Reklamı Kapat

Kur‘an nesli için iffet, sadakat abidesi örnek ve önder bir genç:

Kur‘an nesli için iffet, sadakat abidesi örnek ve önder bir genç:

Hz. Yusuf  "Yusuf ile kardeşleri olayında, bu olayın içyüzünü irdeleyenlerin alacağı birçok ibret dersleri vardır."

12 Yusuf 7

Müslüman bir gencin kimlik ve kişiliğinin inşa edilmesi sürecinde rol model olarak alabileceği gençlerden biri de Hz. Yusuf‘tur. Kur‘an Peygamberleri, içinde bulundukları toplumların özelliklerini göz önüne alarak, verdikleri mücadeleler açısından tanıtırken onların bazı özelliklerini öne çıkarmaktadır. Hz. İbrahim‘in muhakeme gücü, psikolojik savaş uzmanlığı, stratejik aklı, cesareti ve kararlılığı müşrik bir toplum içerisinde yaşamış ve onlara karşı mücadele vermiş biri olarak öne çıkmaktadır. Buna karşılık Hz. Yusuf‘un iffeti, sadakati, kararlılığı, ekonomiye vukufiyeti, rüyaları yorumlama gücü ve affediciliği öne çıkmaktadır. Ayrıca kardeşler arası hasedin mağduru olan Hz. Yusuf‘un, güç elinde olduğu zamanki kardeşlerine karşı tutumu da en dikkat çeken özelliklerdendir.

Kur‘an neslinin, Hz. Yusuf‘un su kuyusunda ölüme terk edilmekten iktidara giden mücadelesinde, alabileceği çok dersler vardır. Kuranı Kerimde Yusuf süresi Hz. Yusuf‘un hayat hikâyesinin kısa bir özetidir.

Burada Hz. Yusuf‘un mücadelesinden alınması gereken dersler üzerinde ana hatları ile durulacaktır.

Baba ocağından su kuyusuna yolculuk eden genç

Hz. Yusuf‘un hayatı çilelerle doludur. Bu çileli hayata farklı açılardan bakmak mümkündür. Nasıl bakılırsa bakılsın her aşama ibret ve ders doludur. Hz. Yusuf, Hz. Yakub‘un 12 oğlundan biridir. Yusuf ve Bünyamin bir anneden diğer on kardeş bir annedendir. Hz. Yakub‘un Yusuf‘a karşı özel ilgisinden dolayı üvey kardeşleri Hz. Yusuf‘u kıskanmaktadırlar (12 Yusuf 8) ve Hz. Yusuf‘u öldürmek istemektedirler. Hz. Yusuf‘u öldürmekle babalarının sevgisinin yalnızca onlara yöneleceğini düşünmekteler (12 Yusuf 9).

Buradan çıkarılabilecek önemli bir ders, çok çocuklu ailelerde, ebeveynlerin çocuklar arasında ayrım hissi uyandıracak şekilde çocuklarına karşı davranmamalarıdır. Oysa Hz. Yakub‘un Hz. Yusuf‘a olan ilgisi, onda yükleneceği özel misyona ilişkin özellikleri görmüş olmasından dolayı idi (12 Yusuf 6).

Hasedin ne kadar kötü, şeytanı bir duygu olduğu, diğer alınabilecek bir derstir. Çünkü Şeytan hasedi kullanarak, insana tuzak kurabilmektedir (12 Yusuf 6).

Hz. Yusuf‘un ‘biz birbirini pekiştiren bir topluluğuz ve gerçekten babamız açıkça bir şaşkınlık içerisindedir‘ (12 Yusuf 8) diyen kardeşleri, Hz. Yusuf‘u öldürme yerine su kuyusuna atarlar (12 Yusuf 15) ve babalarına ‘Yusuf‘u kurt yedi‘ diye yalan söylerler (12 Yusuf 6).

Babalarına karşı bu sözlerin söylenmesindeki bir gerçek de, genelde gençler, ebeveynlerinin düşüncelerini yeterli bulmama ve beğenmeme gibi bir duyguyu taşımış olmasıdır.

