Reklamı Kapat

Akdağ: "Kim şiddete başvurursa, onun yakasını bırakmayacağız"

Akdağ: "Kim şiddete başvurursa, onun yakasını bırakmayacağız"

TBMM - TBMM Genel Kurulu‘nda, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili araştırma önergelerinin görüşülmesine başlandı.

Genel Kurul‘da, gündemdışı konuşmaların ardından AK Parti, CHP, MHP ve BDP‘nin; sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili verdiği araştırma önergelerinin birleştirilerek görüşülmesine geçildi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, önergeler üzerinde Hükümet adına yaptığı konuşmada, ‘‘Benim nazarımda bu tarihi bir gündür. Meclis olarak birlikte sağlık çalışanlarını şiddetten nasıl koruyacağımızı araştıracağız. Bu konuda Meclis‘in ortak aklına ihtiyacımız var. Kurulacak Araştırma Komisyonu, çok yararlı olacak‘‘ dedi.

Akdağ, 3 yıldan beri odaklandıkları konunun dünyada da evrensel bir sorun olduğunu belirterek, sağlık çalışanlarının diğer mesleklere göre daha fazla şiddete uğradığını söyledi. Konu üzerinde Türkiye ile İngiltere‘nin kıyaslanabileceğini anlatan Akdağ, yapılan araştırmaya göre İngiltere‘de 1978 yılında sağlık çalışanlarına karşı 65 bin sözel ve fiili saldırı olduğunu,  2001 yılında tekrarlanan çalışmada ise olay sayısının yılda 84 bin olduğunu anlattı.

Türkiye‘deki kayıtlı vakaların, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin arttığını doğrulamadığını ifade eden Akdağ, ancak konunun ‘‘şiddet arttı, azaldı, aynı kaldı‘‘ tartışması üzerinde tutmayı yararlı bulmadığını, tek bir sağlık çalışanının bile şiddete maruz kalmasını istemediklerini söyledi.

Gaziantep‘de Doktor Ersin Aslan‘ın bıçaklı saldırı sonrasında yaşamını yitirmesine değinen Akdağ, kendisini hastalarına adayan Aslan‘a yönelen bıçağın kendisine yönelmiş kabul ettiğini belirtti. Van‘da bir milletvekilinin doktora saldırısının ‘‘sağlık sistemine dayandırılamayacağını‘‘ ifade eden Akdağ, bazı kendisini bilmezlerin davranışının vatandaşın saldırısı olarak görmemek gerektiğini, vatandaş ile sağlık çalışanlarının ilişkisinde bir arıza olmadığını ifade etti.

Akdağ, ‘‘Meselemiz polemikler oluşturmak, sistem tartışması yapmak yerine, maganda ruhlu ve şiddet gösterisinde bulunanları hak arama gibi bize yutturmaya çalışanlara karşı ne yapacağımızı tartışmalıyız. O zaman meseleye köklü çözüm bulabiliriz. ‘Sağlık çalışanları, Başbakan ve Bakan‘ın sözleri nedeniyle şiddete uğruyor‘ demek derdimize çözüm olmaz, yaraya derman olmaz. Sağlık çalışanlarına şiddet uygulayacak kadar ileri bir kendini bilmezlik mutlaka gerekli şekilde cezalandırılmalı. Emniyet yetkilileri bunun gereğini yapmalıdır‘‘ diye konuştu.

-‘‘Şiddet olaylarını bildirim zorunlu olacak‘‘-

Çoğu zaman şiddet vakalarının yerinde anlaşma veya savcılığa bildirilmeden çözülmeye çalışıldığını anlatan Akdağ, ‘‘Emniyet yetkililerine sesleniyorum; bir sağlıkçıya karşı, görevi başında herhangi bir sözlü ve fiili saldırı olmuşsa savcılığa bildirilmemesi, kanun önünde suçtur. Bunun takibin de yakından yapacağız. Kim şiddete başvurursa, o kişinin yakasını bırakmayacağız. Hak arama davranışı olarak şiddeti asla kabul edemeyiz. ‘Başıma şu geldi, o nedenle şiddete başvurdum‘ olamaz. Başına iş gelmişse hakkını nasıl arayacağın bellidir‘‘ dedi.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak alınan önlemler hakkında bilgi de veren Akdağ, kamuda bir ilk olarak sağlık hizmeti sırasında sözlü ya da fiili saldırıya maruz kalanların hukuki haklarını Bakanlık olarak takip eder hale geldiklerini hatırlattı.

Alınan tedbirleri geliştirmeye devam edeceklerini bildiren Akdağ, ayrıca üniversitelerle işbirliği halinde iş güvenliği ve şiddet konusunda uzman akademisyenlerle büyük bir araştırma başlatacaklarını, bunun tüm sağlık çalışanlarını kapsayacağını söyledi. Bu araştırmayla mevcut durumu kapsamlı olarak göreceklerini, alınan tedbirlerin ne kadar etkili olduğunu  gözden geçireceklerini belirten Akdağ, sağlık çalışanlara şiddete başvuranlara uygulanacak cezaların caydırıcı olacak şekilde yeniden düzenlenmesi için Adalet Bakanlığı ile görüştüklerini, olayın kayda alınması ve cezalandırılması sürecini yakından takip edeceklerini söyledi.

Akdağ, ‘‘Şiddet olaylarını bildirimini zorunlu hale getiriyoruz. Hastane yönetimleri anında bildirimle yükümlü olacak. Bu bilirim yapılmamışsa sağlık çalışanları özel telefon hattı ve web sayfasında doğrudan kendileri de yapacak. Şiddet uygulayanlara kamu davası açılmasını takip edeceğiz. Beyaz kod uygulamasının daha etkin uygulanabilmesi için güvenlik alarm düğmeleri oluşturulacak, mahrem yerler dışında kamera sayısı artırılacak. Riskli alanlarda güvenlik personeli sayısını artıracağız. Güvenlik güçlerine aldıkları standart eğitimlerinin üstüne ilave eğitim vereceğiz‘‘ dedi.

Kamu sağlık kuruluşlarında 900 olan güvenlik görevlisi sayısının 13 bini aştığını ifade eden Akdağ,‘‘Sağlık kuruluşlarına girişleri metal detektör koyabilir miyiz, farklı ülkeleri inceliyoruz, henüz karar vermiş değiliz. Bu konuda sağlık sistemini suçlamak ve hekimlerin itibarsızlaştırıldığını iddia etmek haksızlıktır‘‘ diye konuştu.

-‘‘Belki Ersin ölmezdi‘‘-

BDP Grubu adına konuşan Bingöl Milletvekili İdris Baluken, performans girdabına sokulan sağlık emekçilerinin geçim, gelecek ve etik kaygılar arasına sıkıştırıldığını savunarak, en kutsal ilişki olan hasta-hekim ilişkisinin paraya dönüştürüldüğünü söyledi.

Baluken,  1 ay önce CHP‘nin verdiği araştırma önergesinin görüşülmesinin AK Parti tarafından reddedildiğini hatırlatarak, ‘‘Önerge kabul edilseydi belki de Ersin yaşayacaktı‘‘ dedi.

Sorunun nedenlerinin doğru konulmasını isteyen Baluken, ‘‘Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin asıl nedeni, iflas etmiş olan Sağlıkta Dönüşüm politikalarıdır. Ersin arkadaşımızın yaşamını yitirmesinden sonra grup olarak irkilmeniz sevindirici ama çözümü konusunda hala derin uykudan uyanmadınız. Ersin‘in ölümünden sonra sokağa çıkan halkın tepkisi ve duyarlılık sizi irkiltti‘‘ diye konuştu.

-‘‘Ölmemiz mi gerekiyordu? Öldük işte...‘‘-

CHP Grubu adına konuşan Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Doktor Ersin Aslan‘ın ölümünün Araştırma Komisyonu kurulmasına neden olduğunu belirterek, son 15 günde 10 şiddet olayı gerçekleştiğini söyledi.

Eylül ayında verdikleri Araştıra Önergesinin görüşülmesini 14 Mart Tıp Bayramı‘nda Meclis gündemine getirdiklerini hatırlatan Atıcı, ‘‘doktor kökenli de olmak üzere tüm AKP milletvekillerinin şiddetin araştırılmasına hayır dediğini‘‘ söyledi.

Kendilerini her yerde halka şikayet ettiğini belirten Atıcı, şöyle konuştu:

‘‘O parmaklar kalkmasaydı Ersin ölmeyebilirdi. Hiç iç muhasebe yaptınız mı? Vicdanınızla baş başa kaldığınızda ‘ben nereden yanlış yaptım‘ dediniz mi? Hiç kendinizi Recep‘lerin tutsağı hissettiniz mi? Şiddetin var olduğunu ve acımasız olduğunu size anlatmak için ölmemiz mi gerekiyordu? Öldük işte. Hep birlikte el kaldırdınız, suçlusunuz. Şimdi sağlık çalışanları solcusu-sağcısı hep birlikte, kol kola girmiş yürüyorlar. Başbakan Erdoğan ise onları kınıyor. Böyle bir Başbakanımız var. Bu şiddete ortak olmak, şiddeti beslemek değil mi? Niye Başbakan ciğeri yanmış hekimleri kınıyor. Burada psikolojik bir durum var. Sağlıkçıları sayıyor onlar az, karşı taraf daha fazla. İşte AKP Hükümeti‘nin gerçek yüzü bu.‘‘

25 Nis 2012 - 17:52 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?