Zoraki piyade

Zoraki piyade

Türkiye‘nin İran ve Suriye özelinde, son dönemlerdeki çıngar çıkartmaya çalışma girişimi hayli manidar. Sayın Cumhurbaşkanı‘nın geçtiğimiz günlerde Harp Akademileri‘ndeki konuşmasında "askeri hazırlık seçenek değil zorunluluk" ifadesi de izlenen bu "saldırgan" çizginin teyidi. Elbette ki, ABD‘nin örtük veya aleni tehdidiyle İran‘dan petrol alımının kesilmesi de, bu tavrın bir uzantısı. Bu noktada özellikle belirtmek gerek. Suriye‘deki babadan oğla geçerek süregelen ilkel ve zalim düzene ve öteden beri devam eden kepazeliklerine ses etmek gayet doğaldır. Ancak daha yakın zamana kadar söz konusu diktatörle can ciğer olup, neredeyse oradaki zalim rejime (ki Suriye‘deki rejim son 1 senede zalimleşmedi herhalde, 40 yıldır böyle) destek çıkan pozlardan, bir anda tornistan etme görüntüsü de normal değildir. Buradaki mesele, kendi inisiyatifi ile değil de başka odakların hesaplarıyla hareket etme meselesidir ki, Türkiye‘nin çizdiği tutarsızlık tablosunun da nedeni budur.

Malum olduğu üzere, İslam dünyasını hallaç pamuğu gibi atan, sınırlarını değiştiren, bazı ülkeleri yeniden dizayn eden bir kirli plan duruyor masada. Büyük Ortadoğu Projesi, ta ‘80‘li yıllarda bugünkü manzaranın tasarlandığı bir projedir. (Türkiye de, bu projenin maalesef eşbaşkanlık adı altında gönüllü yürütücülüğüne soyunmuştur Batı ittifakı adına) Soğuk Savaş‘ın bitmesiyle ABD ve Batı‘nın değişen tehdit algısında ilk sıraya İslamiyet oturtuldu. BOP, İslam âlemini "zararsız" hale getirme misyonudur bir anlamda. Hem ABD ve Batı için, hem de "Ortadoğu‘nun bağrındaki hançer" İsrail için hayati bir amaçtır bu.

Değişen tehdit algısı ve yeni dönemin yeni yöntem ve aktörleri mecbur kılması, eski otoriter idareler ve fosilleşmiş diktatörler yerine ehven-i şer "demokratik" idareleri işbaşına getirmeye mecbur etti şer ittifakını. Eskiyen ve kullanım süreleri dolanlar, tarihin çöplüğüne gönderildi.

Bu noktada, bölgenin iki büyüğü olan Türkiye ve İran, BOP‘un muhtemel hedefleri olarak bulunuyorlar. Diğer küçük ve oynanması kolay ülkelere nazaran bu ikisi için şer ittifakının çokça zaman ve para harcaması gerekiyor. Türkiye, halihazırda "stratejik müttefik"lik ile "model ortaklık" arasında gidip gelen ve Batı ittifakıyla amaç ve eylem anlamında paralellik arz eden bir tavırda. İran ise, sahip olduğu nükleer potansiyel ile öncelikle İsrail‘in güvenliğini, daha sonra ise ABD ve Batı‘nın çıkarlarını tehdit ediyor. Bugünlerde dönen tiyatro ve ABD‘nin yaptırım tehditleri, bu tehlikeyi bertaraf etmek adına.

Bu aşamada, Türkiye‘nin ABD ve Batı çıkar ve niyetleriyle paralel bir tavırda olması hayli tuhaf. Özellikle de son dönemlerdeki "kraldan çok kralcı" saldırgan tavır, tamamen anlaşılmaz boyutlarda. Göz göre göre bir savaşa girmeye niyetlenmek, hele ki ABD‘nin ve İsrail‘in İran‘a saldırı için zaman kolladıkları bir dönemde bunu yapmak, resmen bir öncü birlik hüviyetine sokmak oluyor kendini.

Artık bu "zoraki piyade" tavrından ve ruhundan sıyrılmak gerekiyor. Suriye‘de yaşanan insani dram ve zalim idareye karşı başkaldırıda bulunmak ayrı bir şey, ABD ve Batı ittifakı ağzıyla savaş ilanında bulunmak apayrı bir şey. İslam ülkelerini böldükleri yetmezmiş gibi bir de birbirine kırdırmak isteyenler ellerini ovuşturuyorlar şu anda. Özellikle de, "Ortadoğu‘nun bağrındaki hançer" pek bir mutludur bu en kahraman Rıdvan tavrımızdan.

09 Nis 2012 - 23:15 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?