Reklamı Kapat

Esarete itirazın erkek sesi: İstiklal Marşı...

Esarete itirazın erkek sesi: İstiklal Marşı...

Büyük dava adamı, mütefekkir ve şair Mehmet Âkif Ersoy un, milletimize ve onun kahraman ordusuna ithafen yazdığı ve diğer şiirlerini topladığı Safahat ına da almadığı İstiklâl Marşı, gerçekten milletin malı olmuş, millete mâl olmuştur. İstiklal Marşı, gerek muhtevası bakımından, gerek şiiriyyetindeki duyuş ve duyarlık bakımından, bilhassa şiirsel anlamının yüklendiği misyon bakımından, o gün olduğu gibi bugün de gerçek bir "milli mutabakat metni" konumundadır.Bilindiği gibi, İstiklâl Marşı, tüm Kuzey Afrika, Otadoğu ve Balkan halklarının; Dünya Müslümanlarının son büyük siyasi ve askeri gücü demek olan Devlet-i Âl-i Osman ın düşman saldırılarıyla parçalandığı, bütün topraklarının işgal altında olduğu bir dönemde yazılmıştır. Bu dönemde Kudüs, Şam, Bağdat, Kahire, Cezayir ve hatta İstanbul dahil bütün ana merkez konumundaki şehirlerimiz işgal edilmişti. Padişahımız ve sarayı İngiliz birlikleriyle ayrı, Fransız birlikleriyle ayrı kuşatma altında tutuluyordu. Ordumuz terhis ettirilmiş, silahlarına el konulmuştu. Hindistan ve Orta Asya Müslümanları zaten daha önceden esir düşmüş, sömürgeleştirilmişlerdi. Başını İngiltere ile Fransa nın çektiği düşman devletler topluluğu, Anadolu topraklarını da sömürgeleştirmek, milletimizin burada kalmış olan bakiyesini de esir etmek istiyorlardı. İşte bu şartlarda milletimizden yükselen güçlü ve kararlı itirazın sesi olmuştur Mehmet Akif ve arkadaşları. İstiklal Marşı, işte bu esaret ve sömürgeleşme baskısına itirazın gür ve erkek sesidir.Malumunuz ülkemiz son yıllarda yine, o korkunç işgal yıllarını andırır bir kıskaç altına alınmak istenmektedir. Amerika, İngiltere ve İsrail ittifakı, komşumuz Irak ın kardeş halkının kanını oluk gibi akıtmakta ve bütün bölge ülkelerinin parçalanmasıyla sonuçlanacak bir büyük saldırıyı sürdürmektedirler. Bu sebeple de ülkemizi yeniden bir milli mücadele ortamına sürükleyici tutum ve politikalardan şiddetle kaçınılması gerekmektedir. Merhum Mehmet Âkif Ersoy un duasının bir endişeyi de yansıttığı şimdi daha iyi anlaşılıyor. Âkif, "Allah, bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın" diye dua etmişti. Bugün bu duanın daha gür perdeden seslendirilmesi gerektiği bir dönemden geçiyoruz.İslam coğrafyasına yönelik bu hain ve korkunç saldırının, İran ve Suriye ile birlikte Türkiye de dahil tüm bölgemizi tehdit ettiği açık bir gerçektir. Dün Bağdat vuruldu, bugün Şam da tehdit altındadır. Şam vurulunca da Tahran dan Kahire ye, İstanbul dan Mekke ye bütün İslâm şehirleri yakın tehlike altına girecektir.Böyle bir zamanda "Bu ezanlar ki şahâdetleri dinin temeli/Ebedî yurdumun üstünde benim, inlemeli" diyen Mehmet Âkiflere ve İstiklâl Marşımıza daha bir dikkatle kulak vermeli, haçlı karakterli emperyalist saldırılara karşı uyanık durmalıyız.Gerek Âkif merhumun doğum ve vefat yıldönümleri, gerekse İstiklal Marşı nın millî marş olarak kabul edilişinin yıldönümü, bu uyanış ve Diriliş ruhunun tazelemesi için bir vesile olmalıdır.Türk müziği formunda olmayışı yüzünden bestesinde sorun yaşansa da şiir olarak İstiklâl Marşı nın bir millî mutabakat metni olduğunu unutmadan, yeniden ve ruhuyla kavrayarak okutmalıyız.Bu vesileyle üstad Sezai Karakoç Bey in "Mehmet Âkif" adlı eserinin, tıpkı "Yunus Emre" ve "Mevlâna" adlı diğer biyografi eserlerinde olduğu gibi, ele aldığı İslam aydınını anlamak ve anlatmak bakımından en yetkin bir eser olduğunu; genç enetellektüellere ısrarla tavsiye ettiğimizi belirtmek isterim.

28 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?