Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Ahmet Özer, 2011-2012 Eğitim-Öğretim Dönemi açılışı dolayısıyla eğitime dair bazı konularda değerlendirmelerde bulundu.

Özer, bu yıl eğitim de çalışanların mesleki performansını artıracak adımlar atılması gerektiğini ifade ederek, "Eğitim çalışanlarının mesleki performansını artıracak, onları, verdikleri hizmetin önemine uygun bir hayat standardına çıkaracak adımlar atılmalı ve eğitimde vesayetin izleri silinmelidir.

Yeni dönemde, başta sivil anayasa olmak üzere eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarına çözüm üretilmesi, 28 Şubat döneminden kalma militarist uygulamaların kaldırılması yönündeki beklentilerin bir an önce karşılanması gerekmektedir" dedi.Özer eğitim sisteminde ülkenin değerlerinin ön plana çıkarılması gerektiğini söyleyerek, "Eğitim sistemimizin değerlerden, karakter eğitiminden çok test çözmedeki başarıyı kıstas alması hep tartışma konusu olmuştur. Yeni eğitim-öğretim yılında gerek geride kalan 12 Eylül 2010 Anayasa referandumunda getirilen değişikliklerin gerekse gündemde olan sivil anayasa taleplerinin çerçevesinde eğitim müfredatı içeriğinin masaya yatırılmasını, eğitim sistemimizin karakter, ahlak ve değer kazandıran bir muhtevaya kavuşturulmasını bekliyoruz" dedi.

"Ülkemizde demokrasinin üzerinde vesayet olduğu gibi, eğitimde de vesayet maalesef devam etmektedir. Eğitim ortamlarında sivilleşme, öğretim programlarında vesayeti meşrulaştıran öğretilerden arındırma işleminin yapılmasına acilen ihtiyaç vardır" diyen Özer, 18. Eğitim Şurası‘nda alınan kararları hatırlattı. Özer, "Bu bağlamda, 18. Milli Eğitim Şûrası‘nda alınan kararlar gereği, Milli Güvenlik Dersi‘ne subaylar yerine branş öğretmenlerinin girmesine ilişkin karar başta olmak üzere, 28 Şubat postmodern darbe sürecinin dayatması sonucu uygulamaya konulan kesintisiz zorunlu eğitim, eğitim süreleri; 1 4 yıl temel eğitim, 4 yıl ortaöğretime hazırlık eğitimi ve 4 yıl zenginleştirilmiş seçeneklerle ortaöğretim olmak üzere pedagojik, kademeli ve yönlendirmeye uygun hale getirilmelidir. Askeri okulların Milli Eğitim Bakanlığı‘nca denetlenmemesi, demokratik eğitim hakkının tanınmayıp karma eğitim dayatmasının olması, kadın çalışanların kılık kıyafetini sorun haline getiren ‘kamusal alan‘ yalanının devam ettirilmesi, din eğitiminin önündeki engellerin ve tabulaştırılan "and" gibi ritüellerin sorgulanmaması, öğrencilere okul üniforması zorunluluğu gibi konular, eğitimin ve eğitim sisteminin demokratikleştirilmesinin önündeki engeller olarak durmaktadır. Eğitim sistemini demokratikleştirecek adımlar bir an önce atılmalıdır" açıklamasında bulundu.

Öğretmen açığı ve derslik ihtiyacı giderilmelidir

Özer son olarak da öğretmen açığına değinerek, "Fakat öğretmen istihdamında ücretli, vekil öğretmenlik gibi farklı uygulamalar bütün çarpıklığı ile devam etmektedir. Bu ucuz işçilik anlamına gelen palyatif uygulamalara son verilerek, tüm öğretmenlerin kadrolu olarak istihdamı sağlanmalıdır. Her yıl ortalama 35-40 bin öğretmen ataması yapılmasına rağmen öğretmen açığı devam etmektedir. Öğretmen açığında 100 binin üzerindeki ihtiyaç, kadrolu öğretmen ataması yapılarak giderilmelidir. Okul ve derslik yapımına daha fazla ağırlık verilmeli, sınıf mevcutları OECD ortalamasına indirilmelidir. İkili eğitim yapan bütün kurumların normal eğitime geçirilebilmesi ve etkin eğitim için yeni okul ve dersliklere ihtiyaç vardır" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi