Reklamı Kapat

AKP Partiokrasisi

AKP Partiokrasisi

Başbakan Erdoğan, Global kapitalizmin beşiği konumundaki ABD‘nin reel politik anlayışını aynen benimsemesinin ardından, yeni Anayasa hazırlığı aşamasında "başkanlık" formülünü ortaya atması ile gerçek amacını da ortaya koymuş oldu.

Esasen, Başbakan Erdoğan, "başkanlık" formülünü kamuoyunun önünde dillendirmeden çok daha önceden ön hazırlıklarını yapmış, fakat yasaklı olduğu dönemde yaşanan belirsizlikler onun bu önemli adımı atmasını geciktirmiştir.

AKP‘nin kuruluş döneminde, Erdoğan‘ın akındaki fikir AKP‘den çok Demokrat Parti projesi idi. Fakat Demokrat Parti Genel Başkanlık yarışında Cüneyt Zapsu‘un başarılı olamaması onun hayalindeki projenin en önemli ayağı olan "Demokrat Parti" nosyonunun bir anda ortadan kalkmasına neden oldu.

Başbakan Erdoğan, ABD‘deki "Demokrat Parti" benzeri olan Türkiye‘deki Demokrat Parti‘nin başına geçerek, halkın tek başına iktidara getirmesi uzak ara bir ihtimal olan CHP‘yi de muhalefet eksenine yerleştirerek, iki partili bir Başkanlık sistemini Türkiye‘ye yerleştirmek için büyük bir çaba içerisine girmiştir. O dönem bu ince siyaseti fark eden rahmetli Erbakan Hoca, Başbakan Erdoğan‘ın bu planını çok usta bir siyasi manevra ile önlemeyi başarmıştır. Zekice atılmış olan bu adım, "siyasi doktora tezi" niteliğini taşımaktadır.

Bu projeden bir türlü vazgeçmeyen Başbakan Erdoğan, anayasa çalışmasıyla bu fikrini yeniden hayata geçirmeye çalışmaktadır. Tek arzusu iki partili potada, her biri yekdiğerinin karşıtı olduğu dual bir sistemdir. Bu konuda Erdoğan‘ın, hemen hemen bütün konuşmalarında sürekli olarak CHP‘den bahsetmesi ve CHP‘yi gündemin en üst noktasına taşımaya çalışmasının perde gerisinde ABD tarzı bir başkanlık sistemi yatmaktadır.

Bunun için en geçerli akçe olarak, İnönü dönemindeki CHP‘nin icraatlarını sürekli gündeme taşımak, onun için bu ayrışmanın en iyi formülü olsa gerek. Bu şekilde, Türk siyasetinin geri besleme mekanizmalarını harekete geçirerek, geçmişe yönelik dürtülerin yeniden ortaya çıkmasını sağlamaya çalışmaktadır. Böylece sol kesimin CHP etrafında kenetlenmesini sağlamaya çalışmaktadır.

Böylece, iki parti formatlı yeni bir siyasi manifesto üzerinde CHP ile antat sağlamaya çalışmaktadır. Bu koşullarda Erdoğan‘ın, beyninde şekillendirdiği ve her fırsatta CHP‘yi ön plana çıkaran söylemleriyle, AKP ve CHP aksı üzerinde gelişme gösterecek bir başkanlık sistemi isteği, arkaik (eskimiş) bir metafordan farklı bir anlam taşımamaktadır.

Pratikte partiokrasi (AKP-OKRASİ) anlayışı ile ülke politikasına yön vermeye çalışan ve toplumun isteklerini en asgariye indirgeyen, gündemi kendi politikaları doğrultusunda belirlemeye çalışan, demokratik baskı unsurlarıyla toplumun geniş ölçeği üzerinde hükümranlık kurmaya çalışan Başbakan Erdoğan, bir yandan da çağdaş demokrasi ve özgürlükler adı altında, yeni anayasa çalışmasının ilk gündem maddesi olarak başkanlık sistemini ortaya koyması ile birlikte, mutlak iktidarını pekiştirmeye yönelik olan bir planın ana hatlarını da ortaya koymaya çalışmaktadır.

Bütün bu gelişmeler, Ortadoğu‘da giderek yalnızlaşan ABD‘nin, Başbakan Erdoğan‘ın yeni anayasa hamlesi ile sadece Türkiye‘nin dış politikasını yönetmekle kalmayacak, iç politikasında da daha güçlü ve söz sahibi olacağı bir anlayışı ortaya koymaya çalışmaktadır.

Global sömürüye yönelik politik adımlarla, anayasa çalışmalarında ön plana çıkarılmaya çalışılan başkanlık sendromu ile Başbakan Erdoğan, politik gücü eline alacak şekilde geniş ufuklu bir anayasal çalışma ile gönlünde yatan aslan olan "başkanlık sistemi" konusunda ne derece bir başarı elde edebileceği merak konusudur. AKP ile ABD arasındaki dış politikada yaşanan yakınlaşma, yavaş yavaş "iç" politikada da sınırı belirlemede giderek kristalleşmeye başlamaktadır. Başbakan Erdoğan‘ın, 5 5 formülüne göre on yıl süreyle başında olmayı amaçladığı Başkanlığa ilişkin amacına ulaşıp ulaşamayacağı TBMM‘de muhalefetin takınacağı duruma bağlıdır.

Yürütme gücünü elinde tutarak "başkanlık hükümeti" ile Çankaya‘ya çıkmayı hedefleyen Başbakan Erdoğan‘ın, bunu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği merak konusudur.

19 May 2012 - 01:46 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?