Gençlerin buradan alabileceği bir başka ders, ebeveynlerin şefkat, merhamet duyguları, tecrübeleri, hissiyatları, basiret ve ferasetlerinin daha gelişmiş olmasıdır. Hz. Yakub, oğullarına inanmamış olmasına rağmen olayı, büyük bir sabırla metanetle karşılamıştır (12 Yusuf 18). Bu noktada ebeveynlerin alması gereken ders, çocuklarının hatalarına, kusurlarına, zararlarına ve başarısızlıklarına karşı daha müşfik, anlayışlı, kuşatıcı davranmaları gerektiğidir.

Su kuyusundan saraya giden genç

Hz. Yusuf‘un iktidar yolculuğu, Hz. Yakub‘un oğulları arasındaki hased ile birlikte başlamıştır. Kardeşleri tarafından kuyuya atılan Hz. Yusuf ticaret kervanı tarafından kurtarılıp esir pazarında az bir paraya satılır (12 Yusuf 19-20). Hz. Yusuf, Mısır‘lı bir vezir tarafından hizmetçi olarak alınır ve evinde büyütülür (12 Yusuf 21). Hz. Yusuf‘un Mısır‘a yerleşmesi (12 Yusuf 21) için Allah tarafından çizilmiş bir strateji vardı; bu strateji, bunun farkında olmayan kardeşleri, ticaret kervanı ve Mısır‘lı Vezir tarafından uygulanarak gerçekleştirilmiş oldu.

Buradan çıkarılacak olan ders, ‘hayır görünenin şer, şer görünenin hayır‘ olabileceğidir. O nedenle de anlık düşünüp değerlendirme yapılmamalı, her mesele geniş bir bakış açısıyla ve uzun bir zaman dilimi için ele alınıp değerlendirilmelidir.

Ergenlik çağına gelince kendisine ilim, hüküm ve rüya tabir etme gücü verilmiştir (12 Yusuf 22, 37). Hz. Yusuf için asıl imtihan ve zorluk vezirin evinde bundan sonra başlamıştır. Ergenlik döneminde son derece yakışıklı bir delikanlı olan Hz. Yusuf ile vezirin karısı ilişki kurmak ister. Hz. Yusuf bu teklifi, «Allah‘a sığınırım. Çünkü o (kocan) benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez.» (12 Yusuf 23) diyerek ret eder.

Burada dikkat çeken ve Kur‘an Neslinin alması gereken 3 ders vardır: 1- Öncelikle Allah‘a sığınmak; 2- Sadakat sahibi olmak; 3- Zina eylemi zulüm olup zalimlerin kurtuluşa ermeyeceğidir.

Ergenlik, gençlik döneminin en sıkıntılı bir evresidir. Bu evrede tutulacak yol, gidilecek istikamet, gencin kimlik ve kişiliğini derinden etkileyip şekillendirir. Bu evrenin en önemli sorunu, karşı cinsle ilgili tutum ve tavrın nasıl olacağıdır. Bu ilişkinin şeklini belirleyecek olan da değer sistemidir. Değer sistemi ya da Akaid hayatın tüm alanlarını şekillendirdiği gibi cinsel hayatı da tanzim eder. Karşı cinsle ilgili hukuku belirler.

Zina yapmamak için saraydan zindana giden genç

Değer sisteminin cinsel hayati şekillendirmesi ile ilgili önemli bir örnek genç, Hz. Yusuf‘tur. Kur‘an, Hz. Yusuf‘u iffetin, hayânın, vefanın, sadakatin, sabrın, şefkat ve merhametin sembolü olarak tanıtır, örnek alınmasını ister. Hz. Yusuf, ergenlik dönemine girince Allah kendisine yeni değer sistemi ve ilim vermiştir. Sahip olduğu yeni değer sisteminden (Tevhid dini) dolayı içinde yaşadığı halkın dinini terk etmiştir (12 Yusuf 37-38).

