Reklamı Kapat

Demokrasi ve partiler

Demokrasi ve partiler

Ülkemizde partiler genellikle liderler ile anılıyor. Bunun istisnaları olsa da esas olan partilerin lider partisi oluşudur. Böyle oluşun sebeplerinin başında sanıyorum siyasi partiler ile seçim yasaları geliyor. Genellikle seçimlerde milletvekili listelerini lider ve çevresi belirler. Liderin istemediği bir isim listelerde yer alamaz. Bir milletvekilinin bir dahaki seçimde listenin seçilebilir bir sırasında yer alabilmesinin yolu geçen zaman içinde liderin gözüne girmesi, liderin aldığı kararların uygulanması konusunda fazla düşünmeden destek vermesi gerekir.

Kısacası milletvekili seçilmenin yolu liderin onayından geçen bir sistemde başkanlık sistemine geçilmesi halinde ortaya tek adam demokrasisi çıkması ihtimali yüksektir.Tabii tek adama dayalı bir sisteme ne kadar demokrasi denilebilir ayrıca tartışılması gerekir. Halbuki şu günlerde yeni anayasa üzerinde görüşler açıklanırken işin bu boyutu fazlaca dikkate alınmıyor. Belki de unutuluyor. Ya da ileride siyaset yapmak isteyenler işin bu boyutunu dillendirmek istemiyorlar. Çünkü, lider sultasına son anlayışı ile ortaya çıkanların listelerde seçilebilecek bir sırada yer bulmaları mümkün olmaz. Hatta diyebiliriz ki bırakın seçilebilecek bir yeri listelerde bile yer bulamazlar.

Peki kendi içinde demokratikleşemeyen siyasi partilerin hazırlayacağı yeni sivil bir anayasa ne kadar demokratik olabilir? Ya da bu anlayışa sahip siyasi patiler eliyle demokratik bir anayasa hazırlamak mümkün olabilir mi?

Tek belirleyicinin lider olmaması gerektiğini söylerken her kafadan bir ses çıkan siyasi partileri savunuyor değilim. Grup disiplini sağlanacak diye tüm kararların bir kişiden çıkmasının önlenmesi gerektiğini ifadeye çalışıyorum. Söz gelimi partilerin milletvekili aday listelerinin belirlenmesinde kayıtlı üyelerinin katkısı sağlanabilir. Yani adayların partilerin tabanı tarafından bilinen ve sevilen kişiler arasından oluşmasının yolu açılmalıdır. Tüm üyelerin aday adaylarını belirlemesinin bazı zorlukları olabilir. Onda da parti tabanının iradesinin doğru bir şekilde ortaya çıkması mümkün olmayabilir. Söz gelimi büyükşehirlerde il ve ilçe yönetimlerinde bulunanların farklı siyasi görüşteki yakınlarını bile partiye üye yaparak onların üzerindeki etkisi ile listeye girecek milletvekili adaylarının belirlenmesi söz konusu olabilir. Ancak, tabanın sesi büyük ölçüde ortaya çıkmış olacaktır. Bu defada siyasete atılmak isteyenlerin il ve ilçe yöneticileri ile çok önceden iyi bir diyalog geliştirmesi gerekebilir. Bunun geçmişte örneklerini çok gördük.

Yeni anayasanın gündemde olduğu bir dönemde öncelikli olarak demokrasilerin olmazsa olmazı konumundaki siyasi partilerin demokratik bir yapıya kavuşturulması, partilerin üyelerinin de bazı konularda belirleyici olmalarının önünün nasıl açılacağı tartışılmalıdır. Bunun yanında belki seçim bölgelerin özellikle büyük şehirlerde biraz daha daraltılması düşünülebilir. Bunun ölçüsü tartışılarak belirlenebilir. Her milletvekili için bir seçim bölgesi olayın suyunun çıkartılması anlamına gelebilir ama, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Gaziantep, Diyarbakır gibi büyükşehirlerde en fazla 4-5 milletvekilinden oluşan seçim bölgeleri oluşturulabilir. Böyle olduğu takdirde hem parti teşkilatları hem de seçmenler aday adaylarını daha yakından tanıma imkanı bulabilirler. Yoksa, seçmenler hiç tanımadıkları kişilere sırf kendi listelerinde bulunduğu için oy vermek durumunda kalabilirler. Yani seçimlerde genellikle oylar partilere veriliyor, adaylar önemsiz hale geliyor. Listeleri tek başına genel bakan ve yakın çevresi belirliyorsa seçmenlerin iradesi sadece parti tercihinde etkili olmakta ama kimin milletvekili olacağı hususunda hiçbir rolü olmamaktadır.

Hemen belirteyim ki partilerin aday listelerinin tamamen teşkilatlar tarafından belirlenmesinin de bazı sakıncaları olabilir. Bu sakıncayı gidermek için parti genel merkezlerine belli oranlarda kontenjan ayrılabilir. Çünkü, bilgili ve becerisinden yararlanılmak istenen bazı isimler teşkilatlarla ilişki konusunda sıkıntı çekebilirler. Onlar genel merkez tarafından listelere yerleştirilebilir. Ancak, bu kontenjanda belli ölçüler içinde olmalıdır ve ön seçimlerden önce teşkilatlara duyurulmalıdır. Demokratlaştırılamamış partiler ile demokrasinin kökleşmesi zordur.

03 Nis 2012 - 01:26 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?