Bu boşanmaya aile dayanmaz

Toplumda yükselen sekülerizm rüzgârı aile olgusunu yerle bir ederken boşanma oranları da ciddi miktarda artış gösterdi.

Bekir Şirin
Bekir Şirin Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Toplumun en temel yapı taşı olan aile kurumu, son yıllarda ciddi derecede yara aldı

Son yıllarda toplumumuzda etkisini iyice gösteren sekülerizm rüzgârının olumsuz yönde etkilediği kurumların başında aile geliyor. Boşanmanın arttığı, evlenmenin zorlaştığı görülürken yuva kurmak ve devam ettirmek oldukça zorlaştı. En ufak bir tartışmanın dahi boşanma sebebi sayıldığı günümüzde adliyeler boşanma davalarıyla doldu. Birçok çocuk, anne-babalarının ayrılığına şahit olma dramını yaşadı ve ruh sağlıklarında bozulmalar meydana geldi.

Boşanan çiftlerin sayısı 2020 yılında 136 bin 570 iken 2021 yılında 174 bin 85 oldu. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı 2021 yılında binde 2,07 olarak gerçekleşti. Evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2021 yılında gerçekleşen boşanmaların %33,6’sı evliliğin ilk 5 yılı, %20,9’u ise evliliğin 6-10 yılı içinde yaşandı. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2021 yılında 174 bin 85 çift boşanırken 165 bin 937 çocuk velayete verildi.

İKİ CİNSİYETTE DE EVLENME YAŞI ARTTI

Aile kurumuna ilişkin acı veren bir başka durum da evlilik olgusuna dair gelişti. Evlilik yaşının günden güne arttığı görülürken sekülerizmin etkisiyle evlilik dışı birlikteliklerin de yadsınamayacak ölçüde var olduğu görüldü. Son yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2021 yılında erkeklerde 28,1 iken kadınlarda 25,4 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,7 yaş olarak gerçekleşti.

GENÇLER MADDİ KOŞULLAR NEDENİYLE EVLENEMİYOR

Evliliklerin azalması, evlilik yaşının ilerlemesi ve boşanmaların artmasına ilişkin yapılan araştırmalarda gençlerin yuva kuramamasının nedenleri arasında birçok faktör sayılıyor. Söz konusu etmenler arasında ilk sırayı maddi geçim zorlukları alıyor. “Neden evlenmiyorsun?” sorusuna muhatap olan gençler, gerekçe olarak maddi zorlukları gösterirken kira fiyatlarının dahi ateş pahası olduğu ifade ediliyor. Öte yandan televizyon ekranları aracılığıyla insanların lüks ve şatafata özendirilmesi sonucunda evlenecek çiftlerin, birbirlerinden karşılanması zor maddi beklenti içerisine girdiği kaydediliyor.

TOPLUMSAL ÇÖZÜLME AİLEDEKİ ÇÖZÜLMEYİ BERABERİNDE GETİRİYOR

Araştırmacı-yazar Yasin Kuruçay, son yıllarda darbe üstüne darbe alan aile kurumuna dair dikkat çeken sözler sarf etti. Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Kuruçay, “Yaşanılan toplumsal çözülme ailedeki çözülmeyi de beraberinde getirmektedir. Bu çözülmenin birinci sebebi materyalist, haz ve dünya yaşamı merkezli Batılı paradigmadadır. Batı ülkelerinde aile kurumunun bitişi bu durumun göstergesidir” ifadelerini kullandı.

ULUSAL EYLEM PLANI HAZIRLANMALI

Aile kurumundaki çözülmelerin engellenmesi noktasında neler yapılması gerektiğini de aktaran Yasin Kuruçay, aile yapısını korumak ve boşanmaları azaltmak gayesiyle 5 yıllık “Ulusal Eylem Planları” hazırlanması gerektiğini belirtti. Kuruçay, sözlerini, “Kur’an insanın serüvenini yaradılış kıssasıyla başlatır. Bu kıssa kadını ve erkeği değil insanın yüce hedeflerini merkeze alır. Medeniyet değerlerimizi merkeze alan hukuki, pedagojik, sosyal, ekonomik ve kültürel projeler geliştirilmelidir. Evlenecek gençlere sabır, şükür, merhamet, paylaşma ve adalet gibi kavramlarla örülü olan “İslami aile” anlayışı öğretilmeli, bu çerçevede eğitimler yapılmalıdır” ifadeleri ile sonlandırdı.

‘‘SAPKIN PAYLAŞIMLAR AİLEYİ PARÇALIYOR’’

Millî Gazete’ye açıklamalarda bulunan Kuruçay, ülkemizde ve dünyada artan boşanma oranlarının gençlerde aile kurumuna olan güvenin sarsılmasına neden olduğunu kaydetti. Neoliberal, cinsiyetçi ve sapkın yaklaşımların ailelerin parçalanmasına neden olduğunu söyleyen Yasin Kuruçay, “Dijitalizmin yükselişi, aile yapımızdaki çözülmenin en temel sebeplerinden biridir. Yükselen dijitalizmin sunduğu seçenekler, çocuklarımızı aile ortamından uzaklaştırmaktadır. Çocuklar ve gençler ekrandan gelen erotik, şiddet içerikli, sapkınlık ve çeşitli yanlışlıkları içeren milyonlarca materyalin karşısında savunmasız bulunmaktadır. İnanç ve medeniyet değerlerimize uygun aile modellerinin az bilinmesi, bu konudaki örnekliklerin yetersizliği de aile kurumunun zayıflamasının nedenlerindendir” diye konuştu.

03 Tem 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Bekir Şirin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.