ASKON‘da düzenlenen ‘Bölgesel Güç Olmak‘ panelinde konuşan Doç. Dr. Ferhat Kentel, ABD‘nin baş aktör olduğu kurgusal düzende, Türkiye‘nin gücün taşeronu olmaması gerektiğini belirterek, "Karanlık odalarda bize biçilen rolü oynayıp oynamayacağımıza karar verelim" dedi. Prof. Dr. Yasin Aktay da "Devlet dediğimiz aygıta iyilik hâkim olmalı" değerlendirmesinde bulundu.Nedim Odabaş
askon‘un düzenlediği "Bölgesel Güç Olmak" konulu panele konuşmacı olarak Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasin Aktay ve Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferhat Kentel katıldı. ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu‘nun moderatörlüğünde gerçekleşen panele ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, ASKON Genel Sekreteri M. Akif Bayramoğlu, Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Başkanı Özden Bilirdönmez, İnşaat Sektör Başkanı İsmail Çelik ve çok sayıda ASKON üyesi hazır bulundu. Sıtkı Abdullahoğlu panelin açılış konuşmasında ekonomik olayların politik ve jeopolitik olaylarla çok yakından ilişkili olduğunu belirterek, "Bölgesel güç olmak Türkiye‘nin uzun bir süredir önemli bir misyonudur. Biz mi bölgesel güç olmak istiyoruz? Yoksa birileri bizim bölgesel güç olmamızdan menfaat mi sağlayacak? BOP için ABD yeni bir partner mi arıyor? Bütün bu arka planları konuşmak için bu paneli düzenledik" dedi.
GÜÇ KAVRAMI BOYUT DEĞİŞTİRDİ
Doç. Dr. Ferhat Kentel, devletin oynadığı rolle ilgili bir tanımlama yaparak, "Türkiye‘nin bölgesel güç olma meselesini, askeri, ekonomik, hegomonik perspektiflerinden değerlendirmemiz gerekiyor. Güç kavramı modern zamanlarda boyut değiştirdi ve modern dünyada güç kavramını içselleştirdik. Bu kavram tüm toplum ve siyasi partiler için de geçerli olan bir durum haline geldi. Zaman içinde ulus devlet olmayı öğrendik, başkalarından farklılaşarak devlet olmayı öğrendik. Bu topraklarda inşa edilmiş olan bir güç inşası, diğer topraklarda yaşayan insanlar üzerinde de güç inşası haline gelir oldu. Aynı kültürü, geleneği, tarihi ve medeniyeti paylaştığımız insanlar üzerinde nasıl bir güç oluşturarak hegomanya kuracağımızı sorgulamamız gerekiyor. Birilerinin Türkiye‘ye karanlık odalarda rol biçmesinden daha önemlisi, Türkiye‘nin bölgesel olarak kendisine biçtiği rolü oynayıp oynamayacağına karar vermesidir. Amerika terör kurgusuyla dünyanın her coğrafyasına girip çıkıyor. Korunmak için silaha ihtiyacımız var diyoruz. Bu kurgusal düzlemde biz fiilen taşeron durumuna düşüyoruz, gücün taşeronu haline geliyoruz" diye konuştu.
BÖLGESEL GÜÇ OLMA
Osmanlı‘dan gelen kültürümüz ve tarihsel misyonumuz dolayısıyla Ortadoğu coğrafyasında bölgesel güç olma isteğimizin içinin doldurulması gerektiğini kaydeden Ferhat Kentel, "Öncelikle kendi ülkemiz içinde tevazu içeren bir tavıra ve kibirden vazgeçen bir dile geçmemiz gerekiyor. Türkiye çok acı günlerden geçti. Mesela, uzunca süredir başörtülüler, fazlaca sıkıntıya düşmeden üniversitelere girebiliyorlar. İkna odaları sürecinden sonra gelinen bu nokta, vatandaşına tevazuyla yaklaşan bir otoritenin tavrıdır. Ulus devletin kibri, her şeyin ben bilirim sen hiçbir şey bilmezsin tavrıdır. Diğer topraklarda yaşayan insanlara da kibirsiz şekilde yaklaşmak gerekir. Devletin öncelikle bu topraklarda yaşayan insanlarıyla barışması gerekiyor, eğer bunu başarabilirse bölgesiyle de ilgili ortak bir dil kurulabilir" açıklamasını yaptı.
DEVLET‘E İYİLİK HAKİM OLMALI
Prof. Dr. Yasin Aktay ise Türkiye‘nin her zaman iyi şeyler yapacağına kefil olabilir miyiz sorusuyla girdiği konuşmasında, "Türkiye uzunca bir süre İslam ülkelerine, Baas rejimlerine Kemalist rejimiyle örnek gösterildi. Bizlere öğretilen laiklik algısıyla, resmi tarih algısıyla yüzleşmeden rejimimiz bu ülkelerde kopya edilmeye kalkışıldı. Oysa biz kendi problemlerimizi çözmemiştik" dedi. Türkiye‘nin bölgesinde güç olması meselesine, eğer olumlu bir şeyler üretebilirse kefil olabileceğimizi ifade eden Aktay, "Biz öncelikle vatandaşlık haklarımızın güçlenmesine dikkat etmeliyiz. Vatandaş artık kendi devletinden hesap sorabiliyor. Devletin, derin devletin her şeyi yapabileceğine dair hikmetler dönemi artık sona erdi. Devlet dediğimiz aygıta iyilik hakim olmalı" diye konuştu.




