Reklamı Kapat

Prof. Dr. Özdemir:Alternatif tıp "umut" taşımıyor

Prof. Dr. Özdemir:Alternatif tıp "umut" taşımıyor

TRABZON - Tedaviyi destekleyici niteliği bulunan tamamlayıcı tıp ile hiçbir bilimsel değer taşımayan alternatif tıbbın birbirine karıştırıldığı, bu durumun ciddi sağlık sorunları doğurabileceği bildirildi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyyaz Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, farklı konuları ifade eden tamamlayıcı tıp ile alternatif tıbbın sadece Türkiye‘de değil, dünyada da karıştırıldığını söyledi.

Tamamlayıcı tıbbın ana tedaviyle birlikte yürütülebildiğini ifade eden Özdemir, ‘‘Yani hasta ameliyat olacaksa ameliyat olduğu, üzerine radyoterapi aldığı, kemoterapilerin uygulandığı, hormonal tedaviler gibi ana tedavilerin devam ettirildiği ancak bunun yanında hastaya katkı sağlayacağı düşünülen tamamlayıcı tedavilerdir.

Alternatif tıp ise tamamen farklı bir yaklaşımdır. Alternatif tedavi, ana tedavinin yerine başka, kanıtlanmamış, üstünlüğü hiçbir şekilde gösterilmemiş, arkasında bilimsel ve tıbbi datası olmayan, sanki bir tedaviymiş gibi sunulan yöntemlerdir‘‘ dedi.

Prof. Dr. Özdemir, tamamlayıcı tıbbın ana tedavinin etkinliğini artırmaya yönelik olarak, halkın da bildiği, kullandığı zencefil, nane gibi bir takım ürünlerin yanında aküpunktür, masaj ve müzik terapisi gibi bir takım terapilerle, tedavi uyumunu artırmak amacıyla hastaya katkı sağlayan uygulamalar olduğunu vurguladı.

Örneğin, bulantı ve kusma tedavisinde standart olan tedavilerin yanına ilaveten zencefili de bazen hastalara önerdiklerini anlatan Prof. Dr. Özdemir, ‘‘Halkımızın bildiği nane limon, bir tamamlayıcı tıptır. Tamamlayıcı tıpta zaten olası bir zarar söz konusu değil. Bunlar çünkü yıllardır bilinen, halk arasında da kullanılagelen bir ürünlerdir. Ama alternatif tıp, bilimsel bir datası olmamakla beraber, zararlı olma ihtimali bulunan yöntemlerdir. Bu tür yöntemlerde bilimsel tedaviyi yarım bırakmanın yanı sıra kullanılan yöntem de hastayı çeşitli olumsuzluklara sevk edebilir.  İşte bu yüzden tüm bilimsel çevreler alternatif tıbba şiddetle karşıdır‘‘ diye konuştu.

-‘‘Bilimsel olmadığı için itibar edilmemeli‘‘-

Prof. Dr. Özdemir, hastalara ana tedaviyi hiçbir şekilde bırakmamaları ve uzman denetiminde olmalarını tavsiye ederek, şunları söyledi:

‘‘Çünkü, artık ülkemizde maalesef adı doktor olan bazı kişilerde, bu tür kanser tedavilerine karşı bir takım doğru olmayan uygulamalar görüyoruz. Halkımızın bilinç seviyesini artırmamız lazım. Tamamlayıcı tıbbı biz zaten ana tedaviyi üstlenen hekimler olarak yapıyoruz. Hastalarımıza bazen kendimiz de öneriyoruz. Bazen bir takım ilaçlarda önerebiliyoruz. Örneğin balık yağı gibi bir ilacı da önerebiliyoruz. Bağışıklık sistemini artırdığı dolaylı kanıtlarla gösterilmiş ilaçlar da kullanabiliyoruz ama bunu kendi gözetimimizde, ilaç etkileşimlerini bilerek, hastayı birebir takip ederek ve uzun yılların getirdiği deneyimle uyguluyoruz.

Alternatif tıpta böyle değil. Alternatif tıp, uzman olmayan kişi tarafından, ana tedavi standart olan, tüm dünyada kullanılan, pozitif bilimin ürettiği veriler kullanılmadan, bunlar bir yana itilerek, tamamen bir varsayım ve tahmine dayalı olarak yürütülmesi usulüne dayanır. Bilimsel olmadığı için alternatif tıbba hiçbir şekilde itibar edilmemeli.‘‘

Avrupa‘da ve Amerika‘da tamamlayıcı tıp ve standart tedavilerin bir arada yürütüldüğünü, kendilerinin de bunu yapmaya çalıştıklarını ifade eden Özdemir, şöyle devam etti:

‘‘Bu tedavilerde hastanın uyumunu ve tedavileri tamamlamasını sağlayıcı bir takım tedaviler veriyoruz. Örneğin kalın bağırsak, meme kanserlerinde kullanılan ilacımız var ve bu ilacın bir yan etkisi söz konusu. Ellerde, ayaklarda döküntülere sebep olabiliyor. Kınanın buna pozitif etki ettiği gösterilmiş. Kına sürüldüğü zaman ilacın yan etkisi azalıyor. Bundan yola çıkarak tamamlayıcı tedaviyi halkımıza uygulayabiliyoruz. Ama bunu tamamen tecrübeye dayanarak ve elde ettiğimiz somut doneler yardımıyla uygulayabiliyoruz. Bu bir tamamlayıcı tıptır. Ancak mutlaka ilgili uzman hekimin gözetiminde kullanılmalıdır.

Asla ve asla uzman olmayan kişilerin, örneğin ‘21 gün sonra tedaviye cevap alınır, şöyle bir şifalı bal var, tedaviyi bırakın 21 günde tümör küçülür‘ şeklindeki sözlerine itibar edilmemelidir, bunlar tamamen alternatiftir. Bu ana tedavinin bırakılmasının zararından öteye tıbbi olarak da insana zarar verebilir.‘‘

-‘‘Müeyyideler getirilmesi gerekiyor‘‘-

Prof. Dr. Özdemir, kendisine sürekli alternatif tedaviden fayda bulan hastası olup olmadığının sorulduğunu belirterek, şunları kaydetti:

‘‘5 yıldır sadece kanserle ilgilenen bir kişi olarak benim bunu görmem gerekirdi ama maalesef hiçbir hastada görmediğim gibi bu tür yöntemleri kullandığı için böbreği bozulan, diyalize giren, karaciğer yetmezliğine giren hastalar gördük. Maalesef ‘bir umut‘ yaklaşımı Türkiye‘mizde de tüm dünyada olduğu gibi var ve bu durum bazı çevrelerce rant kapısı olarak görülüyor. Bu konuda ülkemizde bir takım müeyyidelerin getirilmesi gerekiyor.‘‘

18 May 2012 - 10:52 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?