Reklamı Kapat

Kıbrıs a Dair Şaşırtıcı Belgeler

Kıbrıs'a Dair Şaşırtıcı Belgeler

Kıbrıs milli davası aleyhinde olan herkesin okuması için!"Saadet Geliyor" adlı siteden zaman zaman e mailler alırım.15 gün kadar önce aldığım bir mailde çok şaşırtıcı bilgiler vardı. Şimdi okurlarıma ve yazarlarıma onları sunacağım:1. 16 Temmuz 1974 de ABD ve İngiltere Türkiye den Kıbrıs a müdahalesini istemiş ve aynı gün meşru ve yasal (devrik) Cumhurbaşkanı Papaz Makarios tarafından, yeni Cumhurbaşkanı Nikos Samson un, Enosis militanı olduğu açıklanmış, 17 Temmuz da Başbakan Bülent Ecevit İngiltere Başbakanı Harold Wilson ile görüşmüş, 19 Temmuz günü Yunanistan 5 uçak dolusu asker, silah ve mühimmatı Kıbrıs a indirmiş, Ada da vahşet, kıyım ve soykırım başlatılmış, bunun üzerine 15 Temmuz 1974 te toplantı halinde bulunan TC Bakanlar Kurulu na BM Genel Sekreteri Valdheim acele bir mesaj göndererek "ADADA TEK MEŞRU YÖNETİM TÜRK İDARESİDİR" demiş ve nihayet bütün bu meşru ve yasal zemine dayanılarak 20 Temmuz 1974 günü Türkiye Kıbrıs Barış Harekatını bütün usul ve esasları muvacehesinde ve uluslararası Meşruiyet çerçevesinde yapmıştır.2. Müteakip süreçte Yunanistan Temyiz Mahkemesi 21.3.1979 tarihinde 2658/79 sayıyla bir karar vererek: "TÜRK ORDUSUNUN KIBRIS A MÜDAHALESİ YASALDIR, SUÇ YUNAN SUBAYLARINA AİTTİR" demiştir.Türkiye için çok önemli olan bu kararın, o dönemin Yunan Başbakanı Konstantin Karamanlis tarafından "ülke aleyhinde kullanılabilir" korku, endişe ve gerekçesiyle kamuoyuna duyurulması yasaklanmış, halka açıklanmamış ve dava dosyaları "çok gizli" kaydıyla kasaya konulup Türk ve dünya kamuoyundan saklanmıştır. (Biliyorsunuz Karamanlis bizim başbakanın çok sıkı dostu ve düğündeki sağdıcıdır. A.I.)Şimdi olayların nasıl geliştiğine bakalım:"Türk ordusunun Kıbrıs a müdahalesi yasaldır" kararının alınmasıyla ilgili gelişmeler şöyle ortaya çıkıyor:1976 yılında bir Yunanlı, mahkemeye başvuruyor. Dâvâ kararı şudur: 22 Temmuz 1974 tarihinde Lefkoşa üzerinde uçarken, bir uçak Güney Kıbrıslıların açtıkları ateş sonucu düşüp parçalanıyor. Yunan Delta Nakliye uçağının içinde bulunan ve ölen oğlu için tazminat talebinde bulunuyor davacı Yunan Vatandaşı. Atina Yerel Mahkemesi 1978 yılında şu kararı veriyor:"Davacı, davasında haklıdır. Hazineden tazminat alması gerekmektedir." Ekonomi bakanlığı tazminatı "ödememek" için temyize başvuruyor. Temyiz kararı bozmuyor. Bozmadığı gibi, kararı güçlendirici bir karar veriyor. 21.3.1979 tarih ve 2658/79 sayılı kararın tercümesi şöyle:"Davacı tarafından öne sürülen iddiaların gerçek olduğu mahkememizce yapılan araştırma sonucunda kanıtlandı. Zürich anlaşmasını imzalayan taraflar, Yunanistan, Türkiye ve İngiltere, "garantör" devletler olarak, Kıbrıs ın herhangi bir devlet ile birleşmesini veya bölünmesini önlemek için Kıbrıs Cumhuriyetinin güvenliğini garanti altına alıp, koruyacaklarına dair taahhütte bulunmuşlardır."1974 temmuzunun ilk haftası içinde Kıbrıs Devlet Başkanı Makarios, Adada görev yapan bazı subayların darbe hazırlığı içinde bulunduğunu ve kendisini öldürmeyi planladıklarını öğrenmiş ve durumu Atina ya duyurarak devlet başkanı General Gizikis ten önlem alınmasını istemiştir.Ancak Atina daki yönetim, bu talebe resmi bir cevap vereceği ya da önlem alacağı yerde 15 Temmuz 1974 te General Yoannidis, Makarios a karşı, Kıbrıs taki Yunan Birliğinin komutanı Yorgitsiz ve Yanakodimos ile birlikte 102 de Yunan subayının yer aldığı darbeyi gerçekleştirdi ve Makarios u öldürmeye teşebbüs etti. Kıbrıs Anayasası asi Yunan subayları tarafından çiğnendikten sonra, başa Nikos Samson getirildi. Türkiye ise hukuki hakkını kullanarak Kıbrıs a 20 Temmuz 1974 te müdahalede bulundu.Bu kararda 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti anayasası, Londra, Zürich ve Garanti anlaşması uyarınca Türkiye nin hukuki haklarını kullandığı ortaya çıkıyor. Bir Yunan generalinin yönettiği ve bütün üst düzey subaylarının Yunanlı olduğu RMMO ya esir düşenler, hayatını kaybedenler, aileleri, düzenleri, yaşamları bozulanlar, işlerini kaybedenler göç etmek zorunda kalanlar, mağduriyete uğrayan herkes Yunanistan a karşı tazminat davası açabilecektir.*Dolayısıyla kurulan KKTC de bütün dünya devletleri tarafından tereddütsüz olarak tanınmayı hak etmiş yasal bir devlettir. Oysa GKRD muvazaalıdır. Fiilen var olsa bile de facto bir çete devletidir. KKTC nin bu yüzden bir barış sorunu yoktur.Bir kısmını yazabildiğim bu belgeler muvacehesinde, tavsiye edilen, derhal Lahey Adalet Divanına başvurulmasıdır. Bunun için de GKRD nin usul ve hukuk dışı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla AB ye üye olmasının iptali, AB ile devam eden münasebetlerine tedbir konulması, bu ilişkilerden men ve AB den çıkartma işleminin başlatılması, Lousidu kararının iptali, TC ye baskı ile ve haksız bir şekilde ödetilen tazminatın faiziyle iadesi, (ambargo dahil), TC nin savaş masrafları ve şehit hakları dahil olarak, Türk tarafının uğradığı tahribat, maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile Lahey Adalet Divanına başvurulması tavsiye edilmektedir. Bu arada şöyle bir kayıt da düşülüyor yazıya:"Türkiye hukuk-u düvel, (uluslararası hukuk) yönünden mezkür anlaşmalara müstakilen ve tek başına taraftır. Bu mahkemede alınan kararlar bağlayıcı olacaktır. İddiaların çok sağlam hazırlanması ve savunmanın Lousidu dâvâsında olduğu gibi nesebi Ruma varan bir avukata değil, güvenilir bir avukata verilmesi gerekmektedir.

12 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?