Reklamı Kapat

Papa, Makyavelli ve Talebeleri

Papa, Makyavelli ve Talebeleri

Papa VI. Aleksander ile Niccolo Makyavelli arasında sıkı bir bağdan söz etmek ilk bakışta yadırgatıcı gelebilir.Biri, Katolik dünyasının dini lideri olarak 1492-1503 yıllarında papalık tahtına oturmuş bir zat, diğeri ise laik siyaset düşüncesinin ilk ve en önemli teorisyenlerindendir. Aynı dönemde yaşamış olmalarının yanı sıra, bu iki şahsiyeti birbirine yaklaştıran çok önemli bir ortak nokta vardır: Siyasal ahlâksızlık.Katolik Ansiklopedisi ne bakılırsa Papa VI. Alexander ın yaşayış ve icraatlarında pek de anormal bir durum yok gibidir Roma nın asayiş ve mimarisine, edebiyat ve bilime yaptığı katkılar, Hıristiyanlık üzerine incelemeleri, İspanya ve Portekiz i sömürgeler konusunda uzlaştırması, Yeni Dünya ya ilk misyonerleri göndermesi ve Papalık Devletleri ni güçlü hale getirmesi ayrıntılı biçimde ve övgüyle anlatılır. Fakat başka kaynaklar çok daha başka şeyler yazmaktadır bu papa hakkında: Henüz kardinal olduğu dönemde türlü ahlâksızlıklarıyla ünlenmiş ve papa olmak için rüşvet dahil her yola başvurmuş olan Rodrigo Borgia, VI. Alexander adıyla papa olduktan sonra siyasal ahlâksızlık, cinsel ahlâksızlık, ihanet, gaddarlık, zulüm ve sömürünün dehşetengiz örneklerini sergilemiştir. Muhaliflerini ortadan kaldırmak için yanında devamlı şahsi bir cellat ve adam zehirleme görevlisi bulundurmuştur. Papa olduktan bir hafta sonra onyedi yaşındaki oğlu Sezar Borgia yı Valencia Başpiskoposu olarak atamış, oğlu bunu kabul etmeyince onu kardinallik görevine getirmiştir.Papa nın gayri meşru çocuklarından biri olan Sezar da babasından geri kalmayacak şenaatleriyle ünlüdür. Papalık Devletleri nin yukarıda övgüyle anılan güce ulaşmasında büyük rol oynamış zalim bir kişidir. Kendi ağabeyini katletmiş, kız kardeşinin evliliği siyasal amaçlara hizmet etmez hale gelince kocasını öldürterek onu başka fonksiyonel bir evliliğe hazır hale getirmiş, hainlikleri, zamparalıkları ve ayyaşlığıyla ün salmıştır.Papa VI. Alexander ın kirli kariyeri, başka pek çok papada olduğu gibi, Kilise tarihinin az bilinen karanlık sayfaları arasında kalabilirdi, eğer Makyavelli nin Hükümdar ına ilham kaynağı olmasaydı.Niccolo Makyavelli, modern çağın başında siyaset felsefesini laikleştirmiş, kutsal ve yüce ideallerden arındırmış kişidir. Siyasal iktidarı başlı başına bir amaç ve meşruluğun yegane kriteri yapmıştır. "Gayeye giden her yol mübahtır" düşüncesini siyasal ilke haline getirmiştir. Hükümdar adlı kitabı siyasal ahlâksızlığın bir müdafaanâmesidir.Ve Hükümdar, aynı zamanda VI. Alexander ve oğlu Sezar Borgia ya atıflar ve övgülerle doludur. Bu papanın "insanları aldatmaktan başka bir şey yapmadığını, her zaman aldatabilecek kimseler bulabildiğini, büyük sözler verip asla tutmadığını ve bu şekilde başarıya ulaştığını" bu kitaptan öğreniyoruz.İtalyan düşünür, baba oğul Borgia ları örnek göstererek şöyle der: "(Hükümdar) Merhametli, vefalı, insancıl ve doğru bir insan olarak gözükmeli, fakat gerektiğinde tümüyle aksine davranabilecek kadar ruhsal hazırlık içinde olmalıdır" (Selahattin Bağdatlı nın çevirisi, Sosyal Yayınları, 1985)Yine de tüm bunlarda şaşılacak bir şey olmamalı. Zira Batı böyledir. Tarihte de, günümüzde de, dini liderleriyle ve laik siyasetçileriyle Avrupa budur. "Kötülüklerin hocası" diye anılan Makyavelli nin İslam dünyasında bir örneği yoktur. Bugün XVI. Benediktus, Katolik Kilisesi ni tekrar güçlü kılmak istiyorsa, Kurtuluş İlahiyatı hareketini kanlı bir şekilde bastırmaktan veya Amerikalı neocon larla işbirliği yapmaktan kaçınmaz. 11 Eylül 2001 den sonra hızla değişen siyasal konjonktürden olabildiğince yararlanmaya çalışır, gerekirse İslam düşmanlığını körükler. Bu uğurda Avrupa nın faşistleriyle, ırkçılarıyla, neo-Nazileriyle aynı çizgide buluşmaktan en ufak bir rahatsızlık duymaz. Sonra gelir ve hiç istifini bozmadan Anıtkabir defterine "yurtta sulh, dünyada sulh" diye yazar.Ve misyonerler, Hıristiyan devşirebilmek için rüşvet ve türlü imkanlar vaadetmekten fahişe teminine kadar her türlü çirkin yola tevessül edebilirler.Bu bakımdan Adolf Hitler, Henry Kissinger, George W. Bush ve Papa XVI. Benediktus; tarihteki VI. Alexander gibi papaların ve Makyavelli nin modern takipçilerinden sadece birkaçıdır. Asıl düşündürücü olan, papa ve Makyavelli nin Müslüman dünyadaki talebeleri ve gördükleri teveccühtür. Medyadaki bu "yerli Makyavelistler", suret-i haktan görünüp her fırsatta İslam a ve Müslümanlara düşmanlıklarını izhar etmekten geri durmazlar.  Her türlü ilkesizliği, ahlâksızlığı ve sapkınlığı icra eder ve yaygınlaştırmaya çalışırken, söz etik ilkelerden açıldığında, mangalda kül bırakmazlar."Makyavelli nin yerli talebeleri"; Müslüman zihinlerdeki hak-batıl, tevhid-şirk, İslam-küfür ayrımını bulanıklaştırmaya gayret ederler, Müslüman kitlelerin zihnine ve gönlüne İslam öğretisi yerine Hıristiyan hurafelerini ve Hz. Peygamber sevgisi yerine papa sevgisini bir uyuşturucu gibi zerkederler. Batılılar karşısında Müslüman kimliğinden utanırlar ve Papa yı protesto mitingi Avrupa TV lerinde birinci haber oldu diye, duyarlı Müslüman halka buğzederler. Belki daha önemlisi, Müslümanların teveccühüne mazhar olmuş kimi kanaat önderlerinden, kafası karışık veya ne yaptığını iyi bilen yazar, hukukçu ve akademisyenlerden kendilerine hempâlar devşirirler."Makyavelli nin yerli talebeleri", Papa larıyla karşılaşınca kendilerini derhal ele verirler.

01 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?