Kur‘an rehberliğinde yeniden yapılanmak

Kur‘an rehberliğinde yeniden yapılanmak

Yetmiş haftadan beri Maide Sûresi üzerinde çalışıyoruz, yetmişinci hafta notlarından aktarıyorum. Bu sûre bize yerinden yönetimi, site yönetimini, bucak yönetimini ve ilçe yönetimini anlatmaktadır. Yüz dairelik apartmanlar yapılarak "ocaklar" ve "semtler" oluşturulacaktır. On semtin birleşmesinden "bir bucak" oluşacaktır. On bucak da "bir ilçeyi" oluşturacaktır. İlçe nüfus olarak otuz bin ile yüz bin kişi büyüklüğündedir. İlçe merkez bucaklarının özelliği halkın buralarda iş yapması, üretilen malların burada kontrol edilmesidir. Bir köyde oturan kişi ilindeki herhangi ilçede iş yapabilir. Akşamüstü gelemese bile haftada bir eve gelip gidebilir. Bölge ve ülkeler de merkez illerdir, statüleri aynıdır.

Nuh Tufanı sonrası yani Hazreti Nuh peygamberden beri başlayan uygarlaşma sayesinde adım adım bugünkü seviyeye gelmiş bulunuyoruz. Teknoloji bakımından sorunlar çözülmüştür. Haberleşme, ulaşım, aydınlanma ve makineleşme çok ileri gitmiştir. Hukuk ise oluşmamıştır. Bu sûre bize III. bin yıl uygarlığı döneminde bucaklarda uygulanacak hukuku anlatmakta, bunu Müslüman ve Hıristiyanların yapacaklarına işaret etmektedir...

Soruşturma hukuku nasıl oluşacaktır? Âhirette soruşturmayı yapan Allah‘tır. Bu dünyada da soruşturma topluluk adına yapılır. Herkes soruşturma yapamamaktadır. İlçede soruşturma hizmetlileri vardır, bunlar kamuca atanmışlardır, resmî olarak görevlidirler. Bunların ücretleri bütçeden verilmektedir. Davacı soruşturmacıları işte bunlardan seçer. Bunlar topluluk adına soruştururlar. Görev il dayanışması tarafından verilmişse il içinde her yerde soruşturma yapabilirler. Eğer bucak dayanışması tarafından görevlendirilmişse o zaman soruşturmacı ancak o bucak içinde soruşturma yapabilir. Hakemlerin kararı ile hüküm ifade eder. Şahitlerin şehadetine karşı hakemlere gidilebilmektedir.

Başlangıçta İsrail oğullarının fitnesi ile büyük zulüm yapılmış ama sonra onlar zulmedemez hâle gelmişlerdir. Sonraları Hıristiyanlar Yahudilere zulüm yapmışlardı. Sonunda İsrail oğulları ile Hıristiyanlar anlaşmış ve bugünkü uygarlığı birlikte kurmuşlardır. Ne var ki İsrail oğulları rahat durmamış, devamlı olarak Hıristiyanların arasına düşmanlığı sokmuş ve savaştırmışlar, Birinci ve İkinci Cihan Savaşları milyonlarca insanın kanına mal olmuştur. Hıristiyanlara asıl yaptıkları zulüm Hıristiyan halkını ahlâksızlaştırarak soykırımına sokmasıdır. Bugün bütün yeryüzünde Hıristiyanların nüfusu azalmaktadır. Teşviklerle dahi nüfuslarını koruyamıyorlar. Oysa diğer din mensuplarının nüfusları artmaktadır...

Uygarlaşma sonunda insanlar dirilmektedir. Sömürü sermayesinin yaptığı uyuşturucu iğneleri ortadan kalkacaktır. Uyuşturucu içmek serbest, uyuşturucu satmak yasaktır. Mafyalar oluşturuluyor ve gençler uyuşturucuya alıştırılıyor. Oysa uyuşturucu ticareti serbest olacak, içenler sürgün cezası ile cezalandırılacaktır. Kişilerin uyuşturucu aldığı çok kolay tesbit edilmektedir. Uyuşturucu kullananlar "uyuşturucular sitesine" sürülür, tedavi edilir veya orada ölürler. Onlar oradan çıkamazlar ama yakınları istedikleri zaman oraya giderler, isterlerse oralarda kalırlar. Uyuşturucu ticareti serbest olunca çok ucuzlar, böylece uyuşturucu mafyası da ortadan kalkar, anarşi ve (PKK gibi örgütler yani) terör de biter.

Sömürü sermayesi Hıristiyanlara karşı müsbet ilmi silah olarak kullandı ve böylece tüm insanlığı dinsizleştirdi, ahlâksızlaştırdı. Dünyayı diktatörlükle idare ediyordu. Müsbet ilim bazı bâtıl inanışları çürütünce tüm dini inançlar bâtıl oluyordu. Ne var ki 20. yüzyılın ilmî hamleleri tam tersini yaptı. İlâhi kitaplarda olanları tasdik etti. Böylece beyyinat ile insanlar tekrar şeriata, tekrar hak dine dönmeye başladı. Bu müsbet ilmi de Hıristiyanlar ortaya koymuşlardır. Biz onlardan öğrendiğimiz bu ilimlerle "Adil Düzen"i oluşturuyoruz. Kur‘an bunları olduğu gibi bize anlatmaktadır. Her şeyi yapan Allah‘tır. Allah kendi nurunu kıyamete kadar aydınlık içinde tutacaktır. Bu âyetler bize bir uygarlığın kurucusu tarafından adlandırılmasının ve o ümmetin onunla anılmasının doğru olduğunu da ifade eder. Hazreti İsa kimsenin babası değildir ama tüm Hıristiyanlar onun devamıdır. Herkes değil sadece küfredenler "bu büyüdür" demeye başladılar, ilmî gerçekleri çarpıtmaya başladılar. Faizin yararlı olduğuna, zinanın hak olduğuna fetvalar vermeye başladılar, isyanı hürriyet yaptılar. "Küfredenler" burada marife olarak getirilmiştir. Bunlar Yahudi sömürü sermayesi sahipleridir. Bunların safsatalarıyla insanlık biraz daha mücadele edecektir...

17 May 2012 - 01:01 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?