Herkesin babası kendisi için değerlidir. Benim babam da benim için öyle. Ama gerçekten babam her çocuğun hayalindeki babadır. Mesela ben babamla her konuyu konuşurum, ona hiç çekinmeden her derdimi söylerim. Zübeyde SayBen ailenin tek çocuğuyum. Bir kardeşimin olmasını isterdim fakat Allah böyle takdir etmiş. Ama sevgi dolu bir ailede büyüdüğüm için kendimi çok şanslı hissediyorum. Şu an yirmi yaşındayım, öğrenciyim. Ailemden uzakta eğitimimi tamamlamaya çalışıyorum. Lakin onların sevgilerini her an yanımda taşıyorum. Annem benim şefkat ihtiyacımı karşılayan önemli biridir. Onun merhametiyle hayata tutunuyorum, onun sesiyle içimi rahatlatıyorum. Mahlukatı sevmeyi ondan öğrendim. Bence sevgi de öğrenilebilen bir şey ve bu konuda annemin büyük bir iş başardığına inanıyorum. Babam ise benim kahramanımdır. Ondan güç alıyorum, onun verdiği destekle kendimi çok güvende hissediyorum. Herkesin babası kendisi için değerlidir. Benim babam da benim için öyle. Ama gerçekten babam her çocuğun hayalindeki babadır. Mesela ben babamla her konuyu konuşurum, ona hiç çekinmeden her derdimi söylerim. Katılmayacağı birkonu olsa dahi beni küçümsemez, Yeşim bak kızım bunun sonucunda başına şöyle şeyler gelebilir? Ya da, acaba bunu şöyle de düşünemez miyiz? der ve benimle konuşur. Şu an gurbetteyim ama babam gün aşırı beni arar, önce halimi hatırımı sorar sonra sohbet ederiz. Ardından annemi verir annemle de konuşuruz. Bazı arkadaşlarım "ben babamdan çok şiddet gördüm, babam sevgisini hiç göstermezdi "diye anlatıyorlar. Onları dinlediğimde babama olan sevgim bir kat daha artıyor. Çünkü o benimle konuşur, beni dinler, beni anlar ve benden sevgisini hiç esirgemez. Küçükken başımdan şöyle bir olay geçmişti. İlkokul dördüncü sınıfta okulun bahçesinde çizgiden atlama oyunu oynuyorduk. Oyunun sonunda sırtımız dönük vaziyette elimizdeki taşı atıyor ve çizginin üstüne gelmediyse oyunu kazanıyorduk. Sıra bana geldiğinde taşı attım fakat ardından bir çığlık koptu. Taş yanlışlıkla arkadaşımın başına gelmişti. O gün müdür beni odasına çağırdı ve kızdı. Eve geldiğimde de üzgündüm. Konuşmak istemedim yatağıma girdim ve gizli gizli ağlamaya başladım. Babam yanıma geldi, seninle konuşmak istiyorum galiba bir şeye üzüldün dedi. Önce çekindim sonra babam zorlayınca söyledim. O gece babam beni teselli etti, bunun kaza olduğunu ve ertesi gün arkadaşıma bir hediye alıp özür dileyebileceğimi söyledi. Gerçekten de öyle yaptım. O akşam eğer babam da beni suçlamış olsaydı depresyona girebilirdim. Bunu herkese söylüyorum, insanların hayatta bir kahramanları olur, ondan güç alırlar benim kahramanım da babam...

Yeniden tanımlanmalı

Çocuk eğitiminde babalar geri planda tutulsalar da çocuğun dünyaya açılan kapısıdır baba. Çocuk babadan güç alır, babanın varlığı ona güven verir. Fakat bunun için babanın sorumluluğuna uygun tarzda hareket etmesi gerekir. Baba burada hem çocukla hem de eşiyle kurduğu ilişkilerini dikkate almalı ve saygınlığını güvenirliğini korumalıdır.Babanın tutum ve davranışları çocukları bir şekilde etkiler. Sert, katı ve anlayışsız baba modelinde, çocuk utangaç, içedönük, kendine güvensiz biri olabilir. Buna karşın çocuğuyla dengeli ve sevgi eksenli bir ilişki kuran babalar çocuklarına en büyük iyiliği yapmaktadırlar. Çünkü bu çocuklar, kendilerine güvenirler sosyal ortamda rol almaktan kaçınmazlar. Bizim toplumumuzda babanın yeri geleneksel kalıplar dahilinde belirlenir. Buna göre baba, katı ve sevgisini gösteremeyen biridir. Oysa bu davranış kalıbı, çocukla baba arasındaki o derin bağı tamamen ortadan kaldırır. Bu nedenle baba kavramı yeniden tanımlanmalı ve babalar çocuklarına sevgilerini vermekten kaçınmamalıdırlar.

Bir kaç tavsiye

Baba akşam eve geldiğinde çocuğuyla yarım saat konuşabilirBaba, çocuğuyla ortak bir şeyler yapabilirHafta sonları geziye çıkabilir, spor yapabilirBaba çocuğa kendi hayatından örnekler vererek sohbet ortamı oluşturabilirBaba, aile içinde tutum ve davranışlarıyla çocuğa senin yanındayım duygusu verebilir

Sevgisini gösteremeyen baba

Hz. Ayşe‘nin anlattığına göre bir gün Resulullahın yanına bir bedevi gelmiş. "Sizler çocuklarınızı öper misiniz, oysa bizler onları öpmeyiz" demiş. Bunun üzerin Hazreti Peygamber, Allah kalbinden şefkati çıkarıp almışsa ben senin için ne yapabilirim" buyurmuştur.

Hediyeleşme insanların gönlünü yumuşatır

Hediyeleşme, insanların gönüllerini yumaşatan ve ilişilerini iyileştiren bir davranıştır. Bu etki özellikle çocukluk döneminde daha yoğundur. Çocuklar kendilerine hediye veren kimseleri hiç unutmazlar onlara özel bir sevgi beslerler. Hazreti Peygamber çocukları sevindirmeye büyük önem verirdi. Bir gün kendine getirilen turfanda bir ürünü bereketli olması için dua ettikten sonra çocuklara ikram etmişti. Ebu Hüreyre şöyle anlatır: Sahabe ilk çıkan meyve_sebzeyi görür görmez, Resulullaha getirirdi. Hazreti Peygamber, bunun için şöyle dua ederdi: "Allahım ürünümüzü bizim için bereketli kıl, şehrimizi bizim için bereketli kıl, Sa ve Müddümüzü de bizim için bereketli kıl. Sonra orada bulunan en küçük çocuğu çağırarak bu meyveyi ona verirdi"

Muhabir: Haber Merkezi