Tevhid dinini benimsemiş ve ergenliğe yeni girmiş bir genç olan Hz. Yusuf, kendisi ile zina yapmak isteyen ve kendisinin de biyolojik olarak arzu ettiği vezirin karısının teklifini, tevhid dininin zina hakkında ki hükmünden dolayı, biyolojik arzu ve ihtiyaçlarını kontrol altına alarak ret etmiştir:

"Andolsun kadın onu arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan) ını görmeseydi -o da onu arzulamıştı. Böylelikle biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik)" (12 Yusuf 24).

Vezirin karısının tüm baskılarına rağmen tevhid dininin hükümlerine riayet etme konusunda, Hz. Yusuf kararlı davranır. O bir kararlılık, bir sadakatlilik ve bir davaya bağlı olma ve temsil etme abidesi olan bir gençtir. Kur‘an Neslinin bu olayda alabileceği en büyük derslerden biri de bu olmalıdır.

Olay şehirde duyulup üst düzey yöneticilerin hanımları vezirin karısının ‘kendi uşağı ile ilişki kurmasını‘ eleştirince, vezirin karısı isteklerindeki haklılığını göstermek için bir toplantı düzenler ( 12 Yusuf 30-32). Kadınlar Yusuf‘u gördüklerinde meyve yerine ellerini keserek Yusuf‘un melek olduğuna ve vezirin karısının isteklerinde haklı olduğuna karar verirler. Bu durum karşısında vezirin karısı, Yusuf‘un üzerinde ki baskısını artırır ve Hz. Yusuf‘u tehdit eder:

"Kadın dedi ki: Andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa, mutlaka zindana atılacak ve mutlaka küçük düşürülenlerden olacak.»" (12 Yusuf 32)

Vezirin karısının ısrarları karşısında Hz. Yusuf, iradesinin çözüleceğinden korkmaktadır. Hz. Yusuf, zina işleyip Allah‘ın emrini çiğneyip sarayda yaşamaktansa hapse girmeyi tercih etmiştir:

"(Yusuf) Dedi ki: «Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Onların kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkarım) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum.»" (12 Yusuf 33).

"Böylece Rabbi, onun duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı." (12 Yusuf 34)

Hz. Yusuf‘un yaptığı duada dikkat edilmesi gereken en temel nokta, içinde bulunduğu şartların devam etmesi durumunda, iradesinin çözülüp zina işleme tehlikesinin var olmuş olabileceğidir.

Kur‘an Neslinin buradan çıkaracağı en büyük ders, Müslüman‘ca yaşamak için içinde yaşanılan şartların buna uygun olması, insanın iradesini zayıflatmaması, insan fıtratını koruyarak nefsinin esiri yapmamasıdır. Burada Kuran Nesline düşen görev, içinde yaşanılan sistemin tevhidi değerlere göre yeniden tanzim edilmesini sağlamaktır.

‘Vezirin kendisi‘, ‘kadının yakınlarından biri‘ ve ‘önde gelenlerin kadınları‘, Hz. Yusuf‘un masumiyetini bilmiş, görmüş olmalarına rağmen verilen karar, Hz. Yusuf‘un hapsedilmesi olmuştur (12 Yusuf 35). Bütün deliller lehine olmuş olmasına karşılık, olaya şahit olanlar Hz. Yusuf‘un hapse girmesini engellemeyip suskun kalmışlardır.

Buradan çıkarılacak ders, cahili sistemlerde insanların adalet duygusunun zayıflaması, haksızlığa, adaletsizliğe karşı sessiz kalmaları, neme lazımcı olmalarıdır. O nedenle sistemin mahkum ettikleri hakkında, sağlam deliller olmadan konuşmamak, onları suçlamamak gerekir. Daha dikkatli bir dil kullanılmalıdır.

Zindanı medreseye çeviren genç

Bir genç olarak Hz. Yusuf‘tan alınacak bir ders de, hapishaneyi yeni evi olarak görüp onu bir medreseye çevirmiş olmasıdır. Zindan arkadaşlarına "Doğrusu ben, Allah‘a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terkettim.»" (12 Yusuf 37)diyerek tebliğ etmeye başlamış; onları hak din konusunda aydınlatmıştır(12 Yusuf 38-40). Hz. Yusuf, yıllarca hapiste kalmış, hükümdarın gördüğü bir rüyanın yorumu üzerine hükümdar tarafından hapisten çıkarılmak istenmiştir (12 Yusuf 43-49).

