Kurumsallaşma üzerine sesli düşünceler

Kurumsallaşma üzerine sesli düşünceler

Başarıya giden yol, planlı-programlı çalışmalardan geçmektedir. Sadece iyi niyetli olmanız veya iyi bir insan olmanız başarı için yeterli bir sebep olamamaktadır.

Hele hele bir dava niyetiyle yapılan çalışmalar plansızlığı, karambol-günübirlik uygulamaları kaldırmamaktadır. Böyle olması durumunda verilen gayretler, kişilere veya belirli bir döneme mündemiç heyecandan öteye geçememektedir.

Söylediğimiz husus daha ziyade, bir ideoloji etrafında kilitlenmiş fikir, aksiyon hareketlerine yöneliktir.

Bu hususta Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)‘in hayatı en güzel örnek makamındadır. Hz. Peygamber, risaleti süresince sahabileri birbirine kardeş ilan etmiş, İslam müesseselerini bir bir inşa etmiştir. Askeri, idari, sosyal kurumlar ile İslam medeniyeti yükseltilmiştir.

Ümmetin kavramsal tanımı yapılırken "Bir gayenin gerçekleşmesi için hiyerarşik bir yapı içerisinde, planlı ve programlı çalışma yapmak üzere bir araya gelen, vasıflı ve yeterli sayıda insan topluluğu (bkz. Elmalılı Hamdi Yazır-Hak Dini Kur‘an Dili)" tanımlaması işte bu nedenle önemlidir.

Ortada bir gaye var ve bunu gerçekleştirmek isteyen insanlar bulunuyor. Ancak bunların hedefe ulaşmaları için istenen şart; bir lider etrafında, planlı çalışma yapmaktır. Bu şartın en önemli sebebi mücadelenin devamlılığının istenmesidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "İbadetlerin en hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır" buyurarak buna dikkat çekmiştir. Biz ibadet deyince hemen aklımıza "namaz", "oruç" gibi bir takım ibadetleri getiriyoruz. Halbuki imandan sonra en fazla takdim edilen ibadet "cihat" ibadetidir. Bu sebepten dolayıdır ki, cihatta da devamlılık esastır.

Elbette cihatta gösterilecek bu devamlılık bireysel bazda düşünüleceği gibi kurumsal bazda da ele alınmalıdır. Biz yazı konumuz itibariyle kurumsal açıdan irdelemeyi yararlı görüyoruz.

Organizmacı bakış açısıyla (İbn Haldun) ele alındığında tıpkı insan gibi devletlerin, toplumların da bir ömrü olduğu kabul edilmektedir. Elbette bu ömür, insan ömrü ile musavi olmayabilir ki, Osmanlı 650 yıla varan idaresiyle bunun en güzel örneğidir. Öte yandan, her ne kadar bir kurum olarak var olmasa da, Osmanlı‘nın varlık sebebi olan düşünce yapısının halen geçerliliğini bir ölçüde koruduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır.

Bugün içinden çıkılamaz hale gelen Kürt sorunu, çok hukukluluk gibi konularda Osmanlı‘nın, bugünün ifadesiyle, oldukça demokratik pratikleri Osmanlı‘ya atıflar yapılmasına vesile olmaktadır.

Dolayısıyla cihad eden insanların oluşturduğu kurumlar, gerek fikri mücadelenin yürümesi, gerekse aksiyoner yönün muhafaza edilmesi için uzun vadeli, ferasetli politikalar izlemek durumundadır. 1960‘lar Türkiye‘si ile bugünün Türkiye‘si arasında var olan fark izlendiğinde görülecektir ki, Anadolu‘da sosyal yapı 45 yıllık süreçte inanılmaz bir dönüşüm yaşamıştır. Mücadelenin ilk başladığı yıllar ile bugünkü elde olanlar kıyaslandığında oldukça mesafenin alındığı görülecektir. İhlas ve aşkla yoğrulan Anadolu‘da atılan tohumlar tutmuş, fidanlar yükselmiştir. Ülkenin her bir köşesinde bu davaya gönül vermiş insanların var olması, memnun edici olmakla birlikte sorumluluğu hatırlatıcı mahiyettedir.

Bu sorumluluk ise, bu kutlu yürüyüşün artırılarak devam ettirilmesidir. Var olan kuşağın yeni nesillere, onların da bir sonraki nesillere aktaracağı silsileyi oluşturmaktır.

Kurumsallaşmanın boyutunun nasıl olması gerektiği, nelere dikkat edilmesi ve öncelik verilmesi gerektiği gibi konular istişare ile belirlenmesi gereken hususlardır. Cenab-ı Hak mümin kullarını tarif ederken "...onların işleri aralarında istişare iledir" (Şura Suresi: 38) buyurarak bize bu gerçeği hatırlatmaktadır.

06 Nis 2012 - 01:26 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?