Yemen‘de 33 yıllık iktidarının sonlarına gelen Ali Abdullah Salih‘in gölgesi 21 Şubat‘ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin üzerinden kalkmıyor. Ocak ayının ortalarında tedavi için ABD‘ye giden Salih‘in, dün yaptığı bir açıklamayla oy kullanmak için Yemen‘e geri döneceğini söylemesi seçim öncesi kaos ve çatışma ortamı oluşacağı endişelerine neden oldu. Salih‘in geri dönüp dönmeyeceği ve bunun seçim ortamında hassas bir dengede duran ülke istikrarına nasıl bir etkisi olacağı tartışılırken, Salih‘in yetkilerini devrettiği cumhurbaşkanı vekili Abdurabbu Mansur Hadi seçim kampanyasını dün resmen başlattı. Körfez İşbirliği Konseyi‘nin (KİK) garantörlüğünde başlatılan 2 yıllık geçiş sürecini yönetecek Ulusal Geçiş Konseyi (UGK) hükümeti ise seçimlerde tek aday olacak olan Hadi‘nin kampanyasına destek verdiğini açıkladı.

21 Şubat seçimlerine yapılacak katılım tartışma konusu olmaya devam ederken, muhalif gençlik hareketleri seçimlere katılmanın Hadi‘nin ‘‘değişim meydanı‘‘ diye adlandırılan protesto çadırlarına gelip devrim hareketini sahiplenmesi şartında ısrar ediyor.

Muhalif parti liderleri ve Başbakan Muhammed Selim Basindva ise yaptıkları açıklamalarda, sık sık seçimlere katılımın önemli olduğunu vurgularken, tek aday olmasına rağmen, seçimlere katılımın Yemen halkının Salih rejimini bitirme isteğinin sembolü olacağı görüşleri benimseniyor.

Salih dönerse ne olur?

Salih‘in kafa karıştıran açıklaması ve Washington yönetiminin net bir tavır sergileyememesi Yemen kamuoyunda endişelere neden olurken, Salih‘in dönüşü sonrasında oluşabilecek korku senaryoları tartışılmaya başlandı.

Salih‘in olası dönüşünün seçim sürecine büyük bir darbe vurabileceği ifade edilirken, seçimlerin iptalinden, yeniden alevlenebilecek sokak çatışmalarına kadar bir çok tehlike ile karşı karşıya kalınabileceği konuşulanlar arasında.

Muhabir: Haber Merkezi