"Engelli okulları, ihtiyacın 100‘de birini karşılıyor"

"Engelli okulları, ihtiyacın 100‘de birini karşılıyor"

ANKARA - Canda Özür Olmaz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Öztürk, engellilerin tümünün yeterli eğitimi alabilmeleri için 20 bin yeni okula ve 50 bin öğretmene ihtiyaç olduğunu belirtti.

Öztürk, Türkiye‘deki engellilerin sorunları ve çözüm yollarına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye‘deki engelli nüfusun yüzde 36‘sının okuma yazma bilmediğini, bunun da eğitim seviyesi düşük bir engelli kitlesi anlamına geldiğini belirtti. Öztürk, ‘‘Bu olumsuz tablo, aynı zamanda yoksulluğun da göstergesidir. Eğitimsiz engelliler istihdam edilememekte, sosyal güvenceye sahip olamamaktadır‘‘ dedi.

Türkiye‘de işitme ve konuşma engelliler için 47, görme engellilere yönelik 19, zihinsel engellilere eğitim veren 113, otistik engelliler için ise 31 okul bulunduğunu kaydeden Öztürk, toplamda yaklaşık 200 olan okul sayısının çok yetersiz kaldığını söyledi.

Engellilerin tümünün yeterli eğitimi alabilmeleri için 20 bin yeni okula ve 50 bin öğretmene gereksinim duyulduğunu ifade eden Öztürk, ‘‘Türkiye‘nin engelli profili de göz önünde bulundurularak, okulların planlaması ihtiyaca göre yapılmalı‘‘ diye konuştu.

-‘‘Türkiye‘de engelli nüfusun yüzde 12‘si istihdamda‘‘-

Engelli bir çocuğun özel eğitime gereksinim duyduğunu, bunun da çok büyük bir maddi külfet oluşturduğunu kaydeden Öztürk, ‘‘Buna tedavi ve ilaç masrafları da eklenince yoksul değilseniz bile hızla yoksullaşmanız kaçınılmaz oluyor‘‘ şeklinde konuştu. Öztürk şu hususlara dikkati çekti:

‘‘Eğitilerek topluma kazandırılan engelli, özelde aile ekonomisine, genelde de ülke ekonomisine katkıda bulunur. Tüketen değil üreten insanlar olur. Gelişmiş ülkelerde engellilerin temel eğitimden sonra yetenekleri doğrultusunda ve arzu ettikleri alanda eğitimlerini tamamlaması sağlanıyor. Aldıkları eğitim doğrultusunda istihdam edilmeleri, engellilerin başarılı olmalarının da temelini oluşturuyor.‘‘

Engelli nüfusun ancak yüzde 12‘sinin istihdamda yer aldığına işaret eden Öztürk, ortopedik, görme, işitme, konuşma ve zihinsel engellilerin yaklaşık yüzde 48‘inin, sürekli hastalığı olanların ise yaklaşık yüzde 64‘ünün sosyal güvenliği bulunmadığını söyledi.

-Çözüm yolu eğitimden geçiyor-

Mustafa Öztürk, Türkiye‘deki engellilerin sorunlarının çözümü için ‘‘engellilerin eğitilmesi‘‘, ‘‘engelli bilincinin oluşturulması‘‘ ve ‘‘yeni engellilerin ortaya çıkmasının önlenmesi‘‘ kapsamında 3 aşamalı bir planın uygulanması gerektiğini söyledi.

Engellilerin ancak eğitilerek topluma kazandırılabileceğine işaret eden Öztürk, okuyamayan, kapasitesi sınırlı, imkanı kısıtlı engelliler için de meslek edinme kursları açılabileceğini kaydetti.

Bireylerin, genelde engellilik olgusunu bilmediğini, özür gruplarını tanımadığı için engellilerin başarabilecekleri konusunda ön yargısı bulunduğunu ifade eden Öztürk, toplumun engellilik kavramından başlayarak eğitilmesinin önemini vurguladı. Öztürk, devletin yeni engellilerin ortaya çıkmasını önleyecek tedbirler alması gerektiğini de dile getirdi.

Tüm bunların yapılabilmesi için engellilerle ilgili kapsamlı verileri içeren ‘‘Bilgi Bankası‘‘nın bir an önce oluşturulmasının önemine işaret eden Öztürk, buradaki verilerin, istihdam ve eğitim başta olmak üzere engelli politikalarının oluşturulmasına kılavuzluk edeceğini kaydetti.

-‘‘Şefkat ve acıma çok ciddi sorun‘‘-

Geçirdiği kaza sebebiyle iki kolunu kaybeden ve protez yardımıyla yaşamını devam ettiren Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkan Yardımcısı Turan Hançerli de engellilerle ilgili yasal düzenlemelerin olumlu olduğunu ancak sonuçlarının alınması için zamana  ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Engelli sorunlarının sadece yasalarla çözülemeyeceğine işaret eden Hançerli, bunun bir kültür problemi olduğunu, Türkiye‘de engelliye bakış ve algılayışta çok ciddi hata ve yanlışlar bulunduğunu söyledi.

‘‘Şefkat ve acıma içeren bakış açısı, engelli sorunlarının aşılmasında çok ciddi bir sorun‘‘ diyen Hançerli, şunları kaydetti:

‘‘Acımanın yerine ‘Bu kişinin haklarından acaba hangisini gasp ettik, hangisini veremedik de yaşamında zorluklar çekiyor‘ diye düşünülmesini öneriyorum, çünkü gerçeklik de bu aslında. Tekerlekli sandalyeyle yaşamını devam ettiren bir arkadaşım için önüne basamak çıkmadıkça sorun yok. Yeter ki bu engeller konulmasın.‘‘

15 May 2012 - 11:52 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?