Reklamı Kapat

Taş atana ekmek at

Taş atana ekmek at

"Biti, pireyi gül suyu ile öldürünüz."

Gül suyu, biti öldürmez ama vücudumuz, elbisemiz, evimiz gül gibi temiz olursa insanda bit olmaz. Asıl olan bit öldürücü ilaçlar üretmek değil, bitin üremesini önlemektir.

"Amerikan polisi çok iyi eğitildiğinden, teknolojinin bütün imkanlarından yararlandığından, yalnız Teksas‘da her sene bir milyonun üstünde suçluyu adalete teslim ediyor" haberi aslında yüz kızartıcı bir haberdir.

Milletlerin hedefi, gül gibi çocukları eğitim kurumlarında diken haline getirdikten sonra, devlet gücünü göstermek için o dikenleri kırmak değildir.

Diyelim ki eğitimdeki ihmalimiz sonucu köşe dönücünün, soyguncunun, hortumcunun, hırsızın, katilin, fuhşun, uyuşturucu bağımlısının sayısını artırdık. Hemen çare olarak polisin sayısını artırmak yerine kültürümüze yön verenleri, eğitimde kasırga ekip hortum biçenleri değiştirmek gerekir.

Rabbimiz: "İyilikle kötülük denk değildir. Sen kötülüğü en güzel olanla gider. Birde bakmışsın ki, seninle arasında düşmanlık olan kişi sanki sıcacık bir dost oluvermiş." buyurur. (Fussılet süresi ayet 34)

Anadolu insanı bu ayeti atasözü haline getirmiş, "Kanı kanla yıkamazlar, kanı su ile yıkarlar" deyivermiş. "Taş atana ekmek at" demiş.

"Kötülüğe karşı, kötülük yapmak her kişinin kârı,

Kötülüğe karşı iyilik yapmak er kişinin kârı." demişler.

Kötülük yapana iyilikle karşılık vermek kişinin kendisine iyilik yapması demektir. Hep kötülükle karşılık verenler kötülüğe alışırlar ve kötülük yapmaktan zevk alır hale gelirler. Yaptıklarının çok iyi bir şey olduğuna inanırlar.

İyilikle karşılık verenler hem kötülüğe alışmamış olurlar,hemde karşıdaki insana iyilik örneği oluştururlar.

Kur‘an-ı Kerim‘in ilk ayeti "Oku" diye başlar, "Takva" ayetiyle sona erer (Bakara sürsi ayet 281). Yani ilim insanı takvaya erdirip, içini Hak için, dışını halk için süsleyemiyorsa o, ilim değil, milletin baş belasıdır.

Kötülüğü iyilikle giderebilmenin yolunu da  Füssılet süresinin 35-36‘ıncı ayetlerinde gösteriyor. Önce sabreden, tahammüllü bir insan olmak, sonra büyük ahlak sahibi olmak ve şeytanın dürtülerinden Allah‘a sığınmak.

Dinime karşı savaşanlara bile hakaret etmeden, iftira atmadan, işin doğrusunu söyleyerek ve yaparak mücadeleye devam edeceğiz.

Sevgili Peygamberimize ve onun ashabına yapılanın binde biri bize yapılmış değil. Sevgili Peygamberimiz iyilikle mücadele verdi, Ebu Cehl‘in şahsıyla uğraşmadı, küfrüyle, küfüyle uğraştı ve galip geldi.

Ebu Cehl‘in oğlu bile o güzellik karşısında İslâm‘a girdi.

Kötü söylemeyeceğiz, çünkü bir gün gelir o düşman sıcacık bir dost oluverir. O zaman o kötü sözlerimiz hep araya engel olurlar.

Şair ne güzel söylemiş:

"Gülşende bülbülü zar iden Sensin

Düşmanı dost edip yar iden Sensin

Alemleri yoktan var iden Sensin

Sen yarattın yine Sen yardım eyle."

19 Nis 2012 - 01:21 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?