Aklanmadan hapisten çıkmayı ret eden genç

Hükümdar tarafından Hz. Yusuf hapisten çıkarılmak istendiğinde, O masumiyeti kabul edilmeden hapisten çıkmayı ret etmiştir:

"Hükümdar dedi ki: «Onu bana getirin.» Ona elçi geldiğinde (Yusuf:) «Efendine (Rabbine) dön de ona soruver: «Ellerini kesen o kadınların durumu neydi?" (12 Yusuf 50).

Hz. Yusuf‘un bu talebi üzerine, hükümdar geçmişteki olayla ilgili soruşturma yaptırmıştır. Yapılan soruşturmada hem vezirin karısı hem de diğerleri Hz. Yusuf‘u aklamışlardır (12 Yusuf 50).

Bu durum karşısında Hz. Yusuf‘un verdiği cevap, Kur‘an Neslinin ders alması gereken bir başka konudur; o, da sadakattir, ihanet etmemektir:

"(Yusuf aracıya şunu söyledi:) «Bu, (itiraf Vezirin) yokluğunda gerçekten kendisine ihanet etmediğimi ve gerçekten Allah‘ın ihanet edenlerin hileli-düzenlerini başarıya ulaştırmadığını kendisinin de bilip öğrenmesi içindi.»"( 12 Yusuf 52)

Hapisten iktidara giden bir genç

Hapisten çıkan Hz. Yusuf yönetimde hükümdar tarafından yetkiyledonatılmış ve çok önemli bir ağırlık merkezi olmuştur. Allah onu uzun vadeli bir stratejinin sonucunda güç ve iktidar sahibi yapmıştır:

"Hükümdar dedi ki: «Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin.» dedi: beni Arz hazineleri üzerine me‘mur et, çünkü ben iyi korur, iyi bilirim."

İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf‘a güç ve imkân verdik. Öyle ki, onda (Mısır‘da) dilediği yerde konakladı." (12 Yusuf 54-56)

Stratejisyen bir genç

Hz. Yusuf iktidar olduğunda anne babasını yanına alabilmek için güzel taktikler geliştirmiştir. Hükümdarın hukuku ile Hz. Yakub‘un hukukunu en iyi şekilde bilip, hukuk sisteminden en iyi bir şekilde yararlanan iyi bir taktisyen ve oyun kurucudur Hz. Yusuf. Bu oyun kuruculuğu ile öz kardeşini, anne-babasını ve diğer kardeşlerini yanına alabilmiştir (12 Yusuf 58-100). Hz. Yusuf‘un hayat mücadelesi ilahi senaryonun bir sonucu olup Allah‘ın Hz. Yusuf için uyguladığı ve gelecek nesillerin ders alması gereken üstün bir stratejinin sonucudur:

"Dedi ki: «Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendir. " (12 Yusuf 100).

Sonuç: İhanete afla cevap veren genç

Hz. Yusuf, kendisini ölüme terk eden kardeşlerinden güç ve iktidar elinde olduğu bir dönemde, duygularının esiri olup intikam almaya kalkmamış ve kardeşlerini cezalandırmamıştır:

"Dedi ki: «Bugün size karşı sorgulama-kınama yoktur. Sizi Allah bağışlasın. O, merhametlilerin (en) merhametlisidir.»" (12 Yusuf 92)

Hz. Yusuf, "Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra" (12 Yusuf 100) demekle hasedin kaynağının şeytan olduğunu belirtip kardeşlerini af etmesi, ders alınması gereken bir başka özelliktir. Hz. Yusuf, kardeşler arasında ki haset ve düşmanlığa karşı af ve merhamet yolunu seçen bir gençtir. Bunun için Kur‘an Neslinin takınması gereken tavır af, merhamet, şefkat yoludur. Çünkü bu yol, birçok düşmanlığı ortadan kaldırır, birçoklarının kalbini İslam‘a ısındırır.

20 Nis 2012 - 01:31 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?