Reklamı Kapat

ABD ile çıkarlarımız örtüşüyor mu

ABD ile çıkarlarımız örtüşüyor mu?

NATO ve BM‘de belirleyici bir konuma sahip ABD ile Türkiye‘nin çıkarlarının örtüştüğü iddiasını doğru kabul etmek mümkün olabilir mi? Böyle olduğuna ABD ve Türkiye‘de gerçekten inananlar bulunuyor mu? Bu soruların ardından bir gazate haberine geçmek istiyorum.

Dünkü bir gazetede yer alan haberde ABD‘nin önemli düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi (CFR) tarafından yayınlanan rapordan söz ediliyor ve bu raporun yayınlanması vesilesiyle konsey üyelerinin basın toplantısı aktarılıyordu. "Türkiye-ABD İlişkileri:Yeni Ortaklık" adı verilen raporu hazırlayanlar ise ABD‘nin eski dışişleri bakanlarından Madleine K. Albrihgt ve ABD‘nin eski ulusal güvenlik danışmanlarından Stephen J.Hadley ile Ortadoğu uzmanı Steven A.Cook. Bu üçlü basın toplantısında AK Parti‘ye övgüler düzerek 10 yıldır başarılı olduğunu belirtmişler. Bu övgülerin ardından neyin geleceğini fazla merak etmeye gerek yok. Raporu hazırlayanlardan Hadley bir soru üzerine "Türkiye, ABD‘siz Suriye‘deki durumla başa çıkabilir ama ABD, Türkiyesiz Suriye‘deki durumla başa çıkamaz, işte bu iki ülkenin neden birlikte çalışması gerektiğini bir kez daha gösteriyor" cevabını veriyor. Sanki ABD Afganistan‘ı, Irak‘ı Türkiye ile birlikte işgal etmiş, Libya‘ya müdahale ederken Türkiye‘yi dikkate almışlar sanırsınız. İlk bakışta gurur okşayan bu yaklaşım. Ama üzerinde biraz düşününce Suriye konusu başından beri Türkiye‘ye havale edilmiş, Türkiye‘nin sırtı sıvazlanarak Suriye konusunda ABD elini ateşe sokmak yerine bu konuyu Türkiye eliyle çözmek istiyor görüntüsü ortaya çıkıyor. Ayrıca Suriye sorununu ABD‘nin çözmek isteyip istemediği de üzerinde durulması geren bir konu. Çünkü, olayların başlamasının ardından Suriye‘den ülkemize yoğun bir göç yaşanmış, gelenlerin önemli bir kısmı geri dönmüş olsa da hâlâ 25 bin civarında Suriyeli ülkemizde kamplarda barınıyorken ABD‘nin kılını kıpırdatmıyor olması dikkat çekici değil mi? Bu arada raporu hazırlayanlardan ABD eski dışişleri bakanı ile Ulusal Güvenlik konseyi Danışmanı Türkiye‘nin bugün yeni ve farklı bir ülke olduğunu, bu sebeple Beyaz Saray‘a ilişkileri "eşit iki ülke arasında güvene dayalı" yenileme çağrısında bulunuyorlar. Bundan sonra bu ilişkilerin nasıl olacakta eşit iki ülke arasındaki ilişkiye dönüştürüleceği ayrıca tartışılabilir ama ilişkilerin şimdiye kadar eşit iki ülke arasında seyretmediği açıkça görülüyor. Bir bakıma bir itiraf söz konusu.

Kaldı ki ABD‘nin İsrail ile ilgili dış politikasında ciddi bir değişiklik olmadığı, İslam dünyasını yeniden düzenlemeye yönelik çalışmalar devam derken bu ilişkiden Türkiye‘nin çıkarı olabilir mi? Hâlâ İsrail Mavi Marmara gemisinde katlettiği 9 insanımızın hesabını vermemiş, ABD bunun için İsrail‘i zorlayıcı hiçbir adım atmamış iken iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı çıkarları koruyacağını düşünmek mümkün olabilir mi?

Kısacası öncelikli olarak ABD‘nin bölgemizdeki varlığının, ısrarla bölgemizdeki güçlerini artırmayı sürdürmesinin sorgulanması gerekiyor. Kendi vatandaşının refah seviyesini yüksek tutmak adına bölgenin tüm zenginliklerine el koymak anlaman gelen Irak işgalini demokrasi ve insan hakları gibi bir takım kavramlarla izah etmeye çalışmak dünyayı ve özelliklede bölge ülkelerini aptal yerine koymak anlamına gelmez mi?

Bu arada yukarıda aktarmaya çalıştığım haberin hemen altında yer alan bir haber daha vardı. Haberde 1 Mayıs 1977‘de Taksim‘de yaşanan katliamdan yıllar sonra gazeteci Coşkun Aral‘ın bir Pentagon yetkilisine "Sizde orada mıydınız?" sorusuna o yetkilinin, "Bizim çocuklar her yerde olur biliyorsunuz. Orada da vardı ama sanırım ilk ateşi açanlar bize gerek duymadan bu işi yaptılar" dediğini aktarıyor. Amerikalıların ülkemizdeki bir mitingde ne işleri olduğunu sorgulamaya gerek duymayanlar sanıyorum sadece beyinlerini ABD‘ye kiralamış olanlardır. Oraya mitingi izlemeye mi yoksa mitingi provake etmeye mi gittiler? gibi sorular sıralamayada gerek yok. Çünkü, Pentagon yetkilisi verdiği cevapla elemanların Taksim‘e miting izlemeye gitmediklerini zaten itiraf ediyor. Bu bakımdan Türkiye çıkarlarını ABD‘nin eteğine yapışarak koruyamaz. Bunu artık herkesin görmesi gerekiyor. Bu görülmelidir ki yeni dünya düzeninde ABD‘nin rolünü azaltacak adımlar düşünülmelidir.

11 May 2012 - 00:40 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?