Müslüman‘dan Sosyalist olur mu

Müslüman‘dan Sosyalist olur mu?

2009‘dan bu yana resmi bayram olarak kutlanmaya başlanan 1 Mayıs‘ta bu yıl dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Kutlamalar için her sendika, geçen yılın aksine ayrı bir şehirde boy gösterdi. Türk-İş Bursa‘da, Hak-iş Ankara‘da, DİSK Taksim‘de toplandı. Geçtiğimiz yıl birlikte Taksim‘de toplanan sendikalar bu yıl bir araya gelemedi.

Ancak diğerlerinin aksine DİSK, önceden planlandığı net bir şekilde belli olduğu kadarıyla, birçok ilde eş zamanlı etkinlikler düzenledi. Sol cenaha mesaj yüklü bu programlarda saat 14.00‘ı gösterdiğinde tüm yurt genelinde 1 dakika süreyle "faşizme karşı omuz omuza" sloganı attırıldı. Bütün bu seremoni tv ekranlarından canlı yayınla izlettirildi.

Bazıları ne var bunda diyebilir? Herkes kendi etkinliğini istediği gibi yapar denebilir.

Lakin, CIA şefi Graham Fuller‘in yakın zaman önce "Türkiye‘ye biraz da sol lazım" arzusunu bildiğimizden olsa gerek, "acaba yine birileri düğmeye mi bastı" dedik. Zira, Taksim‘i izlerken sol kesimin zorla bir araya getirilmeye çalışıldığı hissine kapıldık.

Peki doğruysa bile tutma ihtimali nedir böylesi bir projenin?

Sol kesimin bir türlü anlayamadığı bir gerçek var. Söyledikleriniz her ne kadar bir ölçüde doğruyu içeriyorsa da şayet söyleme üslubunuz buna uygun değilse muhatap kitleye mesajınızı ulaştıramazsınız.

"Faşizme karşı omuz omuza" sloganı atanlar geçmişte olsa MHP‘lileri kastediyor derdik, peki ya şimdi kimi hedefliyor? Cevap çok net, elbette bu ifadeyle İslami kesim töhmet altında bırakılıyor. Hâlâ milletin çoğunluğunun değerleri aşağılanıyor, hâlâ inançtan uzak yaklaşımlar sergileniyor. İşte bunun için bu tür atraksiyonlar pek sonuç vermez.

Bununla birlikte bir gerçeği göz ardı etmemek lazım! Açıklayalım.

Sosyalizme özenen Müslümanlar

1 Mayıs‘ın bir farklı yüzü de Müslüman Sosyalistler oldu. Kendilerine "Antikapitalist Müslüman Gençler" ismini uygun gören bu kesim, Fatih Camii‘nde gıyabi cenaze namazından sonra Taksim‘e yürüdü. Kamuoyunun dikkatini fazlasıyla çektiği için etkinlik hakkında daha fazla detaya girmeye gerek yok sanırım.

Sorulması gereken soru şu: Bu gençler neyi hedefliyor?

Şayet son dönemde bir kısım Müslümanların parayla-makamla girdikleri imtihanda kötü bir sınav verdikleriyse mesele olan, El Hak doğrudur, haklıdırlar deriz.

Eğer dertleri; rüşveti "hak" olarak gören, faizi "dünya gerçeği" olarak telakki edenlerle ise hak vermemek mümkün değildir.

Buna karşın, "iki yanlış bir doğru yapmaz" ilkesi gereği yanlış yanlışla düzeltilecek de değildir. Fütursuzca insanlığı kasıp kavuran kapitalizme karşı olmak, sosyalist olmayı hele hele Müslüman Sosyalist olmayı gerektirmez.

Merhum Milli Görüş lideri Erbakan Hocamız, Milli Görüş ile diğer ideolojilerin farkını "elbise" örneğiyle anlatırdı. Milli Görüş‘ün milletimizin kendi bünyesine uyan normal bir elbise olduğunu söyleyen Hocamız, dışarıdan gelme kapitalist-sosyalist görüşlerin, başkasının elbisesini giyen kimsede olduğu gibi ya kolu kısa, ya da paçası dizinde elbiseleri andırdığına dikkat çekerdi.

Evet, işte belki hakkında çok konuşulabilecek bu meselenin özü, özeti budur. Doğru tedavi için önce doğru teşhis yapmak lazım gelir. Antikapitalist olabilirsiniz ve hatta olmalısınız ama bununla birlikte antisosyalist olmanız da lazım gelir. "Ama sosyalizmin bazı yerleri İslam‘la uyuşuyor" derseniz, hiç yormayın kendinizi. Bunu belki sosyalizmin tatbikinden önce söyleseydiniz, inandırırdınız birilerini. Ancak yaşanılan acı tecrübeler maskenin düşmesini sağlamıştır.

İnsana değer vermeyen, sınıf farkını kaldırıyoruz ayağıyla halkı sömüren, Allah‘ın verdiği özgürlüğü ceberrutça engelleyen bir sistemi İslam‘la yan yana koymaya çalışmak insan zekasıyla dalga geçmek anlamına gelir.

Beşeri sistemlerden derman aramak, yapılacak en büyük gaflet olur. Kapitalizm ne kadar beşeri ise sosyalizm de o kadar beşeridir. Birbirinin alternatifi gibi gösterilen bu iki sistemin de kurucuları Siyonistlerdir. Maksatları, insanlığı ifsat edip Hak‘tan uzaklaştırmaktır. Çözüm adresi Hakk‘ın sistemi, İslam‘dır. O İslam ise ne kapitalistlerin ne de sosyalistlerin İslam‘ıdır. İslam, Allah ve Resulü‘nün bize haber verdiğidir. Konuyu yine Hocamızdan bir örnekle bitirelim.

Erbakan Hocamız, Siyonizm‘i anlatırken "timsah" benzetmesi yapardı. Timsahın alt çenesini kapitalizme üst çenesini de sosyalizme benzetir ve şu muazzam tespiti ortaya koyardı:

"Alt çene ile üst çenenin karşılıklı çarpışmaları birbirlerine düşmanlıklarından değil, ana gövdeyi, yani timsahı, yani Siyonizm‘i beslemek içindir."

Hocamızın bu uyarısını "arka bahçede top oynadığı" veya "hasta" olduğu için anlayamayanların bazıları abdestli kapitalist oldu, bazıları Müslüman sosyalist! O nedenle biz O‘nun timsah örneğini bir kez daha hatırlattık ki, "duymamıştık" diyen kalmasın. Ve Hak, yanlış adreste aranmasın.

04 Mayıs 2012 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Meclis lokantasında yemek ücretlerinin artırılmasını doğru buluyor musunuz?