İstanbul‘da toplu taşıma ile seyahat

İstanbul‘da toplu taşıma ile seyahat

İstanbul, iki kıta arasında saklı bir hazine, iki ayaklı bir bilmece adeta, binlerce yıldır bağrında medeniyetler barındıran, entrikaları ile meşhur Bizans‘tan aldığımız ve asli hüviyetine kavuşturduğumuz, payitaht yaptığımız, taşı toprağı altın deyip yıllardır göç ettiğimiz; şişirdikçe şişirdiğimiz bir mega kent. İstanbul‘da yaşamak heyecan verici olsa da oldukça zordur aslında. Zira başa çıkmanız gereken o kadar çok şey vardır ki!

Çalışma, barınma, geçim... daha bir sürü sıkıntı. Büyük bir sıkıntı deryası içerisinde yüzer dururuz adeta.

İş bulmak için göbeğimiz çatlar ve neticede -günümüzde daha da zorlaştı tabi- bir iş buluruz. Eğer oturduğumuz yere yakınsa pek sorun olmaz işimiz. Yok eğer uzakta bir yerden gidip gelmek zorunda isek o zaman yandığımızın resmidir. Hele bir de kıta aşmak durumunda isek o zaman bitmişizdir resmen.

Her türlü olumsuzluğa rağmen yine de sabahın köründe kalkıp ibibikler öter ötmez işe varmak zorundayız. Trafik çilesi bir yana toplu taşıma araçlarında eziyet çekmek, çekmek bir yana bu eziyeti tarif etmek bile oldukça zordur. Devletimiz, belediyemiz günlük kullanımda toplu taşıma araçlarını kullanmamızı isterler. Gerçekten de olması gereken budur aslında. Mümkün olduğunca özel araçlarla yola çıkmamalı eğer imkan dahilinde ise işlerimizi toplu taşıma araçlarını kullanarak görmeliyiz elbette. Fakat günümüzde bu ne kadar mümkün olmakta. İnsanlarımızın oldukça kıymetli olan vakitlerini trafik denen o kâbusun içinde geçirmeleri bir yana adeta arabasız tuvalete bile gitmek istememeleri ayrı bir sıkıntıdır.

Araba alımının neredeyse bakkaldan sakız almaktan bile daha kolay olduğu günümüzde insanların bir otomobile sahip olmayı istemeleri mutlaka en doğal, en temel hakkıdır. Bir yere giderker araba sürmenin keyfini doyasıya çıkarmak, hatta bazen bu durumun suyunu bile çıkarmak elbette çok görülmemeli. Burada gerekli alt yapının, yollarının yapılmaması temel sorun olarak addedilmeli kanımca.

Toplu taşımanın yaygınlaşmasını ve trafiğin azalmasını isterken sabahları işe gidişlerde akşamları da eve dönüşlerde yaşanan sıkıntıları görmezden gelmek de olmaz elbette. Sahi belediyemizin ve özellikle de İETT‘mizin yetkilileri sabah ve akşam saatlerinde o otobüslerin halini hiç görmezler mi? Koyun istifi gibi insanımızı taşımaktan haz mı duyuyorlar? Hele giderek özelleştirilen otobüs hatları nedeniyle daha fazla kazanma hırsıyla yanıp tutuşan otobüs sahipleri ve şoförleri artık koyun istifini aşıp balık istifi şekline döndürüyorlar araçlarını. "Yürüyelim beyler" insan sesinden "Lütfen arka tarafa doğru ilerleyiniz" mekanik bayan sesine döneli beri otobüslerle seyahat bir çileye dönüştü adeta. İlk birkaç durakta binilebilen araçlara daha sonraki duraklardan ya arka kapılardan binilebilmekte ya da bir sonra gelecek olan araç tercih edilmekte. Hal böyle olunca da yorgun argın işe varabilmekte ve geriye birşey kaldıysa o enerjinizle de günün geri kalanını kurtarmak zorundasınız. Tabiki sabah işe gitmenin akşama bir de eve dönmesi var elbette. Aynı çile bu sefer tersine işlemekte insanımız eve pestil gibi dönmekte ve hayatı ne yazık ki bu döngüde deveran etmekte. Şöyle normal sade bir vatandaş gibi seyahat etmek, otobüse binmek istiyorsanız eğer saat 9 gibi yola çıkmalısınız ki ancak o zaman otobülerin rahatlığını, konforunu kavrayabiliyorsunuz. Efendim artık eskisi gibi değil diyenleriniz elbette olacaktır. Kabul artık metrobüs, metro, hafif raylı sistem vb. var tabiki. Fakat yine de arzu edilen seviyede olmadığının herkes hemfikir olarak farkındadır. Artan trafik çilesine bir çözüm bulmak adına toplu taşımaya daha fazla önem verilmeli. İnsani değer noktasında hizmet edilebilmesi adına özellikle işe gidiş ve geliş saatlerinde artan insan sirkülasyonunu karşılayabilecek ölçüde ek sefer başta olmak üzere kalıcı çözümler üretilmeli. Böylece insanımızın toplu taşımaya yönelerek hem kendisinin rahat etmesi hem de şehrin nefes alaması sağlanmalıdır.

İlgilisine notlar:

? Aldırma söylenenlere varsın seni görenler bir ot sansın. Sen gül ol da uğruna ötmeyen bülbül utansın!..

? Erkekleri odun olarak gören kızlar her sabah süslenip püslenip ormana mı gidiyorlar.

? Ne kadar okursan oku bilgine yaraşır şekilde davranmadığın sürece cahilsin demektir!..

? Fakire Allah versin diyen zengin, peki sana kim veriyor?

? Kız anadan öğrenir edep ile terbiyeyi; erkek babadan öğrenir cesaret ile efendiliği.

? Ya av ol ya avcı ama hiçbir zaman avcıya hizmet eden köpek olma!..

? Direksiyonda eşek varsa, kaputun altında kaç beygirin olduğu önemli değildir!

? Sayın insanoğlu kılınmamış namaz borcunuz bulunmaktadır. Amel defterinizin günahlarla dolu olarak kapanmaması için lütfen borcunuzu ödeyiniz!

? Hükümet doğalgaza zam yaparak faturaları "gaz"a getirmeye mi çalışıyor!..

? Eğer düşmanın sana ödül veriyorsa, sende bir p...tluk vardır!..

01 Nis 2012 - 23:10 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?