Erdoğan'a çarpıcı dokundurma: Yüzlerden okunamayan NATO zaferi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya alınmasının veto edileceğine dair açıklaması sonrası iki ülkenin NATO'ya dahil olmasının yankıları sürüyor.

Büyütmek için resme tıklayın

Karar gazetesi yazarı Akif Beki, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılımını veto edeceğine dair açıklamasının ardından iki ülkenin NATO'ya katılmasıyla ilgili bir yazı kaleme aldı.

Yandaş basında 'Türkiye istediğini aldı" manşetleri sonrasında İsveç ve Finladiya'nın NATO'ya alınmasıyla ilgili önemli bir noktaya dikkat çeken Beki, yazısının başlığında "Yüzlerden okunamayan NATO zaferi" şeklindeki ifadeleri kullandı.

İşte Akif Beki'nin yazısı şu şekilde:

"Bi tanesi, yüze vurur ifadesi” diyordu şarkı.
Soruluyor; İsveç ve Finlandiya’ya karşı büyük bir zafer elde ettiysek imza töreninde, bu niye heyetimizin yüzüne vurmuyordu?
Madrid’deki NATO Zirvesi öncesinde kriz çözüldü; Ankara, iki ülkenin üyeliğine vetosunu kaldırdı.
Üçlü mutabakat imzalanırken mutlu son fotoğrafı da verildi. Ama nedense yüzler gülmüyordu, hatta sirke satar gibi asıktı.
İsveç’le Finlandiya heyetlerinin surat asmasını, burunlarının sürtülmesine bağlayabilirsiniz. Mağluplardan sevinç ve güler yüz göstermeleri beklenmez.
İyi de galip gelen taraf, mutluluğunu niye saklıyordu? Zafer kazandığımızı bilmeseniz, bizim heyetin yüzünden düşen bin parça bile derdiniz. Hiç belli etmediler.
Fakat ifadesinin yüze niye vurmadığını soranlar, bir şeyi kaçırıyor. O da diz çöküp teslim olanı, daha fazla ezmeme hassasiyetidir.
AK Parti, dış güçlere karşı elde ettiği galibiyetleri göze sokmayı sevmiyor. En meşhur yanı bu.
‘Büyüklük bizde kalsın’ anlayışının da etkisi vardır muhakkak.
Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı gereken nezaketi gözetmeyen AK Partili Cahit Özkan’a ne olduğu malum. Grup Başkanvekilliğinden affını istemek zorunda kaldı.
Çünkü Özkan, “bize diz çöktüremeyeceklerini anlayınca teslim oldular” gibi bir laf etti. Gerçek buydu elbette. Ne ki muhatabın yüzüne vurulması kırıcı, incitici, ayıptı.
Dolayısıyla iktidara hakim olan hissiyatı şöyle özetleyebiliriz:
‘Bizi karşılarına ve hafife almakla bir hata yaptılar ama madem anladılar, daha çok üstüne gitmeyelim, yere düşene vurulmaz, hem bize yakışmaz...’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “ben”, “bu kardeşiniz” ya da “bu fakir” diye başlayan ve “bu makamda oldukça” diye devam eden restlerini hatırlayın.
Kendisini ortaya koyarak kullandığı bir iddialaşma kalıbıydı.
Her defasında da iktidar kazandı, karşı taraf kaybetti. Ama iktidar, centilmenliğinden bunu yüksek sesle söyleyemiyor.
O yüzden “çıkmayacak” denilen Rahip Brunson, Deniz Yücel ve diğerlerinin aslında dışarı çıktığını zannedenler çok.
“Diz çöktüremeyecekler, teslim alamayacaklar” denilen Suud, Emirlikler, Mısır, İsrail ve diğerlerinin diz çöküp teslim olduğundan da haberdar edilemiyor ahali.
Haliyle “NATO’ya giremezler” denilen İsveç’le Finlandiya da NATO’ya giriyor. Ve Ankara, şartlarını esneterek bir manevrayla vetosunu geri çekmiş sanılıyor şimdi.
Halbuki iç yüzü farklı. ABD boyun eğdi, Avrupa teslim oldu. İskandinav ikilisi, doğduklarına doğacaklarına bin pişman, diz çöktü, Ankara’dan aman dilediler.
İsveç’le Finlandiya o pişmanlıkla oturdu ve daha önce terörü destekledikleri suçlamasını sanki şiddetle reddetmiyorlarmış gibi, “bir daha terörü desteklememe” sözü verdiler.
Zaten kabul etmedikleri bir şeyi, bir daha yapmayacaklarına dair mutabakat dahi imzaladılar.
Başlamış, yürümekte olan terör yasası süreçlerini de Türkiye için yapıyor gibi gösterdiler.
PKK, YPG ve FETÖ ile ilgili tutumlarında ne mi değişti?
İnce kelam rüşvetleri dışında, neredeyse yeni hiçbir söz vermeden vartayı atlattılar böylece.
İktidar medyasının; Türkiye ne istediyse fazlasıyla aldı, her tavizi kopardı diye göstermelik zafer kutlamasına yetti tabii.
Yine iktidar kazandı, yine büyük zafer elde etti. Sadece bunu bağıra çağıra ilan edemiyor diye yanlış anlamayın siz de canım artık."

30 Haz 2022 - 05:04 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.