Lübnan Emel hareketinin kurucusu Şii İmam Musa Sadr ve iki arkadaşının, Muammer Kaddafi‘nin daveti üzerine gittikleri Libya‘da kaybolması üzerine iki ülke arasında 33 yıl boyunca gergin olan diplomatik ilişkilerde yeni dönem yaşanıyorLübnan Emel hareketinin kurucusu Şii İmam Musa Sadr ve iki arkadaşının, Muammer Kaddafi‘nin daveti üzerine gittikleri Libya‘da kaybolması üzerine iki ülke arasında 33 yıl boyunca gergin olan diplomatik ilişkilerde yeni dönem yaşanıyor. Kaddafi iktidarının devrilmesinin ardından Ulusal Geçiş Hükümetinin göreve gelmesiyle yoğunlaşan görüşmeler, Lübnan Dışişleri Bakanı Adnan Mansur‘un geçen hafta Libya‘ya gerçekleştirdiği ziyaretle zirveye çıktı. Ekonomik, sağlık ve diplomatik ilişkilerin yanı sıra görüşmelerin ana gündemini Şii İmam Sadr ve arkadaşlarının halen hayatta olup olmadığı, hayattaysa nerede tutuldukları gibi konular oluşturdu.

Mansur, tarihi ziyareti AA‘ya değerlendirdi

Lübnan Dışişleri Bakanı Adnan Mansur, 33 yıl aradan sonra gerçekleştirilen ilk diplomatik ziyaretin sonuçlarını, Trablus‘ta bulunan AA ekibine değerlendirdi.Muammer Kaddafi döneminde iki ülke arasındaki ilişkilerin istenilen düzeyde olmadığını, ancak yeni dönemde Libya ile ilişkilerin daha da geliştirileceğini ifade eden Mansur, bununla ilgili üst düzey görüşmeler yaptıklarını hatırlattı. Lübnanlı bir bakanın 33 yıl aradan sonra sonra ilk kez Libya‘ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdiğini ifade eden Mansur, ‘‘İmam Musa Sadr, Lübnan için çok önemli biriydi. Muammer Kaddafi, onu ve iki arkadaşını yıllar önce Libya‘ya davet etti. Şiddet uygulattı, o günden sonra da kendilerinden bir daha haber alınamadı. Kaddafi‘nin yaptıkları nedeniyle Lübnan ile Libya arasındaki diplomatik ilişkiler de neredeyse durdu.

Bu süre içerisinde Lübnan hükümeti, Kaddafi‘den, Sadr ve arkadaşlarının iadesi için çoğu kez girişimlerde bulundu, fakat sonuçsuz kaldı. Kaddafi bu süre içerisinde bir çok senaryo öne sürdü. Bunlardan biri Sadr ve arkadaşlarının İtalya‘ya kaçtıktan sonra kaybolduğu yönündeydi. Ancak hiç birinin gerçekle uzaktan yakından ilgisi yoktu‘‘ diye konuştu.İmam Sadr ve arkadaşlarının akıbetlerinin belirlenmesi konusunda iki ülke yetkililerinin ortak bir çalışma içerisinde olduğunu anlatan Mansur, Lübnan Hükümetinin bu konuda kendisini ve Sadr‘ın oğlu Sadreddin Sadr‘ı görevlendirdiğini belirtti.

Muhabir: Haber Merkezi