Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ) tarafından yapılan bir araştırmada bölgedeki bin 500 bitki türününden 243‘ünün risk altında olduğunu ortaya koydu.
AÇÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Orman Botaniği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Eminağaoğlu, Türkiye‘nin 11 bin civarında eğrelti ve tohumlu bitki türü ile yaklaşık 3 bin 700 endemik bitki türüne ev sahipliği yaptığını vurgulayarak, zengin bir floraya sahip olduğunu söyledi. Artvin‘in de bu zengin flora içinde önemli bir yeri olduğuna işaret eden Eminağaoğlu, yöredeki Hatila Vadisi ile Karagöl-Sahara Milli Parkları‘nın özellikleri itibariyle korunması gerektiğini kaydederek, özellikle bu bölgedeki tarım, turizm, yol inşası ve çevre halkının yaylacılık geleneğine bağlı müdahalelerinin bitki çeşitliliğine zarar verebileceğini aktardı. Bölgedeki tahrip ve bozulmaların gelecekte belirlemesine imkan sağlamak için "Artvin İli Zengin Bitkisel Tür Çeşitliliği" adıyla bir araştırma yaptıklarını bildiren Eminağaoğlu, Artvin‘de yaklaşık bin 500 civarında bitki türünün varlığına dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Yörenin iklimsel koşulları, sahip olduğu jeolojik ve jeomorfolojik çeşitliliği, doğa koruma açısından olağanüstü öneme sahip bir bitki örtüsünün ortaya çıkmasına neden oldu. Floristik açıdan zengin olan Artvin‘de uluslararası sözleşmelere göre risk altında olan ve korunması gereken çok sayıda bitki türü ve habitatları (bir organizmanın yaşadığı ve geliştiği yer) mevcut.
Çalışmanın ana materyalini 1993-2009 yılları arasında Artvin‘den toplanan yaklaşık 8 bin adet bitki örneği oluşturuyor. Artvin‘de endemik ve endemik olmayan nadir bitki türleri, başta Türkiye florası olmak üzere yörede yapılmış flora çalışmaları taranarak saptandı. İl genelinde doğal yayılışa sahip bin 500 bitki türünden 158‘i endemik, 85‘i endemik olmayan nadir bitki olmak üzere toplam 243 adeti risk altında. Bu nadir bitkiden 65‘i küresel, 66‘sı Avrupa, 112 adeti ise ulusal ölçekte nadir türler arasındadır."
Doç. Dr. Özgür Eminağaoğlu, doğal alanlara en fazla zarar veren faktörün başında yol çalışmaları olduğuna dikkati çekerek, "Özellikle ekosistemleri küçük parçalara bölmesi ve doğrudan habitat kaybına yol açması, yol çalışmalarının çok dikkatle değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu nedenle yeterli yol yoğunluğuna sahip olan yörede, yol yapım çalışmaları derhal durdurulmalıdır" dedi.




