Facebook da mahşerde şahitlik edecek!

Facebook da mahşerde şahitlik edecek!

Bir facebook furyasıdır gidiyor, uzun zamandır. Twitter da çok etkili olsa da halen Facebook‘un tahtını sallayabilmiş değil. Facebook‘un önemli bir boyutunu sizlerle paylaşmak istiyorum: Geçen gün okuduğum bir habere göre Facebook‘ta 5 milyon adet ölü varmış. Yani 5 milyon adet hesap sahibi vefat etmiş. Düşünelim bir kere; biz de bir gün vefat edeceğiz ve bizden insanlara en büyük hatıra sanırım facebook profilimiz olacak. İnsanlar paylaştıklarımıza, fotoğraflarımıza bakıp bakıp gözyaşları içinde anıları tazeleyecekler belki de.

Peki facebook sanal ama ALLAH bizi facebook‘tan sorguya çekemeyecek mi? Aldığımız her nefesin hesabı olduğuna göre elbette çoğumuzun hayatında önemli bir yer işgal eden facebook‘ta yaptıklarımızdan da sevap ya da günah olarak bir pay alacağız.

Acaba ölmeden önce facebook‘ta en son cevapladığınız anket sorusunun ne olmasını isterdiniz?

Beğendiğiniz sayfaların ne olmasını...

Ya da en son paylaştığınız videonun ne olmasını dilerdiniz?

En sonu bırakalım öncekilerin de ne olmasını isterdiniz diye soralım çünkü bunların hepsi amel defterine kayıt olunmaktadır.

Misalen; bir kimse vefat etmiş. Profiline girip bakıyorsunuz. Cevapladığı anket soruları : "Sizce derbiyi kim kazanır?" "Fatmagül‘ün suçu ne devam etsin mi?" "En güzel hatun hangisi?"

Yaptığı durum güncellemelerinde kendisini büyük görmeler, paylaşımlarında takım ve cemaat taassubuyla oraya buraya yaptığı çirkin göndermeler, argo sözcükler...

Evet, bütün bunlar az çok insanın neler ile ilgilendiğini gösterir.

Fakat elbette ki facebook‘taki paylaşımlarına bakarak kimseyi cennet ya da cehennemlik ilan etmeye yetkimiz yok! Lakin Cenab-ı ALLAH Nur suresi 24. ayette mahşer günü dillerimizin, ellerimizin, ayaklarımızın, gözlerimizin bizim yaptıklarımıza şahitlik edeceğini bildirmektedir.

Yarın mahşerde facebook profilimizin de karşımıza çıkacağına şüphemiz olmasın.

Çünkü kim zerre kadar iyilik ve kötülük yaparsa onun karşılığını muhakkak alır buyruluyor Zilzal suresinde...

Facebook bizlere şöyle şahitlik ederse vay halimize:

"Her gün saatlerce başımda oturdu. Birçok hayırlı işten kendisini bu yüzden engelledi. Ona buna laf yetiştirdi. ‘Beğen‘ilme arzusuyla fotoğraflarını paylaştı durdu. "Ve onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Boş yere söylenilen sözden ve işlerden sakınırlar." (Mü‘minun /3) ayetinden gafil bir şekilde gereksiz ve faydasız paylaşımlara daldı. Ara sıra İslami paylaşımlar yapsa da bunlar hep sloganda kaldı ve bunları paylaşarak ibadet görevini yerine getirdiğini sandı."

Şöyle şahitlik ederse de bu nimeti hakkıyla kullanabilmiş oluruz inşallah: "Gerekmedikçe beni kullanmadı. Kullandığında da ilmini artırmak ve İslam‘ın emri olan her ortamda iyiliği emredip kötülükten sakındırmak amacıyla paylaşımlar yaptı. Yaptığı paylaşımlara öncelikle kendisi uymaya çalıştı. Zaman zaman aşırıya kaçmadan eğlenceli paylaşımlar da yaptı. Hiç kimseye hakaret etmedi, argo ve küfür sözcükleri yazmadı. "

Evet dostlar, face‘de iyi olan cennete, olmayan cehenneme gider demiyoruz lakin bu nimetin de mutlaka hakkını verebilmeye çalışmamız gerektiğini söylüyoruz.

