Muhalefetin, adı sır gibi saklanan adayını yazdı: Ters köşe yaptıracak

Yeniçağ Gazetesi köşe yazarı Mehmet Faraç bugünkü köşesinde, yıpratılmaması için muhalefet tarafından adı henüz açıklanmamış bir Cumhurbaşkanı adayı var mıdır sorusuna cevap aradı.

Büyütmek için resme tıklayın

Gazeteci Mehmet Faraç bugünkü köşesinde, ''Köşede bekletilen cumhurbaşkanı adayı!..'' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

''Siyasetin aynı zamanda bir "matematik" olduğu da görmezden geliniyor...'' değerlendirmesinde bulunan Faraç, ''Ortada "aday" konusunda halen bir "belirsizlik" olduğu için akla "sorular" da geliyor...'' dedi.

''Kılıçdaroğlu'nun (aday olmaması halinde) tıpkı Ekrem İmamoğlu'nu "bir köşede bekleterek" aniden ortaya çıkarması gibi; muhalefetin (sağcılardan, solculardan, Atatürkçülerden, dindarlardan ve toplumun diğer etnik ve inanç yapılarından oy alabilecek) bir başka ismi (yıpratılmasın diye) bir köşede beklettiği de akla geliyor!..'' ifadelerini kullanarak muhalefetin yine böyle hiç beklenmedik bir adayla seçime girebileceği üzerinde duran Faraç, bu ismin kim olabileceği sorusunu sordu.

İşte Mehmet Faraç'ın yazısının ilgili bölümleri:

Anketçisinden gazetecisine, televizyoncusundan siyasetçisine kadar son üç yıldır her kesimden kişiler ve kuruluşlar, "AKP erken seçime gidecek" diye hayalperest iddialarda bulunurken, bu köşede geçtiğimiz yıllarda birkaç kez Erdoğan'ın erken seçime niçin gitmeyeceğine dikkat çekmiş ve bunun gerekçelerini sıralamıştık...

İşte 2023 yılının Haziran ayında yapılması gereken genel seçimlere bir yıl gibi süre kalmışken, AKP'nin seçime gideceğine ilişkin hiçbir emare yok...

Başta CHP olmak üzere, muhalefet partileri ise AKP'nin boş vermişlik ve duyarsızlıkla derinleşen pervasızlığını görmedi, görmek istemiyor...

Peki, Erdoğan ve partisi neden bu kadar pervasız?..

---

Çünkü Erdoğan da farkında ki, toplumsal muhalefetin büyüdüğü, enflasyonun insanları açlığa terk ettiği, işsizliğin intiharlara yol açtığı bir dönemde olası bir erken seçim AKP'nin ayağını kaydırabilir...

Peki, erken seçim olacak mı ve muhalefet seçimden zaferle çıkabilecek mi?..

PUSUDA BİR SAKİN GÜÇ VAR MI?..

AKP güç zehirlenmesi yaşasa da, toplumsal tepki büyüse de, kendi tabanında çatlaklar oluşsa da, bağımsız araştırma kuruluşlarına göre oylarının halen "yüzde 30"un üzerinde olması, Erdoğan'a cesaret vermeye devam ediyor...

Bir de devlete, medyaya ve sivil uzantılara egemen olması Erdoğan'ın cesaretini arttırıyor, güç toplamasına da zemin ve zaman yaratıyor...

İşte bu yüzden erken seçime gitmemek için sonuna kadar direnecek AKP...

Muhalefete gelince... Evet Millet İttifakı'nın çıkışları özellikle Man Adası ve "128 milyar dolar nerede" tartışmasından sonra ihale vurgunları, sınav rezaletleri ve en çok da milyonlarca insanı sefalete sürükleyen enflasyon-zam kıskacına yönelik tepkileri kullanması muhalefetin oy oranını arttırıyor, (mitingler de gösteriyor ki) siyasetteki dengeler değişiyor...

İşte bu sırada; yandaş basınla Karadeniz gezisine çıkınca tepki alan ve popülaritesi darbelenen Ekrem İmamoğlu, araştırmalarda öne çıkartılan Mansur Yavaş, (anketlere bakılırsa oy oranı şaşırtıcı biçimde yükselen) Meral Akşener ve ısrarla partililerinin gündeme getirdiği Kemal Kılıçdaroğlu'nun adları cumhurbaşkanı adayı olarak konuşuluyor...

"6'lı masa" olarak nitelendirilen muhalif cephenin henüz bir aday üzerinde anlaşmadığı ve bunlardan bazılarının kendi logolarıyla seçime gideceği bilinirken; göz ardı edilen "gerçekler", siyasetin sosyo psikolojik olgularının yanısıra, "inanç" ve "etnik" bölünmeler açısından "demografik yapı"ya da ısrarla dikkat çekiyor...

İşte bu nedenle; yandaşlığın, hırsızlığın, ihanetin ve duygusallığın her ideolojide parazit gibi yayıldığı politik ortamlarda göz ardı edilemeyecek tek gücün "mantık" olduğu da ısrarla unutuluyor...

Üstelik duygusallığın zirve yaptığı bir dönemde, siyasetin aynı zamanda bir "matematik" olduğu da görmezden geliniyor...

Sözün özü bellidir; Türkiye'nin etnik yapısı, inanç gruplaşmaları, demografik yapısı, değişen siyasal tercihleri, toplumsal beklentileri, gençliğin öncelikleri ve bölgeler arasındaki sosyo kültürel farklılıkların yansımaları da göz önüne alınarak bir cumhurbaşkanı adayı belirlenmezse ve 2023 seçimi Erdoğan'ı yeniden koltuğa oturtursa, milyonlarca insan (duygusallık, mantıksızlık ve bencillikle) olası bir hezimete sebep olanların yakasına yapışır!!!

Ortada "aday" konusunda halen bir "belirsizlik" olduğu için akla "sorular" da geliyor...

Yani Kılıçdaroğlu'nun (aday olmaması halinde) tıpkı Ekrem İmamoğlu'nu "bir köşede bekleterek" aniden ortaya çıkarması gibi; muhalefetin (sağcılardan, solculardan, Atatürkçülerden, dindarlardan ve toplumun diğer etnik ve inanç yapılarından oy alabilecek) bir başka ismi (yıpratılmasın diye) bir köşede beklettiği de akla geliyor!..

Var mı sizce böyle "ters köşe yaptıracak" bir sakin figür acaba?..

23 May 2022 - 20:52 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.