Karabük‘te, 40 yaşındaki Ünzile Başkurt, ‘‘o benim her şeyim‘‘ dediği 8 yaşındaki engelli oğlunu her gün okula götürerek onunla derslere giriyor. Karabük‘te Kurtuluş Mahallesi‘nde yaşayan 40 yaşındaki Ünzile Başkurt‘un evliliğinin 12. yılında dünyaya gelen oğlu Atakan‘ın (8), henüz bir kaç aylıkken geçirdiği ‘‘Cerabral Palsyli‘‘ hastalığı sonucu bedensel ve zihinsel engelli olması hayatını değiştirdi. Hastalığının başlangıcından itibaren oğlunun her türlü ihtiyacını karşılayan Başkurt, evladının geçen yıl eğitim çağına girmesi üzerine, hafta içi her sabah Safranbolu ilçesinde bulunan Hasan Gemici Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi‘ne oğlu Atakan‘la gidiyor, onunla birlikte derse girip, teneffüse çıkıyor. Evde ise hem eşi ve diğer iki oğlu için yemek yapan, onların günlük ihtiyaçlarını karşılayan anne Başkurt, engelli oğlunun tuvalet, yemek, giyinme gibi ihtiyaçlarını da yerine getiriyor. Başkurt, 8 yıldır bir defa dahi usanmadığını, oğlu için hayatını feda ettiğini belirterek, tek isteğinin onun diğer çocuklar gibi olabilmesi olduğunu söyledi.
O benim her şeyim
Hastalığı öğrendikten sonra doktora ilk sorduğunun ‘‘yaşayacak mı?‘‘ olduğunu ve ‘‘yaşayacak‘‘ kelimesini duyduktan sonra ise onun gözü, kulağı, eli ve ayağı olmaya karar verdiğini ifade eden Başkurt, şöyle konuştu:
‘‘Oğlum Atakan dünyaya geldiğinde ve kucağıma ilk aldığımda neler hissettim anlatamam. Nur topu gibi bir oğlum olmuştu. Onu öptüm. Kokladım. Bana yeni bir heyecan getirmişti. Oğlum bir gün nöbet geçirdi, ateşi çok yükseldi, doktora götürdük. Doktor bana ne olduğunu bilmediğim ‘‘Cerabral Palsyli‘‘ hastalığına yakalandığını söyledi. Çok üzüldüm. Doktor bana işimin zor olduğunu oğlumun artık tamamen bize ihtiyacı olduğunu ifade etti. O anlattıkça ben sustum. Ben o gün yaşadığım sürede onun her şeyi olmaya karar verdim. Sarıldım ona sımsıkı ve 8 yıldır bırakmıyorum. O benim her şeyim, evladım.‘‘




