Yaklaşık iki aydır Suriye‘ye karşı sessiz kalan hükümetin bir anda adeta ‘savaşı‘ çağrıştıran sert bir tavır takınması; ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu‘nun Obama dahil birçok üst düzey görüşme yapmak amacıyla 5 günlük bir ziyaret için ABD‘ye uçması, ‘Davutoğlu tezkereyle mi dönecek?‘ sorusunu akıllara düşürdü.

Operasyon endişeleri daha da arttı

Özellikle BM Güvenlik Konseyi‘nin Suriye‘ye yönelik yaptırım kararının Rusya ve Çin‘in vetosuna takılması sonrası, bu ülkeye Türkiye‘nin öncülüğünde bir operasyon yapılacağı iddiaları her geçen gün artıyor. Davutoğlu‘nun uzun ve kapsamlı ziyareti, endişeleri daha da artırdı.

Çok geniş dosyalar ele alınacak

ABD ziyareti öncesi bir televizyon kanalına açıklamalarda bulunan Davutoğlu ise, Washington ziyaretinin sadece Suriye bağlamında olmadığını söyleyerek, teröre karşı mücadeleden Afganistan‘a, NATO‘dan Kıbrıs‘a kadar çok geniş dosyaların ele alınacağını kaydederek, "Tabiİ konjonktürel önemi bağlamında, Suriye konusu da ele alınacak" dedi.

Ebubekir Gülüm

Yaklaşık iki aydır Suriye‘ye karşı sessiz kalan Hükümetin bir anda adeta ‘savaşı‘ çağrıştıran sert bir tavır takınması; ardından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu‘nun Obama dahil birçok üst düzey görüşme yapmak amacıyla 5 günlük bir ziyaret için ABD‘ye uçması, ‘Davutoğlu tezkereyle mi dönecek?‘ sorusuna neden oldu. Özellikle BM Güvenlik Konseyi‘nin Suriye‘ye yönelik yaptırım kararının Rusya ve Çin‘in vetosuna takılması sonrası, bu ülkeye Türkiye‘nin öncülüğünde bir operasyon yapılacağı iddiaları her geçen gün artıyor. Davutoğlu‘nun uzun ve kapsamlı ziyareti, endişeleri daha da artırdı.

1 Mart‘ı hatırlatıyor

BM Güvenlik Konseyi‘nde yaptırımların görüşüldüğü sırada Humus‘taki kanlı olayların başlaması, Ortadoğu‘daki suları yeniden ısıttı. Suriye‘deki olaylar ve müdahale tartışmaları, 2003‘te Irak‘a müdahale öncesi yaşanan süreci hatırlatıyor. Kitle imha silahları bulunduğu gerekçesiyle Saddam‘ı işbaşından uzaklaştırıp, ülkeye demokrasi ve halka özgürlük getirmek için Türkiye‘yi cepheye sürmeyi amaçlayan ABD, o dönemde 1 Mart tezkeresinin çıkması için çaba göstermişti. Ancak aklı selim galip gelmiş, Türkiye‘nin ateşe benzinle gitmesi kıl payı önlenmişti.

Ana gündem Suriye

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, çok kritik bir zamanda ABD‘ye gidiyor. Başbakan Erdoğan‘ın Esat‘a yönelik sert mesajları, İran devlet televizyonu ve Financial Times‘de ‘Türkiye‘nin Suriye‘ye müdahale edeceğine‘ ilişkin haberlerden sonra başlayacak 5 günlük ziyaret, 14 Şubat‘ta sona erecek. Davutoğlu‘nun oldukça yoğun bir görüşme trafiğe var. Ana gündem maddesi ise, Suriye.  Washington temaslarında, BM Güvenlik Konseyi‘nde veto edilen yaptırım kararı sonrası izlenecek yeni yol haritası masaya yatırılacak. Türkiye‘nin üstleneceği misyon, yeni yaptırım yöntemleri, tampon bölge ve askeri müdahale gibi seçeneklerin ele alınması bekleniyor.

Görüşme trafiği

ABD‘de yoğun görüşme trafiği içinde öncelikle Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile görüşecek olan Bakan Davutoğlu, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Thomas Donilan, Obama yönetiminden kritik isimlerle ve Yahudi lobisinin etkin olduğu Kongre üyeleriyle buluşacak. Geçtiğimiz hafta Münih Konferansı‘da bir araya gelen iki dışişleri bakanının ana gündemi yine Suriye olacak. Heyetlerarası görüşmelerin de yapılacağı ziyarette, Kongre üyelerinin yanı sıra, sivil toplum örgütleri ve Türk toplumu ile de buluşma programı olacak.

Predatör

Ziyarette ikili konuların yanı sıra İran‘a yönelik petrol yaptırımı, Irak ve Afganistan‘daki son durum, Türkiye-İsrail ilişkilerinde devam eden krizlerin de gündeme gelmesi bekleniyor. Özellikle insansız uçak PrEdatörler‘in Türkiye‘ye verilmesi ve sözde Ermeni soykırım iddialarının da ABD kongre üyeleriyle temaslar sırasında masaya yatırılacağı belirtiliyor. Davutoğlu: yeni yol haritası

ABD ziyareti öncesi bir televizyon kanalına açıklamalarda bulunan Bakan Davutoğlu, Washington ziyaretinin sadece Suriye bağlamında olmadığını söyleyerek, önceden planlanmış bir ziyaret olduğunu ifade etti.  Teröre karşı mücadeleden Afganistan‘a, NATO‘dan Kıbrıs‘a kadar çok geniş dosyaların bu ziyarette ele alınacağını kaydeden Davutoğlu, "Tabi konjonktürel önemi bağlamında, Suriye konusu da ele alınacak" dedi.   Türkiye‘nin ikili çabaları, Arap liginin girişimleri ve BM Güvenlik Konseyi‘ndeki yaptırım kararlarının veto ile olumsuz sonuçlanması üzerine Suriye‘de tıkanma var diye bölgenin istikrarsızlığa sürüklenmesine razı kalamayacaklarını belirten Davutoğlu, "Dün ve bugün, İran, İtalya, Katar ve birçok ülke ile ikili telefon temasında bulundum. Biliyorsunuz, ABD‘ye gideceğim. Arap ligi bu hafta sonu yeniden toplanacak. Cumartesi toplanıp, kendi değerlenmesini yapacak. Biz de kendi değerlendirmemizi yapacağız. Ve değerlendirmelerimizde tam bir mutabakat var. Bundan sonra, bütün bu temasları tamamladıktan sonra bir yeni yol haritasının çalışmasını yürütmek zorundayız. Suriye‘yi kendi kaderine terk etmeyiz. Bunu herkesin bilmesi gerekir " diye konuştu.

Askeri operasyon iddialarını da değerlendiren Davutoğlu, "Bu senaryoları, konuşmak istemeyiz. Gönül böylesi bir döneme geçilmesini istemiyor. 9 aydır bunun böyle olmaması için gece gündüz çalıştık" ifadesini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi