İlk dönem Osmanlı mimarisinin en önemli örnekleri arasında yer alan, çini kaplamalarıyla ünlü 600 yıllık Bursa Yeşil Camii, bir firmanın sponsorluğunda 1,8 milyon lira harcanarak yaklaşık 2,5 yılda restore edildi. Osman Hamdi Bey‘in dünyaca bilinen tablosu Kaplumbağa Terbiyecisi‘ni yaptığı ibadethane olarak bilinen Yeşil Camii‘nin restorasyonunda yaklaşık 1,5 kilogram 24 ayar altın, çok sayıda renk tonunda boya kullanıldı. Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Mürsel Sarı, adını verdiği Yeşil semtinde bulunan Çelebi Sultan Mehmet Camii‘nin (Yeşil Camii), cami, türbe, medrese, imaret ve bunlara 1485 yılında eklenen hamamdan meydana geldiğini söyledi.

Çelebi Sultan Mehmet‘in emriyle 1415‘te yapımına başlanan ve 1419 yılında tamamlanan yaklaşık 600 yıllık yapı topluluğunun mimarının, dönemin tanınmış mimarlarından Hacı İvaz Paşa olduğunu belirten Sarı, nakkaşlığını İlyas Ali Oğlu Ali, ahşap işlerini Tebrizli Ahmet Oğlu Hacı Ali, çini işlerini de Mehmet Mecnun‘un yaptığını anlattı. Dünya sanat tarihi açısından büyük önem taşıyan eserin, mimarisiyle dikkat çektiğini dile getiren Sarı, şöyle konuştu: "Caminin planı yan mekanlı veya ters T düzeninde.

Cami girişinin üç yılda tamamlanan stalaktitli kapısının abidevi bir görünümü vardır. Kapı üzerindeki kitabelik kısmına sülüs yazı ile caminin yapımıyla ilgili bilgiler yazılmıştır. Diğer taraftan giriş kapısının iki yanındaki mihrapçıklara da yine sülüs yazı ile mimar Hacı İvaz Paşa‘nın isminin geçtiği küçük kitabeler yerleştirilmiştir. Türk ahşap oymacılığının en güzel örneklerinden olan giriş kapısının yanlarına iki sütun yerleştirilmiştir. Birbirlerine benzemeyen bu sütunlara aynı yüksekliği verebilmek için kaidelerine birtakım ilaveler yapılmıştır. Girişin iki yanındaki merdivenlerle de Hüdavendigar ve Yıldırım Beyazid camilerinde olduğu gibi üst kata çıkılmaktadır.

İbadet mekânı, aynı eksen üzerinde kubbeli iki ayrı mekân ve bunlardan giriş kapısı yanında bulunan iki yanına bitişik kubbeli küçük mekânlardan oluşmuş bir plan düzenine sahiptir. İki ana mekanın üzerleri 12,5 metre çapında iki ayrı kubbe ile örtülmüştür. Her iki kubbeyi birleştiren büyük bir kemer ile kilit taşı mimar Hacı İvaz Paşa‘nın bir harikasıdır" dedi.

KAPLUMBAĞA TERBİYECİSİ‘NİN YAPILDIĞI CAMİİ

Yeşil Camii‘nin mimarisiyle olduğu kadar çinileriyle de ün yaptığını vurgulayan Mürsel Sarı, girişteki duvarlar altı köşeli lacivert çinilerle kaplanmış olan caminin, ilginç bölümlerinden birinin de hünkâr mahfeli olduğunu söyledi. Girişten oldukça dar merdivenlerle çıkılan hünkâr mahfelinin caminin şadırvan avlusu üzerinde, mermer balkonlu olarak içeriye hâkim bir biçimde yerleştirildiğini anlatan Sarı, şöyle devam etti: "Böylece Osmanlı mimarisinde hünkâr mahfeli ilk defa Yeşil Camii‘nde ortaya çıkmıştır.

Buradaki çini bezeme, caminin diğer bölümlerindekileri aratmayacak kadar güzeldir. Duvarlar, 3 metre yüksekliğine kadar altı köşeli yeşil, açık ve koyu mavi arasında değişen çinilerle kaplanmıştır. Osman Hamdi Bey‘in dünyaca bilinen tablosu Kaplumbağa Terbiyecisi‘ni yaptığı yer olan hünkâr mahfeli, restorasyondan sonra eski ihtişamına yeniden kavuştu" diye konuştu. Sarı, Yeşil Camii‘nin 1684‘te, kubbeleriyle, tabhane kurşunlarının yenilendiğini belirterek, 1783 yılında kapsamlı bir onarımdan geçtiğini, 1881, 1893, 1940 tarihlerinde de onarım gördüğünü bildirdi.

16 Aralık 2009‘da başlatılan restorasyonun 24 Nisan 2012‘de tamamlandığını belirten Sarı, oldukça titiz yapıldığı için çalışmaların yaklaşık 2,5 yıla yayıldığını anlattı. Mürsel Sarı, restorasyonun 1,8 milyon liraya mal olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Restorasyon kapsamında altın işleri için 1,5 kilogram 24 ayar ezme ve varak altın kullanıldı. Mimar, sanat tarihi ve çini uzmanlarından oluşan kalabalık bir ekiple çalışıldı. Çalışmalar kapsamında en ince ayrıntısına kadar kalem işleri yapıldı. Çini işleri çok önemli. Bu konuda da çok titiz çalışma gerçekleştirildi. İç mekândaki kabaran çiniler yerinden alınarak arkalarındaki kabarık harç kalıntıları temizlendi, düzenine uygun şekilde yeniden monte edildi. Ayrıca tüm çiniler, non-iyonik sabunla temizlendi.

Cami içinde ve dışında çinilerin varlığının bilindiği halde parçaların bulunamadığı boşluklar, orijinal desen ve renklerde kalem işi olarak dekorlandı. Cami giriş ahşap kapısı, giriş ara kapısı, mihrap eyvanı, doğu ve batı büyük eyvanlar, pencere kepenkleri ve kapıları, minber, üst kata çıkış kapıları, cami içine bakan oda kapılarının ahşap yüzeyindeki cila kalıntıları temizlenip özgün ahşap yüzey ortaya çıkarıldı. Ahşap yüzeyindeki çatlaklar hazırlanan macunlarla çatlak ve delikler spatüller yardımı ile dolduruldu" dedi. Yeşil Camii, Vakıflar Haftası içinde, 11 Mayıs Cuma günü açılacak.

Muhabir: Haber Merkezi