İslam hukuku nedir

İslam hukuku nedir?

Prof. Dr. Ahmet Akagündüz tarafından kaleme alınan İslam hukukuna dair muazzam eser, 3 ciltten müteşekkil ve Osmanlı Araştırmaları Vakfı tarafından yayımlandı. Eser, alanında en hacimli olmasıyla Türkiye‘de bir ilk olma özelliği taşıyor.

bugün dünya büyük bir köy haline gelmiş bulunmaktadır. Şu anda dünya dediğimiz bu büyük köyde 1,5 milyardan fazla Müslüman yaşamaktadır. Bunların bir kısmı dindar Müslümanlardır; ellerinden geldiğince İslamî hükümlere göre yaşamaya çalışmaktadır. Bu arada diğer bir kısım ise, dindar bir hayat yaşamamakla birlikte, bu kuralların Allah‘tan (Kur‘an), O‘nun Peygamber‘inin yorumlarından (Sünnet), yahut Müslüman hukukçuların icmâlarından ve nihayet kıyas yoluyla İslam‘ın temel kaynaklarından çıkarılan hükümler olduğuna inanmaktadırlar. Müslümanların çoğunluğu bu doğrultuda düşünmekte ve yukarıda zikredilen tespitlere katılmaktadırlar.

İslam hukukunu Müslüman devletler uygular

Burada unutulmaması gereken bir önemli husus da şudur: sadece yetkili Müslüman devletler ve hükümetler, İslam hukuku ile alâkalı uygulama otoritesine sahiptirler. Müslüman bir fert, İslam hukukunu üçüncü kişilere karşı uygulama salahiyetine ve icra gücüne sahip değildirler.  İslam hukuku, hiçbir Müslüman ferdin İslam hukukunu üçüncü kişilere karşı uygulama salahiyetine ve icra gücüne sahip olduğunu söylememektedir. İslam hukuku açısından, bu konuda Müslüman bir ferdin cesur bir kahraman, nefret, terör ve tahrip sonucunu doğuran gayr-ı ahlakî ve gayr-i meşru plan ve tertipleri inceden inceye planlayan bir kişi olması hiçbir önem ve mana ifade etmemektedir. Sadece ve sadece özel bir eğitim almış ve yeterli vasıfları bulunan, ayrıca da Müslüman devletlerin yetkili makamları tarafından elinde yetki belgesi olan şahıslar, İslam hukuku konusunda fetva vermeye yetkilidirler. Her Müslüman fert asla Müftü olacak diye bir kural yoktur. Müftü olabilmek için çok ağır şartlar aranmaktadır. Hukûk tarihçilerinin ve tarihçilerin yakından takip ettiği ve 12 ciltte tamamlanması umulan Osmanlı Kânûnnâmeleri ve Hukûkî Tahlilleri adlı eser, bütün dünya kütüphanelerinde haklı yerini ihraz etmiş bulunmaktadır.

Şer-İ Şerif

Şer-i Şerif, hem devlet ve hem de İslâm yöneticisinin sıfat ve iktidarını çok iyi tayin etmiştir. Ancak zaman ve zemine göre değişebilen idare tarzı ve memleketin sosyal, iktisadî ve idarî nizamı hakkında pek az çerçeve hükümler vaaz etmiştir. İşte İslâm yöneticisi kendisine tanınan yetki çerçevesinde sınırlı yasama gücünü kullanabilir. Bunun için Kanunî Sultan Süleyman, 1519 ve 1566 senelerinde mülkî ve askerî meseleler hakkında bir kanun tanzim etmiştir, bu kanun 1846 senesine kadar yürürlükte kalmıştır. Sonraları meydana getirilen nizâmât ile çoğu hükümleri tashih ve ta‘dil olunmuştur.

Eser 12 cildi bulacak

12 cildi bulacak olan kısım Kânûn-ı Münîf kısmıdır ki, genelde Kamu Hukûku‘ndan Anayasa, İdare, Askeri Hukûk, Ta‘zir Cezaları ve Mali Hukûk‘un bazı konuları gibi alanları ve Özel Hukûk‘tan ise sadece, Arâzî Hukûku ve Ülül-Emre havale edilen yüzde 15‘lik kısmını ihtiva etmektedir. İsteyenler bu dediklerimizi bahsettiğimiz Kânûnnameler ile mukayese edebilirler. Geriye kalan yüzde 15 veya yüzde 20‘lik kısmın gerisinde kalan yüzde 85 yahut yüzde80‘lik hükümler ise, Şer-i Şerif denilen ve tamamen fıkıh kitaplarında yahut bunlardan istifade olunarak takdim edilen Mecelle gibi kânun kitaplarında mevcut olan hükümlerdir. İşte Mukâyeseli İslâm ve Osmanlı Hukûku Külliyâtı adlı bu eser daha evvel 1986 yılında Şer-i Şerîf hükümlerini derleme iddiasıyla yayımlanmıştır. Haklı olarak hem Türkiye‘deki Üniversiteler ve hem de önemli dünya üniversiteleri kütüphanelerine girdi ve istifâdeye vesile oldu.

Osmanlı kanunnameleri

Eserin tamamı 3.000 sayfayı geçti ve ebadı da Osmanlı Kanunnameleri‘yle aynı olan dev bir çalışma haline geldi. Üç büyük ciltte tamamlanan bu eser, müftüler ve vâizler için bir fetvâ ve fıkıh el kitabı; hukuk tarihi öğrencileri ve araştırmacıları için tam bir başvuru eseri; ilahiyatçılar ve özellikle de İslâm Hukuku alanında merakı olanlar ve araştırma yapacaklar için olmazsa olmaz bir temel kaynak ve nihayet hukuk alanında çalışan hâkimler ve yasama organları üyeleri için ise tam bir mukayeseli hukuk külliyâtı olma özelliğini taşımaktadır. Zira Mecelle ve onu takip eden dönemleri içinde telif edilmiş bütün kanunlaştırma hareketlerinin meyvelerini, resmi ve gayr-ı resmi olanlarıyla birlikte bu eserde bulmak mümkün. Külliyatın son cildine 120 sayfayı bulan bir İslam ve Osmanlı Hukuku Kaynakçası eklendi. Arapça kaynaklardan önemli olanlarına işaret ederken, Batı dillerinde telif edilmiş kaynaklar da ihmal edilmedi. Bu konuda gelecek ilavelere açık bu eser. Ayrıntılı bir kavram fihristi var. Bunu hazırlarken teknolojinin bütün imkânlarından yararlanılmış. Eserin 1986 yılında yapılan ilk ve kısa baskısına göre hem baskı kalitesinde ve hem de tashihlerde önemli ilerlemeler kaydedilmiş. Prof. Dr. Ahmet Akagündüz tarafından kaleme alınan  eser 3 ciltten müteşekkil ve Osmanlı Araştırmaları Vakfı tarafından yayımlandı.

29 May 2012 - 22:31 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?