Reklamı Kapat

Kıyamet alâmetlerinden biri de...

Kıyamet alâmetlerinden biri de...

Kıyamet alâmetlerinden biri de, işlerin ehline verilmemesidir.İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 9-10 Aralık tarihleri arasında uluslararası bir sempozyum düzenliyor. "Oryantalizm" başlıklı sempozyum, Edward Said e adanmış. Said, aslen Filistinli. 1935 yılında varlıklı bir Hıristiyan ailenin çocuğu olarak Kudüs te dünyaya geldi. 2003 yılının eylül ayında Amerika da vefat etti. Sempozyuma konu olan Oryantalizm (Şarkiyatçılık) isimli eserini 1978 yılında kaleme aldı. Sempozyumda, yerli ve yabancı birçok akademisyen bildiri sunacak. Prof. Dr. Şerif Mardin den Prof. Dr. İlber Ortaylı ya kadar geniş bir yelpaze.Belli ki ciddi bir şey olsun isteniyor. Ona göre hazırlıklar ve harcamalar yapılıyor.Elimde, sempozyumun davetiyesi var. Davetiyede, "sempozyum hakkında" başlıklı küçük bir de bilgi notu yer alıyor. Amaç, sempozyumun düzenlenme sebebini insanlara duyurmak. Duyalım bakalım:"Said in söyledikleri bu toplumun insanı için herhangi bir anlam ifade etmiyormuş gibi yaygın bir şekilde ancak ülkemizde ölümünden sonra yaygın bir şekilde gündeme gelmiştir."Korkmayın, yalnız değilsiniz. Burada ne anlatıldığını ben de anlamadım. Galiba mevzu çok derin, ondan anlamıyoruz.Birinci paragrafta yer alan dört cümleden birini okuduk. Şimdi de ikinci paragraftaki üç cümleden birini okuyalım:"Oryantalizm alanında uluslararası düzeyde yaşanan tartışmalar yeni bir bakış açısıyla irdelenip bu bağlamda oluşturulacak politikalara yeni bir arka plan oluşturulamadı."İtiraf etmem gerekirse, bunu da anlamadım. Kelimelerin dilimize ait olduğu belli, ama hepsi bu kadar...Davetiyedeki hatalar, yaptığımız alıntılarla sınırlı değil. Ama biz, sınırlarımızı fazla zorlamayalım. "Kıyamet alâmetlerinden biri de, işlerin ehline verilmemesidir" cümlesini boşuna kurmadım. Alıntılar yaptığımız yazı, bir köşe yazısı olsa, anlarım. "İnsanlık halidir" derim. "Apar topar yazmıştır" diye düşünürüm. Ama bu satırlar, özenle, ciddiyetle hazırlanmış bir etkinliğin davetiyesinde yer alıyor. Günler öncesinden düşünülmüş, tasarlanmış, ödenekleri ayrılmış bir etkinlik... Hiç mi tekrardan okumadınız? Bırakın okumayı, hiç mi göz atmadınız?Maalesef, böyle acemiliklerle, yapılan işlerin ciddiyetini kundaklayan basitliklerle çok sık karşılaşıyoruz. Her gün bir poşet davetiye, dergi, bülten vs. geliyor. Bunların hatırı sayılır bir kısmı, belediyeler tarafından hazırlanıyor, gönderiliyor.Gördüğümüz şu: Sadece bina ve zinada değil, işlerin layık olmayan kişilere verilmesinde de büyük bir artış var.Tabii burada, sadece belediyeler değil, ülkenin her kurumu kapsama alanımızda. Kamu kuruluşlarından, gazete ve televizyonlarımıza kadar...Allah sonumuzu hayır etsin...

07 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?