TSK, teknolojiye adapte olmada başarılı

İHA/SİHA’lar, Türkiye’nin hem terör örgütlerine yönelik operasyonlarına büyük katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarda satışları gerçekleşiyor.

Furkan Erten
Furkan Erten Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Türkiye, savunma sanayiinde attığı adımlarla terör örgütlerine yönelik operasyonlarında başarı sağladığı gibi ihracat konusunda da önemli adımlar attı. Suriye, Irak bölgesindeki teröristlere yönelik operasyonlarda aktif kullanılan İHA/SİHA’lar, Karabağ Zaferi’nde de aktif rol oynadı. Son olarak Rusya- Ukrayna Savaşı’nda gündeme gelen ve sıkça konuşulan Türk SİHA’larının hikâyesini, güncel gelişmeleri savunma sanayii araştırmacısı ve SavunmaTR Editörü Şerafettin Bilgiç ile konuştuk.

“BAŞARI HİKÂYESİNİ DOĞRU OKUMAK İÇİN GEÇMİŞE BAKMAMIZ GEREKİR”

Türk SİHA’larının başarısının sırrı nedir?

Aslına bakarsak Türkiye’nin insansız teknolojiler alanındaki başarısını tek bir sebebe bağlamak biraz mantıksız olur. Yani salt bir mühendislik başarısı ya da tek başına bir kullanıcı başarısı bu tür sistemlerin muharebe sahasındaki başarısı için etken değil. Başarı hikâyesini doğru okumak için geçmişe bakmamız gerekir. Yani şöyle ifade etmek daha doğru olur: Dünya, insansız teknolojileri 1990’lı yılların ortasında aktif kullanmaya başladı. Türkiye’de ilk olarak 1994 yılında bu teknoloji kullanıldı. Sonrasında hepimizin bildiği Heron durumları yaşandı. İsrail’den aldığımız ürünleri doğru düzgün kullanamadık bile. Burada Türk girişimcilerin attığı adımlar ülkemizi şu anda insansız teknolojiler konusunda dünya liderlerinden biri haline getirdi. 2007 yılında Baykar firması “Bayraktar Mini İHA”yı tasarlayarak bu yola çıktı. Baykar’ın yanı sıra TUSAŞ da insansız hava araçları üzerine çalışmaya başladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin buradaki rolü nasıl oldu?

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de buradaki tutumu İHA teknolojisinin gelişmesini sağladı. TSK, dünyadaki rakiplerine göre yeni teknolojiye adapte olma konusunda çok başarılı bir ordu. Aynı zamanda bölgesel tehditleri yüksek olduğu için de bu teknolojileri hemen sahada kullanmak istiyor. İHA teknolojisinin TSK’nın kabullenmesi ve sahada aktif kullanmasının yanına bir de savunma sanayii firmalarıyla aktif geri dönüş ve geliştirme odaklı çalışma teknolojinin gelişmesindeki ana etken oldu. Yabancı firmadan aldığınız ürünlerde hızlı iyileştirmeler yapamazsınız çünkü her teknolojiyi sizinle paylaşmak istemezler ancak Türk savunma sanayii şirketleri orduyla aktif çalışmalar yürütme konusunda sorun çıkarmayan bir yapıya sahip. Yani savunma sanayii sektörü ve Türk Silahlı Kuvvetleri iş birliği, bugün “Türk İHA’ları” diye bir kavramın dünya çapında duyulmasını sağladı.

“RUSYA, UKRAYNA HAVA SAHASINA TAM MANASIYLA HÂKİM OLAMADI”

Rus hava savunma sistemleri Bayraktar TB2’leri neden vuramıyor?

Bayraktar TB2 SİHA’ların yapısal özelliklerinin yanı sıra Rus hava savunma sistemlerinin yaşadığı başarısızlığını da hesaba katmamız gerekiyor. En alçak irtifadan en yüksek irtifaya kadar her katmanda hava savunma sistemi bulunan Rusya’nın Ukrayna hava sahasına tam manasıyla hâkim olması gerekiyordu. Ancak bu sistemlerin birbirleri ile iletişim kuramaması ve konuşamaması her birini Bayraktar TB2’ler için yem haline getiriyor. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin de Türk SİHA’larını doğru hedeflere odaklı kullanımı, yakalanan başarının bir diğer anahtarı durumunda. Bütün bu gerekçelerin yanında Batılı ülkelerin Ukrayna’ya vermiş olduğu tanksavar mühimmatların ve alçak irtifa hava savunma sistemlerinin sahada kullanımı, Bayraktar TB2’lerin yükünü azaltıyor ve daha efektif kullanılmasını sağlıyor.

TCG ANADOLU gemisine SİHA’lar nasıl konuşlandırılacak ve TCG ANADOLU nasıl bir gemi olacak?

Normalde Anadolu LHD gemisi gibi LHD gemilerinde sadece helikopterler veya çok özel savaş senaryolarına bağlı olarak savaş uçakları görev yapıyordu. Yurtdışındaki LHD gemisi örneklerinde bu tarz klasik doktrinel mantıkla hareket edilirken Türk savunma sanayii özgün LHD gemisi modelinde bu mantığın dışına çıkmış durumda. İHA/SİHA teknolojisinde dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olan Türkiye, bu yeni nesil teknolojide olan başarısını Deniz Kuvvetleri için de kullanmak istiyor. Bu amaca uygun olarak da envanterindeki en büyük gemi olacak Anadolu LHD’ye, katlanabilir kanatlı Bayraktar TB3 başta olmak üzere farklı konfigürasyonlarda 110 adet SİHA entegre edilecek. Anadolu LHD’nin silahlı insansız hava aracı (SİHA) gemisine dönüştürülmesi sürecinde katlanabilir kanatlara sahip olacak 50 adet Bayraktar TB3 SİHA platformu gemiye konuşlandırılacak. Anadolu LHD’ye entegre komuta merkezi ile de aynı anda en az 10 adet Bayraktar TB3 SİHA’nın operasyonlarda kullanılabilecek. Ana tahrik ve sevk sistem entegrasyonu tamamlanan L400 Anadolu LHD Gemisi Liman Kabul Testlerine (HAT) devam ediyor. 2022 yılı Aralık ayında Türk Deniz Kuvvetlerine teslim edilecek. Sedef Tersanesi takvim ile ilgili herhangi bir aksaklık olmadığını, çalışmaların planlandığı üzere devam ettiğini ifade etmişti. Türk Deniz Kuvvetlerine teslim edildiğinde amiral gemisi olacak olan Anadolu LHD aynı zamanda Türk donanma tarihinin en büyük savaş platformu olacak.

“BAYRAKTAR TB2, ÇOK DÜŞÜK BİR RADAR İZİNE SAHİP”

Rusya-Ukrayna Savaşı’nda konuşulan konuların başında Türk SİHA’ları da geliyordu. Türk SİHA’larının burada etkisi neler oldu? Gelişmiş hava savunma sistemlerine sahip olan ve Ukrayna hava sahasında net bir üstünlüğü bulunan Rusya’ya karşı Türk SİHA’ları nasıl oldu da bu kadar başarılı oldu?

Ukrayna envanterinde savaştan önce en az 18 adet Bayraktar TB2 olduğunu biliyoruz. Açık kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre savaş başladıktan sonra 16 adetlik bir teslimat daha gerçekleştirildi. Yine sahada üç adet SİHA’nın düştüğünü veya kırıma uğradığını tahmin ediyoruz. Buna göre kabaca bir hesap yaparsak Ukrayna’nın envanterinde yer alan toplam Bayraktar TB2 SİHA sayısının en az 31 adet olduğunu söyleyebiliriz. Bayraktar TB2’nin yapısı, irtifası ve uçuş hızı düşünüldüğünde çok düşük bir radar izine sahip olduğunu biliyoruz. Bunun yanı sıra elektronik harp kapasitesinin de yüksek olduğunu SATCOM entegrasyonu ile birlikte İHA’lar görüş hattı (LOS) bağlantının getirdiği menzil kısıtından kurtularak teorik olarak bağlanılan uydunun kapsama alanı kadar geniş bir alanda yer kontrol istasyonu ile iletişim kurabiliyor ve daha geniş bir alanda, daha yüksek menzilde görev yapabiliyor.

15 Haz 2022 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.