Reklamı Kapat

Gözyaşı, kan, sürgün, zulüm ve Kırım

Gözyaşı, kan, sürgün, zulüm ve Kırım

İkinci Dünya Savaşı sonunda SSCB Devlet Başkanı Stalin, bir katliam belgesi olan insanlık ayıbı bir karara imza attı. Çünkü Stalin, Kırım Türklerinin savaş sırasında Almanlarla işbirliği yaptığını iddia ederek top yekûn sürgüne gönderilmesini emretti. Evet, koskoca Kırım toprakları o saatten sonra bir katliam ve yerinden uzaklaştırma tarlası haline geldi. Kıyım ve sürgünle ilgili emir, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Türklerine iletildi.

Kırım, yüzyıllarca gözyaşın, zulmün, Rus işkencelerinin, sosyal linç hareketlerinin ve millet asimilasyonunun adresi olan güzide ve stratejik vatan toprağı Kırım?

Pek çoğumuzun Tatarlar olarak andığı Kırım Türkleri, bugünkü Kırım topraklarına, 9. ve 10. yüzyılda gelmeye başladılar. O tarihlerde Kıpçaklar olarak da isimlendirilmişti. Fakat Ruslar onlara Kumanlar diyorlardı. Ruslar bunu hep yaptılar ve hâlâ yapmaya devam etmektedirler. Hakim oldukları yani işgal ettikleri toprakları bin parçaya bölerek farklı isim, farklı alfabe, farklı ve sahte tarihlendirmelerle kitleleri, din kardeşleri birbirinden bölmektedir.

Tüm tarihi kaynaklarda Kırım Müslüman Türkleri ile ilgili olarak kahraman, yiğit, cesur ve mert olarak tarif etmektedir. Bu tarifi meselâ Evliya Çelebi?nin Seyahatnamesinde bulmak mümkündür.  Fakat bu tür meziyetlerine rağmen bir türlü kalıcı devlet kuramadılar. Bunda pek çok unsur söz konusu olmuştur. 12. yüzyılın sonunda Cengiz Han?ın torunları tarafından kurulan ?Altınordu Devleti? diğerleri gibi kısa soluklu bir devlettir. Devletin halkı Kıpçak Türklerinden oluşmaktaydı. İşte bu Türk Kırım milleti Batu Han?ın kardeşi Berke Han zamanında topyekun İslam?ı seçtiler. Takvimler 13. yüzyılın başını gösterdiğinde bu din değişimi Kırımlının hayatında köklü ve radikal değişimlere sebebiyet vermiştir.

Peş peşe gelen mağlubiyetlerden dolayı sürekli hanlıklar kuruluyor ve yıkılıyordu. Ve en nihayet Hacı Giray Han zamanında 1454 yılında, Osmanlı Devleti ile tanıştı. Sonra, Osmanlı?nın desteği ile Karadeniz?de bölgesel hâkimiyet derdine düşen Venedik ve Ceneviz birleşik donanmasını yendi. Böylece Osmanlı Devleti ile Kırım Hanlığı ilişkisi başladı. İkinci Kırım Hanı Mengli Giray döneminde Kırım, Osmanlı Devleti?nin himayesine girdi. Bu himaye tam 300 sene devam etti.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

09 Mar 2014 - 23:55 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?