Neden 12 Eylül‘de 12 Mart değil

Neden 12 Eylül‘de 12 Mart değil

Ankara‘da Kenan Evren‘in yargılandığı mahkemenin önünde slogan atan, öldürülmüş veya kaybedilmiş insanların resimlerini taşıyan genç insanlara ve acar gazetecilere soruyorum:

"Cevdet Sunay, Memduh Tağmaç, Faruk Gürler, Celal Eyicioğlu, Muhsin Batur isimleri sizde neyi çağrıştırır?"

Kenan evren‘i veya Deniz Gezmiş‘i tanıdığınız kadar bu isimleri tanır mısınız?

Mahkemenin önünde fotoğrafı bulunan Deniz Gezmiş ve arkadaşları 12 Mart 1971 muhtırası sonrasında idam edildiler.

Sağdan ve soldan hiçbir yazar veya siyasi, 12 Mart muhtırası verenleri yargılayalım demiyor.

Deniz Gezmiş üzerinden türkü üretip para kazananlar, film çevirenler, anma günleri düzenleyenlerin hiç biri bunların da hesabı görülsün demiyor.

Bir Başbakan Menderes ve iki bakanın asıldığı 27 Mayıs 1960 darbesini yapanlar, üç tane solcuyu sudan sebeplerle asanlar yargılanmaz da 12 Eylül darbesini yapanlar niçin yargılanır?

Açık seçik bir ifade yok ama siyasilerimizin ve yazarlarımızın bir yıl içinde söyledikleri sözlerden hareket edersek Kenan Evren‘in en büyük suçu Anayasaya din derslerinin zorunlu ders olarak koydurmasıdır.

Kapitalist batı, bu maddenin kaldırılması için hükümete büyük baskı yaptığı biliniyor.

Yerli solcularımızın da kapitalistlerle birlikte hareket ettikleri söylemlerinden belli.

Kenan Evren davasına müdahil olanların listesine baktım, 12 Eylül sonrası işkenceden geçirilen, yedi yıl hapiste tutulduktan sonra "Pardon" bile denmeden serbest bırakılan, üniversiteden atılıp açlığa talim yaptırılan birçok insanın müdahil olmak için dilekçe vermediğini gördüm.

Çünkü bu milletin daha güzel günlere kavuşması için o günden bugüne kadar ve elan çok hızlı bir şekilde çalışma içinde olduklarını gördüm.

Bir günlüğüne mahkeme salonunda beklemeleri hizmetin aksamasına sebep olacağından dilekçe vermedikleri kanaatindeyim.

Fakülteden atılanlardan biri 12 Eylül sonrasında her gün fakülteye geliyor ve okulun çayhanesinde bazen iki yüz, üç yüz öğrenciyi bulacak kadar öğrencilere sohbetini yapıp gidiyordu.

Onun okuldan atılmasına katkı da bulunan proflarımız derse girdiğinde öğrencilerin olmadığını görünce öğrencilerin aşağına çayhanedeki derste olduklarını öğrendiğinde yüzü mosmor olmuyordu çünkü yüz kalmamıştı.

Şimdi o günlerde Evren "Tak" dediğinde "Şak" yapanlardan birçoğu Evren‘in yargılanmasını istiyor ama o gün de doğruların yanında olanlar, intikamla hareket etmediklerinden onun da affedilmesi için Allah‘a dua edecek ama hiçbir canlıya haksızlık yapmayacak bir nesil yetiştirme gayreti içindeler.

Rabbimiz buyurur: "İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır." (Necm süresi ayet 39)

09 Nis 2012 - 23:25 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?