İstanbul‘da barış, Kabil‘de ise savaş adımları

İstanbul‘da barış, Kabil‘de ise savaş adımları

İstanbul‘daki gelişmeler

İstanbul‘da, yapılması beklenen İranla ilgili "Nukleer çalışmalar" toplantısı gerçekleşti. İran, İstanbul‘a gelmeyi kabul etti ve çetin bir toplantı olmasına rağmen birçok konuda daha ılımlı ve uzlaşmacı davrandı. Tüm katılımcılar sonunda olumlu ilerlemelerin olduğunu kabul ederek ülkelerine döndüler .

Türkiye, tarafların kendi konularını ve problemlerini kendilerinin çözmesini sağladı, bizzat toplantıya katılmadı. Görüşmeler iki defa kriz noktasında düğümlendi, o zaman da Dışişleri Bakanı Davutoğlu devreye girip, taraflarla ayrı ayrı konuşarak, bir uzlaşma formülü bulmayı başardı... Bu da, önemli bir mini mekik diplomasisi olarak adlandırılabilir.

İran nükleer çalışmalarını oranında azaltmaya razı oldu, çalışmaları elektirik ve sağlık kulllanımı seviyesinde tutmak için ikna edildi ama nükleer çalışmalardan tamamen vazgeçmeyi red etti ve tabii, bomba yapımı konusunda da öyle bir niyetleri olmadığını yineledi.

Rusya ve Avrupa devletleri gelişmeleri ve ulaşılan sonuçları olumlu bulduklarını belirttiler. ABD oldukça memnun olduğunu, doğru istikamette yürünüldüğünü ifade etti. Bir sonraki toplantının Bağdat‘ta yapılması kararlaştırıldı. En azından bölgede mevcut bir gerginliğin azaltılması ve muhtemel bir çatışma tehdidinin yok edilmesi yönünde önemli bir aşama kaydedildi.

Tek istisna bu sabah İsrail‘in yaptığı açıklama oldu.İsrail, "saldırmama sözü vermedik" şeklinde bir açıklama ile can sıkmaya, ortalığı germeye ve iyi giden gelişmeleri adeta çıkmaza sokma gayretlerine devam etti. İsrail‘e göre sadece kendisinin elinde nükleer silahların bulunması ve diğer Ortadoğu ülkelerinin hiç birinde böyle bir güç veya kapasitenin bulunmaması gerekmektedir. İsrail ancak o zaman kendisini güvende ve kendisini, bölgede herşeyi kontrol edebilir durumda hissedebilecektir.

İsrail, ABD‘yi de buna ikna etmeye çalışmaktadır. "fırsat bulunca bir sürpriz yaparak, olayı bir oldu-bittiye getiririm" demek istemekte ve bağımsız hareket etmekle tehdit etmektedir. ABD yönetimi ise bu tutuma karşı kesin bir tavır koymuş bulunmaktadır. İşte, tam da bu şartlar içinde İran‘la nükleer çalışmaların azaltılması pazarlıkları yapılmaktadır... Yani tam İran, uyum sağlayıp, azaltabilirm dediği sırada, İsrail, "saldırmamaya söz vermedim" diyerek beyanat vermektedir.

Sırf bu olay bile Ortadoğu‘da siyasi olayların ne kadar zor ve karmaşık olduğunu, çözümlerinin ise nerede ise birer şaşırtıcı olayları gerektirdiğini göstermeye yeter.

Afganistan‘da Kabil‘deki gelişmeler

Diğer taraftan Asya‘nın ortasında Afganistan‘da işler kötüye gitmektedir.

Geçtiğimiz günlerde NATO karargahına, yabancıların kaldığı otellere ve bazı yabancı elçiliklere (ABD, Rus, Alman elçilikleri) büyük bir taaruz düzenlenmiştir. Taliban sadece Kabil‘de değil diğer iki şehirde de benzer merkezlere saldırmış ve onlarla NATO güçleri arasındaki çatışmalar saatlerce (16 saat gibi) devam etmiştir. İlaveten, Veziristan‘daki (Afgan-Pakistan arasındaki bölgede) bir hapishaneye de saldırı olmuş ve buradan 400 siyasi tutuklu serbest bırakılmış veya kaçmıştır.

Afgan Taliban ve halkının birlikte saldırısı çok ciddiye alınmalıdır. Önümüzdeki günlerdeki olayların gidişatını belirleyecektir.

? Saldırı ABD ve NATO güçlerine yapılmıştır. Hedef Batılı ve işgalci emperyalist güçlerdir.

? Türk birliği hedef değildir. Karargahta oldukları için Türkler de olayın ortasında kalmıştır. Medya bunu yalnış yansıtmakta sanki taaruz Türklere yapılmış gibi yansıtmaktadır. Bu hatadır. Ayrıca, Türklerin yanında görevde olan küçük bir Yunan birliği de aynı şekilde savunma yapmıştır. (Bazı Türk medyası"Türk-Yunan birlikte püskürttüler" gibisinden garip ve komik ifadelerle olayı anlamsız bir yüzeye çekmişlerdir. Maksatlarının ne olduğu da anlaşılamamıştır.

? Yunan grubundan Türklere ASLA bir yardım ve destek gelmez. Bunu çok iyi bilmek ve doğru ifade etmek gerekmektedir.

? Afganlılar artık "çekilmeyi beklemekten bıkmışlardır... 2011‘de çekilmenin başlaması lazımdı. Şu anda 2014‘e tehir edildi. Artık işgale ve gaddar sömürgeciye tahammüllerinin kalmadığını herkese açıkça anlatmak istemektedirler.

? Almanlar, "yeni sömürgeci" rolünü üstlenirken Afganlar, onlara da bir uyarı mesajı vermek istemişlerdir. Almanların çoğu askerlerini yabancı ülkelere yollamak istememektedirler. Bu saldırı iyi bir sebep ve uyarı olabilir. Almanlar çekilirse, diğer AB ülkeleri de acele çekilme yoluna girerler.

? İki hafta önce, NATO karargahından çıkıp, iki köyü basıp, evlerinde uyuyan insanları öldüren Amerikalı, rahatça karargaha dönmüş, hemen o gece Katar‘a sonra da ABD‘ye kaçırılmıştır. Bu olayın tepkisiz kalması beklenemezdi.

Adaletin olmadığı yerde barış ve huzurun da olması da imkansızdır.

Afganistan‘da olaylar ve gerginlik, artarak devam edecektir.

20 Nis 2012 - 01:51 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?