Ali Koç 'casus' demişti! Aykut Kocaman yıllar sonra FB TV'ye çıktı

Ali Koç 'casus' dediği Aykut Kocaman'ı FB TV'ye çıkardı. Kocaman, FB TV'de yayınlanan '3 Temmuz Özel' programının konuğu oldu.

Büyütmek için resme tıklayın

Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman hakkında sarı-lacivertli kulübün Başkanı Ali Koç, Kocaman'ın ekibini casuslukla suçlayarak "Siz oradan ekmek yiyorsanız, sadakatiniz orayadır. Burada bu söz konusu değil. Bu arkadaşlarla sıkıntılı bir süreç yaşayacağız. Sanayide böyle bir şey olsa buna endüstriyel casusluk denir. Bekliyorum bakalım ne çıkıp söyleyecekler. Bunun devamı da var. Şimdilik bunu noktalayalım." açıklamasında bulunmuştu.

Kocaman ise bu süreçlerle ilgili "Başkanın (Ali Koç) benimle ilgili yaptığı şeyler çok ağırıma gidiyor. Ben kendi halinde yaşayan bir insanım" tepkisiyle cevap vermişti.

Yaşanan bu süreçlerin ardından Aykut Kocaman, yıllar sonra FB TV'ye çıktı. 3 Temmuz'da yaşanan şike davasının 11. yıldönümünde FB TV'de yayınlanan ‘3 Temmuz Özel’ programının konuğu olan Kocaman, yaşanan sürecin acı verici olduğunu belirtti.

"Tertemizdik, çok güzel belirttiniz. İşin doğrusunu söylemek gerekirse zaten öyleydi. Hukuken de bu şekilde olması nispeten büyük Fenerbahçe tarihinde herhangi bir lekenin kalmaması adına, herhangi bir olumsuz izin kalmaması adına son derece önemliydi." diye konuşan Aykut Kocaman şu ifadeleri kullandı:

"Bu tarafıyla bakıldığı zaman hakikaten önemli bir yıl dönümü. Ancak diğer taraftan birkaç bölüme ayırmak lazım durumu. Önce şunu söyleyeyim; çok uzun süre sonra Fenerbahçe Televizyonu’ndayım. Herkese, bütün Fenerbahçelilere selamlarımı iletiyorum ve günün önemi dolayısıyla tekrar selamlarımı iletiyorum."

Kocaman'ın açıklamasının tam metni şöyle:

Bu dönen video ile ilgili olarak en azından şahsıma gelmiş bir teklif vardı, benim kararımdı. Dolayısıyla bu tip durumlarda ki bunu sonra cümlelerimin içinde de geçirebilirim, Fenerbahçe’nin 3 Temmuz’dan sonra yaşadığı sorumları en büyüğü olan o bilgi kirliliği adına bunu belirtmem lazım. Katılmama kararı kişisel kararımdı. Dolayısıyla en azından bu tarafıyla bir bilgi kirliliği olmamasını istedim.
3 Temmuz’un tertemiz bir sayfa olduğu kanıtlandı ki zaten öyleydi. Ancak diğer taraftan da hemen bir cümleyle götürdüklerini de belirtmekte fayda var diye düşünüyorum. Unutmamak lazım. Özellikle de bütün Fenerbahçelilerin unutmaması gereken bir dönem.
Fenerbahçe tarihinin en parlak dönemlerinden bir tanesiydi. Son 8 yıl içinde 4 şampiyonluk, 3 tane ikincilik, iki tanesi de son maçta kaybedilmiş ikincilik… 2011 itibarıyla 5 ana branşta şampiyonluğun geldiği gündü. Hatırlamamız gereken en önemli şeylerden bir tanesi, bunu özellikle de bütün Fenerbahçeliler için söylüyorum,  çünkü bugünden sonra kayıplardan ziyade kazanca ki benim zihnim bu tarafa doğru yöneliktir, daha çok kazanca, ‘nasıl kazanabiliriz?’ kısmına yöneliktir. Dolayısıyla kayıplara dönmek değil ama tekrar bir hafıza tazelemekte fayda olduğunu düşündüğüm için söylüyorum. Fenerbahçe’nin diğer kulüplerden ayrılan bir tarafı vardı! Çok ciddi şekilde kulübünün bütün geleceğini alt üst eden, büyümesini, gelişmesini altüst eden ciddi şekilde ‘üstünden silindir geçti’ diyebilirim. Kumpaslar karşı karşıya kaldı. Hem kulübün gelişimi hem kişilerin hayalleri, beklentileri ellerinden çalındı. Acı bir dönemdi. Unutmamamız gerekiyor. Özellikle geleceğe doğru bunu taşırken onu bir intikam aracı olarak değil, intikamcı değilim ki söylemek istediğim de o değil ama kayıplarımızın ne olduğunu da unutmadan ileriye doğru götürmek gerekiyor. Çok çok sıkıntılı dönemler geçti ama bugün geldiğimiz nokta itibarıyla bunları aşma iradesi haline gelmiş durumda. Özellikle büyük Fenerbahçe’nin tarihinde bu izin kalmaması bunu gördüğüm için de kişisel olarak çok çok mutlu olduğumu söylemem lazım.
Herkes bir çaba gösteriyor. Doğrusuyla veya yanlışıyla herkes bir çaba gösteriyor. Gösterdi, gösteriyor ve bundan sonra da gösterecek. Ancak bugünlerde şu vurguyu yapmam lazım, bunu herhangi bir şeyi ima etmek için söylemiyorum, lütfen beni tanıyanlar bilir ama ‘ne oldu?’, ‘ne yapmamız gerekiyor?’ bunu anlatmak için söylüyorum. Bu kulüp zaten tarihi boyunca kendi içindeki mücadeleden, dinamiklerin birbirleriyle olan mücadeleleriyle yüksek enerji sağladı ve 1 numara olarak, ‘dünyanın en büyük spor kulübü’ diyorum ben çalıştığım dönemlerde de Fenerbahçe için ve hep en önde oldu. Ancak bu mücadele 2014-2015’ten itibaren birbiriyle mücadele eden dinamikler, birbiriyle çatışmaya doğru döndü ki bu kulüp adına en tehlikeli durumdur. Bu çatışma ortamını yaratan en önemli faktör de özellikle sosyal medyanın bu konudaki etkili hali oldu. Kulübümüzün bu konudaki hala devam eden, anlamsız bir şekilde devam eden kulüp dinamiklerini, kulübü kulüp yapan, yürüten dinamikleri birbiriyle çatıştıran hali en büyük zararı veriyor. Bu konuda biraz daha toparlayıcılık olursa 3 Temmuz’un yarattığı tahribatı daha sonraki yıllarda tekrar büyük bir kazanca çeviren, büyüyen, gelişen Fenerbahçe’ye doğru çevirmek sanki çok daha kolay olacak diye düşünüyorum. Özellikle bu sosyal medyanın kirliliğini biraz daha kontrol edebilmek herhalde bugünlerde bu hukuki temizleme, aklama kararı kadar önemli bir safha diye düşünüyorum. Tekrar çok teşekkür ederim.”

03 Tem 2022 - 12:32 - Spor


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.