Reklamı Kapat

Tarihe geçen savunmalar

Tarihe geçen savunmalar

Yenilen pehlivan hiçbir zaman yenildiğini itiraf etmiyor. Yenilgiye doymuyor. Sürekli mazeretler üretiyor. Kimse de ayranının ekşi demiyor. Son sıralarda bu yenik pehlivanlar öyle sözler ettiler ki, akıllarda kalmaması mümkün değil. Tarihe arka kapısından girmeyi hak ettiler. Sözgelimi, Oslo‘da Terör Mahkemesi‘nde yargılanan aşırı sağcı Anders Behring Breivik katliamını nefsi müdafaa olarak takdim etti ve Norveç ve Norveçlileri savunduğunu söyledi. Akla zarar bir savunma. Pişkinliğin bu kadarı da herhalde akıllı bir adamda zor bulunur. Kendi oluşturduğu Tapınak Şövalyeleri adlı örgütün El Kaide‘nin Hristiyan versiyonu olduğunu da savunuyor. Oslo Bölge Mahkemesi‘nde devam eden duruşmada, önce savcının ardında da müdahil avukatların yönelttiği soruları cevaplayan Breivik, bağlantısı olduğu kişiler ya da saldırıları gerçekleştirmek için "kimden ilham aldığı" yönündeki sorulara cevap vermekten kaçındı. Kendisini Hıristiyan Kaide olarak tanımlasa da The Guardian gazetesi özel Haçlı Seferinde kendisine Sırp canilerin veya ulusalcılarının ilham kaynağı olduğunu yazdı. Sırplar kendisinin ruh ikizi. Kendisini Kaide‘ye benzeterek suçunu hafifletmeye çalışsa da kendisini harekete geçiren, Haçlı dürtüleri ve Nazi veya Faşizm mirasıdır. Burada belki de kendisini tarihe geçirmeye en fazla namzet kılan husus toplu cinayetinden öte kendisini savunmadaki sergilediği garabet tutumudur. Katlederek nefsi müdafaa yaptığını söylemesidir. Katlettikleri de karmadır ve her dinden ve ırktan insan vardır. Kendisini kara intikamın büyüsüne kaptırmıştır.

Elbette Breivik‘in savunması Sokrat savunması değildir. Dolayısıyla Ebu‘l Kelam Azad veya Sokrat tarzı insanların altın savunmaları gibi tarihe geniş kapısından değil de arka kapısından girecektir. Onun gibi garip bir savunmaya imza atanlardan birisi de 28 Şubat sürecinin baş mimarlarından Çevik Bir olmuştur. Neredeyse kendisini Milli Görüş‘ün ferdi olarak takdim etmiş ve Erbakan‘ın talimatlarını yerine getirdiğini söylemiştir! Halbuki, kendisinden dik durması ve yaptıklarını savunması beklenirdi. Ne hesap sormasını ne de hesap vermesini biliyor! Halbuki hükümeti yıkma suçunu Demirel‘in üzerine yıkmış ve yakasını kurtarmak için eski birinci adamı okka altına atmaya çalışmıştır. Bu da Çevik Bir gibi insanların idealist olmadığını ve ilke veya ilkesizliklerinin ardında dik duramadıklarını göstermektedir. İbretamiz bir durumdur ve zor günlerde herkesin birbirinden kaçtığını göstermektedir. Darbe kahramanları süngüleri düşünce tanınamaz hale gelmekte ve sus pus olmaktadır. Nerede 28 Şubat‘ın kudretli generali! İnsanlık namına üzülecek bir durum. Davaları sağlam olsaydı ve kendileri de sağlam dursalardı herhalde inandıkları davanın hakkını verirlerdi. Yazık, birisi nefsi müdafaa yaptığını söylerken diğeri de Erbakan‘ın talimatıyla hareket ettiğini söylemiştir.

Üçüncü adam ise yine önceki iki adamın kalibresinde bir adamdır. Ömer Süleyman. Efsanevi Mısır Muhaberatının Baş casusu. Adam seçim sürecinde İhvan ve İslami kesimlerin kendisini tehdit ettiklerini söylüyor ve bununla da kalmıyor Mısır İstihbaratının geçmişte İhvan‘a müşfik kollarını uzattığını söylemektedir. Esasında Ömer Süleyman baş baltacıdır ve CIA‘nin taşeronudur. İhvan‘la alakalı söylediği ise evlere şenlik bir durumdur. Onu tanıyanlar ABD ve İsrail‘e ne kadar hizmet ettiğini bilirler. Sözgelimi, İsrail eski Altyapı Bakanı Benyamin Ben Eliezer hem Hüsnü Mübarek hem de Süleyman için tezkiyede bulunmuş ve iyi goyimlerden olduğuna tanıklık etmiştir. İhvan‘a şefkatine gelince: Tanıyanlar onu şöyle anlatıyorlar: Amerikalılar Kaide örgütü bağlantısı nedeniyle bir zanlının veya mahkumun kan örneğini istiyorlar. Ömer Süleyman‘dan onlara öyle bir cevap gidiyor ki kanlarını donduruyor. O kadarını onlar bile beklemiyor. ‘İsterseniz kan örneğini koluyla birlikte göndereyim‘ diyor. Bunun üzerine kanları donan Amerikalılar ‘aman kalsın‘ diyorlar. Dick Cheney gibilerin kafadarı olduğunda kuşku yoktur.

22 Nis 2012 - 01:06 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?