Reklamı Kapat

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Peygamberimizin Harika doğumunu Süleyman ÇELEBİ‘nin mevlit olarak şöhret bulan ‘Vesilet-ün Necat‘ adlı eserinin deniz gibi manalar içerdiği için ‘Bahir‘ olarak zikredilen (anılan) bölümlerini günümüz Türkçesiyle vermek istiyorum. Mevlit cemiyetlerinde okunmadan önce veya sonra verilebilecek özetlerdir bunlar.

Mevlit bahirlerinin okunmadan önce bugünkü Türkçeyle genel bir tercümesinin yapılması, en azından okunacak bahsin anlatılması gerekir. Bu yapıldığı takdirde dinleyenler okuyuştan daha çok istifade edebileceklerdir. Aksi halde cemaat ses ve nağmelere boğularak kitabın vermek istediği mesajı alamayacaktır.

Biz bu yazımızda verilebilecek özetini yapmaya çalışacağız.

MÜNACAT denilen ve halk arasında "Allah adın zikredelim evvela" diye başlayan ilk bahiste önce Allah‘ın isminin zikredilmesi gerektiği ifade edilerek:

Önce Allah‘ın adını analım; çünkü her işte her kula vacip olur. Allah adını kim ki önce anarsa Allah her işi ona asan (kolay) eder. Allah adı yani besmele her işin önü olursa asla onun sonu ebter yani sonuçsuz ve hayırsız olmaz. Her nefeste sürekli olarak Allah de; zira her iş Allah adıyla tamam olur. Kalpten getirerek dil bir defa Allah dese günahlar sonbahar yaprağı gibi dökülür. Onun temiz ismini anan temiz olur. Allah diyen her isteğine kavuşur.

Öyleyse şimdi gelin aşk ile kalpten Allah diyelim canlarımız ve sorunlarımızın derdiyle ve gözyaşıyla bir ah söyleyelim. Olur ki Kerim (ikramcı) Rahim (merhametli) olan O padişah bize rahmet eder deniliyor. Sonra:

O‘nun bir tek olduğu birliğinde şüphe olmadığı fakat yanlış söyleyenlerin de çok olduğu ifade edilerek bütün alem (kainat) yok iken O vardı; yaratılmaya muhtaç olmayan her şeyi zorla yaptırmaya gücü yeten Cebbar‘dır. Fakat insan, melek, arş, yer, ay, güneş ve diğer dokuz felek (gezegen) yok idi, bunları O Allah (kendi) sanatıyla var etti. Ve bütün bunlar da lisan-ı hal (durum dili) ile onun birliğini kabul eyledi. O Celil yani büyük Allah, gücünü göstererek bu yarattıklarını bir olduğuna delil (kanıt) eyledi. Bir kere ol dedi ve o cihan var oldu. Olma dese o an hemen yok olur. İfadeleriyle adeta Allah‘ın zati ve subuti sıfatlarını saymıştır.

Son iki beytte ise: tekrara ihtiyaç yok çünkü Allah‘ın birliğine ondan başka ilah olmadığına kılavuz (rehber) söz çoktur. Eğer mahşere kadar bu söze devam edilse nice mahşer kurulur da bu sözlerin sonu gelmez ifadesi kullanılıyor.

Asıl metinde olmayan fakat musahhah Mevlid-i Şerif adıyla basılmış nüshalardaki "pes Muhammet‘tir bu varlığa sebep sıdk ile onun rızasın kıl talep" diye geçen son beytte: bundan sonra söylenecek söz Hz. Muhammed‘in bu varlığa (kâinata) sebep olduğudur. Öyleyse onun hoşnutluğunu talep eyle (onun hoşuna gidecek şekilde yaşa ) denilmektedir.

NOT: bu bahsin ikinci beytinin ikinci mısrasında "Allah ana" ifadesini "Allah ona" diye okumalıdır. Çünkü peşinen bir açıklama yapılmazsa Hıristiyanlıktaki "Ana Allah" düşüncesi akla gelebilir. Ehlince bilindiği gibi buradaki "ana) kelimesindeki "na" hecesi "sağır kaf" tabir edilen ve "g" ile "n" arasında bir ses veren Osmanlıca bir harftir. Ancak günümüz cemaati genel olarak bunu anlayamaz. Ve yukarıda belirttiğimiz gibi Allah‘tan ana olurmuş gibi bir vehim (dayanaksız düşünce) doğmasına sebep olabilir. Vehim de olsa böyle bir şeyin son derece mahzurlu olduğu herkesce kabul edileceği kanaatindeyim.

"O" manasına gelen "ol" ifadelerini de "o" diye okumanın çok daha faydalı olduğunu tespit etmiş bulunuyorum.

21 Nis 2012 - 01:11 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?