Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ‘‘Aslında enerji sektörü özellikle bölgemizde gördüğümüz siyasi istikrarsızlıkların da bir sinir ucudur. Libya‘da yaşanan İran‘da yaşanan bir kısım gelişmeler bunu gösteriyor‘‘ dedi.

Bakan Yıldız, 13. Uluslararası Enerji Forumunun (UEF) ‘‘Küresel Enerji Diyaloğu: Enerji İşbirliğinin Geleceğini Planlama‘‘ başlıklı 4‘üncü oturumunda bir konuşma yaptı.

Forumda yapılan tartışmalarda da vurgulandığı gibi, enerjinin her ülkenin refahı ve ekonomik gelişiminin zaruri ve önemi giderek artan bir parçası olduğunu kaydeden Yıldız, bununla beraber, dünyanın bugün benzeri görülmemiş bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Yakın zamanda yaşanan ekonomik krizin, enerji piyasalarını da etkilediğini dile getiren Yıldız, küresel ekonominin toparlanma hızının gelecek yıllardaki enerji beklentilerinin anahtarını elinde tuttuğunu ifade etti.

İşbirliği vurgusu

Daha iyi bir enerji geleceğinin temelini ülkeler arasındaki işbirliğinin oluşturduğunu kaydeden Yıldız, ‘‘Günümüzde enerji güvenliği, dış politika, ulusal güvenlik ve küresel istikrar ile yakından alakalı bir kavram haline gelmiştir. Aslında enerji alanında bağımlılığın artması, ülkeler arası ve bölgeler arası enerji işbirliğini geliştirmekte ve bunun sonucunda kaynak ve güzergah çeşitliliğinin gerçekleştirilmesi suretiyle enerji güvenliğinin temini yoluna gidilmektedir‘‘ dedi.

Bakan Yıldız, bağımlılık olgusunun ortaya çıkması beklenmeden ülkeler veya bölgeler arası işbirliğinin sağlam bir dayanışma içerisinde tesis edilmesinin daha verimli sonuçlar doğuracağını vurguladı.

Bugün hiçbir ülkenin enerji problemlerini tek başına çözebilecek durumda olmadığını kaydeden Yıldız, benzer şekilde bir ülkenin kendi kendine yeter durumda olduğundan da kesin bir şekilde bahsedilemeyeceğini, böyle bir atmosferde, tüketicilerin enerji arz güvenliklerini, üreticilerin de uzun dönemli yatırımları ile alakalı riskleri minimize etmek ve talep güvenliğini temin etmek için çaba gösterdiklerini kaydetti.

Diğer taraftan transit ülkelerin de kaygıları bulunduğunu anlatan Yıldız, bölgesel ve küresel taşıma sistemlerinin geliştirilmesi için tüketici ve transit ülkeler arasında işbirliği ve dayanışmanın kaçınılmaz olduğunu bildirdi.

Türkiye‘nin enerji ihtiyacı ve transit konumu

Konuşmasında Türkiye‘nin enerji ihtiyacı konusunda da bilgi veren Yıldız, Türkiye‘nin toplam enerji talebinin yaklaşık yüzde 30‘u öz kaynaklarla karşılanırken, geriye kalanının çeşitlendirilmiş ithalat portföyünden sağlandığını dile getirdi.

Yıldız, ‘‘Bu bakımdan, enerji politikalarımızın ana hedefi; gerekli enerjinin zamanında, güvenilir bir şekilde, uygun fiyatla, çevreyle uyumlu olarak ve yüksek kalitede sağlanması temeline oturtulmuş bulunmaktadır‘‘ diye konuştu. Jeopolitik açıdan çok önemli bir bölgede bulunan Türkiye‘nin, dünya ispatlanmış petrol rezervlerinin yüzde 65‘ine ve gaz rezervlerinin yüzde 71‘ine sahip bölgelerle komşu olduğuna dikkati çeken Enerji Bakanı, bu nedenle Türkiye‘nin Hazar Bölgesi, Orta Asya ve Ortadoğu gibi enerji zengini ülkelerle, Avrupa‘daki tüketici pazarlar arasında doğal köprü konumunda olduğunu kaydetti.

Irak doğalgazı

Irak‘ın yeniden yapılanması ve refahı için tasarrufunda olan en önemli kaynağın doğal kaynaklar olduğunu düşündüklerini ifade eden Yıldız, Irak‘ta bulunan doğalgaz rezervlerinin geliştirilmesi durumunda, söz konusu rezervlerin kısa mesafe bağlantıları ile Türkiye‘den taşınmasının oldukça kolay olacağını söyledi.

Yıldız, ‘‘Türkiye ulusal ve uluslararası doğalgaz ticaretinde çok büyük bir tecrübeye sahiptir ve Irak‘ın doğalgaz planlamasının tümünde samimiyetle yardım sağlayabilecek konumdadır. Bu kapsamda Irak ile işbirliği hususlarında çalışmalar yürütmekteyiz ve inanıyoruz ki gelecek yıllarda Irak gazı piyasalara ulaşmış olacaktır‘‘ diye konuştu.

Enerji Bakanı, üretici ülkeler ile tüketici ülkeler arasında işbirliğinin artırılarak ekonomik bağların kurulması ve daha duyarlı sürdürülebilir uluslararası bir ortam arz edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Muhabir: Haber Merkezi