Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak; iki gün süren İran seyahatini tamamlayarak yurda döndü. İslami Uyanış Konferansı İcra Kurulu toplantısına katılan Kamalak, Arap baharı sürecinde ortaya çıkan sorunların barış ve diyalog yoluyla çözülebilmesi için "Barış Heyeti" oluşturulmasını teklif etti. Kamalak‘ın bu teklifi İslam ülkelerinden gelen katılımcılardan büyük ilgi gördü.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak; iki gün süren İran seyahatini tamamlayarak yurda döndü. İran‘da İslami Uyanış konferansı İcra Kurulu toplantısına katılan Kamalak; Arap baharı sürecinde ortaya çıkan sorunların barış ve diyalog yoluyla çözülebilmesi için "Barış Heyeti" oluşturulmasını teklif etti. Genel Başkan Kamalak‘ın bu teklifi İslam ülkelerinden gelen katılımcılardan büyük ilgi gördü. Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez ile birlikte gerçekleştirdiği İran seyahatinin ardından Türkiye‘ye dönen Kamalak, İran temasları ile ilgili açıkmalalarda bulundu. İran‘da İslami Uyanış Konferansı İcra Kurulu toplantısında iştirak ettiklerini belirten Kamalak, bu toplantı vesilesiyle İslam ülkelerinden gelen önemli devlet adamı, siyasetçi ve kanaat önderleri ile bir araya geldiklerini kaydetti. Mustafa Kamalak şu değerlendirmeyi yaptı;
"Buradaki temaslarımızın gerçekten çok verimli ve faydalı olduğu kanaatindeyiz. İki gün süren bu seyahatimizde bölge ülkelerinden gelen önemli isimlerle bir araya geldik. Saadet Partisi olarak; başta Suriye olmak üzere bölgedeki gelişmelerin sağduyu, barış ve diyalog yoluyla çözülebilmesi için Barış Heyeti oluşturulmasını teklif ettik. Bu teklifimiz büyük ilgi ve kabul gördü. Hemen bütün katılımcılar tarafından olumlu ve ertelenemez bir çalışma olarak değerlendirildi. Biz Saadet Partisi olarak İslam ülkelerinin kendi sorunlarını kendilerinin çözmesi gerektiğine inanıyoruz. Bölgede kalıcı bir huzurun sağlanabilmesi ve demokratik bir ortamın oluşturulabilmesinin ilk şartı budur. İslam Coğrafyası Batı‘nın inisiyatifine bırakılamaz. Batı ekonomik krizlerle sarsılmakta ve kendisine bir çıkış yolu aramaktadır. Bu yüzden yeni kaynak arayışı içindedir. Bu kaynakta İslam coğrafyasındadır. Bu yüzden emperyalist niyetli bazı Batı ülkelerinin Ortadoğu‘da yaşanan bu gelişmeleri kendi menfaatleri doğrultusunda şekillendirmek isteyecektir. Nitekim petrol başta olmak üzere bölge ülkelerinin yer altı zenginlikleri açıkça pazarlık konusu yapılmaktadır. Buna fırsat verilmemelidir. Bölge ülkeleri kendi sorunlarını kendi aralarında halletmelidir. İslam ülkelerinde yeni dönem Batının menfaatleri değil, kendi değerlerinin üzerine inşa edilmelidir."