Bazılarının sandığı gibi din ALLAH ile kul arasındadır, face‘de falan böyle şeylere gerek yoktur anlayışından bir an önce sıyrılıp iyiliği emredip kötülükten nehy etme ve dini yaşama ve yaşatma konusunda İslam‘ın emirlerini her ortamda paylaşma anlayışına dönmemiz gerekiyor.

Çünkü Peygamberimiz(sav) bizim en büyük örneğimiz olarak nerede olursa olsun İslam‘ı anlattı.

Biz peygamber değilsek de onun yolundan gitmesi gereken kullarız. Bu yüzden o nasıl yaptıysa biz de öyle yapmaya çalışmalıyız.

*Facebook‘ta bir resim paylaştım ve resimde bir el, parmaklarıyla benim profil ismimi gösterip altında da: "Bu kişi Peygamberini çok seviyor" cümlesine vurgu yapıyor. Şimdi ben bunu paylaşmakla Peygamberimi sevmiş, ona layık ümmet olmuş oldum mu?

*Tüm facebook kullanıcılarına "hayırlı" paylaşımlar diliyorum... (HASAN UZUN-KONYA-Beyşehir)

Od‘tan baharı karşılayanlara uyarı var!

Yunus Emre anlatıyor;

"Ana Bacı ratahatsızlanmış, dışarı çıkamamış, baharı hiç görememiş, tabiatın heyecanına şahit olamamıştı.

Tapduk Sultan birkaç arkadaşla birlikte, bizi kırlara gönderip birkaç bahar dalıyla birkaç çiçek getirmemizi söylemişti.

Ana Bacı‘nın odasını çiçeklerle süsleyecektik. Ben o gün dergaha eli boş dönmüştüm.

Aytoldu Derviş benimle alay etti ve beceriksizliğimden, Tapduk Sulatanımın emrini yerine getirmediğimden, itaatte kusur gösterdiğimden falan bahsederek bunu herkese duyurdu.

Ana Bacı bile bu yüzden bana gücendi, dergaha çiçeksiz dönüşümü kınadı.

Oysa o gün hangi çiçeğe el uzattıysam onu zikir ve tespih ederken bulmuş, onların tespihini bölmemek için koparmaya kıyamamıştım..." (İskender Pala-OD)

Bahar geldi...

Papatyalar başta olmak üzere çiçekler tabiatı bir gelin gibi süsledi...

Laleler İstanbul‘a bir başka çehre kazandırdı...

Hanımlar; beyler;

Çiçekleri koparmayalım...

Unutmayalım çiçekler dalında güzeldir...

Bu sempozyum kaçmaz...

Yunus Emre Camii Külliyesi Eğitim ve Kültür Derneği (YECDER) tarafından 13 Mayıs 2012 Pazar günü İstanbul Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi‘nde düzenlenecek olan "Cami Merkezli Hayat" konulu III. Ulusal Din Görevlileri Sempozyumu büyük ilgi çekecek.

III. Ulusal Din Görevlileri Sempozyumu, Din eğitimcilerinin bilgi ve birikimlerini ortaya koymalarını ve bu suretle motivasyonlarını arttırmayı, din hizmetlerine dair uygulamalarını dinleyicilere aktararak bu uygulamaların yaygınlaşmasını amaçlıyor.

Panelde, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Raşit KÜÇÜK, Konya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, DİB Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ramazan ALTINTAŞ ve Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah KAHRAMAN dinleyicilerle buluşacak. Eş zamanlı 4 ayrı salonda gerçekleştirilecek olan sempozyumda öğleden sonraki sekiz oturumda 25 adet sözlü bildiri sunulacak..

Ayrıca poster sunum yapılacaktır.

Dinleyicilerin de sunulan tebliğleri müzakere edebilecekleri bir ortamda gerçekleştirilecek olan sempozyumun Değerlendirme Oturumunu DİB Din Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Yaşar YİĞİT yapacak...

Sempozyuma katılım ücretsiz olup, siteden kayıt yaptırmış olan katılımcılara sertifika verilecek.

Katılmak için, www.yecder.org adresindeki kayıt formunu doldurmak yeterlidir.

23 Nis 2012 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?