Reklamı Kapat

Tiyatroların özelleştirilmesi

Tiyatroların özelleştirilmesi

Sanatın felsefesiyle uğraşan bir düşünür diyor ki, "Sanatçı toplumun aynasıdır, eğer bu ayna kirli olursa toplum da kirlenir, eğer bu ayna temiz olursa toplum da temizlenir"... Devlet ve Şehir Tiyatroları‘nın özelleştirilmesiyle ilgili sanatçılar ve hükümet arasındaki tartışma bu önemli sözü hatırımıza getirdi. Yüzyıllardır tartışılır; sanat sanat için mi yapılmalı? Sanat toplum için mi yapılmalı? Sanat elbette toplum için yapılmalı, toplum için üretilmeli, toplumun sosyo kültürel düzeyini yükseltmek, bedii anlayışların cilalanmasını sağlamak, kültür formasyonlarının belirli aşamalardan geçmesine yardımcı olmak için özellikle kurgulanmalı. Ama, sanatın kendisini "beğenen", sanatçının sırtına yüklenen şan, şöhret gömleğini de kaldırabilmesini sağlayan bir yönü de olmalı. Zaten, sanatın ve sanatçının kendisine hayran olan, beğenen o yönü olmazsa, sanatın kitleleri etkileyen, toplumu dönüştüren yönü de ortadan kalkmış olur. Önemli olan bütün bunları harmanlayabilmek, sanatçıların ürettiği o değeri halkın beğenisine ve sosyo kültürel düzeyinin yükseltilmesine hizmet edecek boyuta taşıyabilmektir.

Gelelim güncel tartışmaya... Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları özelleştirilmeli mi? Hükümet kendi cephesinden bakarak, "Devlet tiyatroları ve Şehir tiyatroları zarar ediyor. Geçen yılın rakamlarıyla gider 140 milyon, gelir 4 milyon" açıklaması yapıyor. Tiyatronun zarar etmesi meselesini özellikle tartışmamız gerekiyor. Toplumun eğlence ihtiyacını tüm yönleriyle karşılayan özel televizyonlar olduğu müddetçe, televizyon bir zehirli sarmaşık gibi hayatımızı kuşattığı müddetçe, tiyatroların zarar etmemesini beklemek mümkün mü? O zaman sormak gerekiyor: Tiyatroların zarardan kurtulması için ne yaptınız? Daha çok sahne açmak, belediyelere çok fonksiyonlu olarak tiyatro salonları yaptırmak ve inşa ettirmek dışında insanların tiyatro sevdasını körüklemek için neler yaptınız?

Tiyatronun sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda insanları eğiten, kültür formlarını yükselten yönünü daha çok yukarılara çıkarabilmek için başka neler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz? "Sanatçılar Devlet Tiyatrolarından maaş alıyor, Şehir Tiyatrolarından maaş alıyor, üstüne de dizilerde oynuyor. Biz onlara maaş vermek istemiyoruz. Özelleştirelim, ne halleri varsa görsünler. Biz onlara verdiğimiz haybeden maaştan feragat etmek istiyoruz?" Bu mudur tiyatro ve sanatçılar ile ilgili tüm derdiniz ve kaygınız?

Tiyatroların neden izlenmediği ya da tiyatroların daha çok izlenmesi yönünde atılacak adımları sanatçılarla birlikte düşünmek, tasarlamak ve kurgulamak daha doğru bir yöntem değil midir? Devlet Tiyatrolarından maaşlı tiyatrocu veya sanatçı profilinin bu son tartışmalardan sonra doğru bir algı oluşturmadığını biz de biliyoruz. Ama, özelleştirilecek devlet tiyatrolarının akibetinin de ne olacağı, ileride tamamen tiyatro sevdasının bir hüsrana dönüşebileceği noktasında bir kaygı mekanizmanız var mı?

Özel tiyatrolar bugün çok güç şartlarda, çok güç imkanlarla yollarına devam ediyorlar. Geçtiğimiz aylarda "Benimle Oynar mısın?" adlı oyununu seyrettiğim Behzat ve Süheyl Uygur Kardeşlerin, çalışma şartlarını yerinde inceleme imkanı buldum. Süheyl Uygur, sohbete başlar başlamaz, "Özel tiyatroların vergilendirmesi noktasında devletin bizleri rahatlatacak bir çalışma yapmasını bekliyoruz. Kazandığımız her şeyi vergiye veriyoruz" gibi bir eleştirisini sundu.

Televizyon dizilerinde deveyi hamuduyla götüren tiyatro sanatçılarının da şapkayı önlerine alıp, şimdiye kadar tiyatroların neden toplumla buluşturulmadığına dair bir özeleştiri yapmalarını bekliyoruz. "Rabbena hep bana" zihniyetiyle bu işler gelir bir gün böyle tıkanma noktasına gelir.

08 May 2012 - 01:10 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?