayca çoban zannedebilir miydi?

Önder Sav‘ın bu soruları sorması beklenmiyordu zaten. Güya Halk Partisi‘nin genel sekreteriydi ama halkın çocukları birer ikişer beşer toprağa düşerken dönüp de bir kere "Neler oluyor orada?" diye sormaya gerek görmeden yerini çok sevgili dostuna bırakmak zorunda kaldı. Sevgili dostunun da bu soruları bir kere olsun soracağını hiç zannetmiyorum. Sadece Önder Sav değil, çocukları güven içinde yaşayan hiç kimse "Orada neler oluyor?" diye sormuyor.

Yetkili yetkisiz bu insanlara bir kere de biz sormuş olalım: Sizin çocuğunuz Hantepe‘de askerlik yapıyor olsaydı bu konuya bu kadar duyarsız kalabilir miydiniz

Mehmet KamışZAMAN

Muhabir: Haber Merkezi