Reklamı Kapat

Kaset gölgesinde seçim

Kaset gölgesinde seçim

Türkiye, yarın Cumhurbaşkanı’nı mı, Başbakanı mı, ya da mahallindeki belediye başkanını mı seçecek? Şu ana kadar seçimlerde manipülasyon, dezenformasyon, siyasi mühendislik, korku unsurları kullanıldı. Ancak hiçbir seçime, bu kadar bağlamından uzak, görünürdeki amaçların ötesinde daha girift, derin amaçlar için çok farklı taktikler uygulanarak gidilmedi. Hiçbir seçimde kasetler bu kadar belirleyici unsur olarak öne çıkmadı. Kasetler, tapeler, dinlemeler, montajlar, dublajlar haftalık değil, gün aşırı servise konarak, Türk dizilerine adeta rakip oldu…

Türkiye, yarın Cumhurbaşkanını mı, Başbakanı mı, ya da mahallindeki belediye başkanını mı seçecek? Yoksa üçünü birden mi? İş dünyası sesini yükseltmeye başladı bile. İstanbul Sanayi Odası, yerel seçimlerin hemen ertesinde Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimlerinin birlikte yapılmasını önerdi bile. Ki, işlerine baksınlar, iki yılı seçim tartışmalarıyla kaybetmesinler…  Şu ana kadar seçimlerde manipülasyon, dezenformasyon, siyasi mühendislik, korku unsurları kullanıldı. Ancak hiçbir seçime, bu kadar bağlamından uzak, görünürdeki amaçların ötesinde daha girift, derin amaçlar için çok farklı taktikler uygulanarak gidilmedi. Önceki seçimde de nispeten kasetler kullanıldı, ama belden aşağı tarzda idi. Hiçbir seçimde kasetler bu kadar belirleyici unsur olarak öne çıkmadı. Kasetler, tapeler, dinlemeler, montajlar, dublajlar haftalık değil, gün aşırı servise konarak, Türk dizilerine adeta rakip oldu…

İşte 30 Mart’ın Argümanları

Her seçimin ülke genelinde belli başlı gündemleri, kamuoyunun konuştuğu, tartıştığı, partilerin veya adayların lehte ve aleyhinde bulunduğu argümanları olur. 30 Mart seçimlerinin argümanları ise çok farklı oldu. İşte kaset gölgesinde gittiğimiz seçim argümanlarından birkaç başlık: Türkiye, 30 Mart seçimlerine Gezi Olaylarından kısmen etkilenmiş, bu seçimde ilk defa oy kullanacak olan 2.5 milyon genç seçmenin tercihleri ile gidecek. 30 Mart Belediye seçimlerinin en önemli argümanlarından biri de 17 ve 25 Aralık Operasyonları oldu. Erdoğan iktidarı bu operasyonları, “Türkiye’ye karşı bir darbe girişimi” Şeklinde sunarak seçmenin ilgisini dağıtmaya çalışıyor. Özellikle önceki günkü, Ahmet Davutoğlu-MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Müsteşarı Sinirlioğlu ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler arasında, Suriye’deki Süleyman Şah türbesine yönelik bir tehdit ile ilgili Türkiye’nin olası savaş planlarına dair görüşmenin yayınlanması ile bu algı iyice pekiştirildi.

Geleceğimizi Oylayacağız

İktidarın bu algı yönetimine karşın, muhalefet, yolsuzluk argümanını sonuna kadar kullandı. Özellikle toplumun hatırı sayılır bir kesimi ise “İktidarın dört bakanının ve çocuklarının, yolsuzluğa bulaştığı, yolsuzluk, ihale, adam kayırmanın AKP İktidar ve belediyelerinde ayyuka çıktığına” inandı ve işledi. Seçmenler olarak bu seçime AKP iktidarı açısından duble yollar, TOKİ, Marmaray, hızlı tren ve çözüm sürecinde kan dökülmeyen bir yıl kampanyaları ile 700 bin dolarlık kol saatleri, bakan çocuklarının akçeli işleri, yolsuzluk iddiasından görevden alınan dört bakan ve ayakkabı kutularındaki dolarların gölgesinde giriyoruz. Kasetlerin gölgesinde girdiğimiz kadar. Aslında seçimlerde toplumumuz, yolsuzluğu da oy’lamış olacak bir nevi.

İki Türkiye’nin kapışması mı?

Emin olun, Batıda, Doğuda bu soruya kestirilebilir bir yanıt vermek daha kolay. Ancak bir yanda, biraz eskimiş olsa da Batının sadık müttefiki, ittihatçı, İsrail’i ilk tanıyan, İsrail’den fazla İsrail sever kriptoların hala daha seslerinin çok yüksek çıktığı bir Türkiye var. Öte yanda ise Selçuklu ve Osmanlı’nın devamı Yeniden Büyük Türkiye için Milli Görüşün 45 yıl mücadele verdiği, Erbakan gibi çağlar üstü bir liderin İstanbul merkezli Fas’tan Endonezya’ya dünyanın her tarafındaki İslami ve milli hareketlerle ittifak halinde bir mücadele yürüttüğü merkez ülke Türkiye var. İşte bu iki Türkiye’nin kapıştığı bir coğrafyada “Neler Oluyor”a gerçeğe yakın bir cevap vermek çok zor. İnanın seçim sonuçları da bu soruya net cevap vermeyecek. Örneğin AKP, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığından sonra bütünlüğünü koruyacak mı? Erdoğan mı cemaati bitirecek, cemaat mi AKP’yi bölecek? Bu kontrollü ve zoraki kavgadan, cemaatin partileşmesiyle yeni bir siyasi ortam mı doğacak? Bekleyip göreceğiz…

Hiçbir Cemaat, Miting Meydanlarına Bu Kadar Konu Olmadı

30 Mart seçiminden bahsedip de, “Binlerce, belki on  binlerce bel altı ve bel üstü kaset kayıtlarından, dinlemelerden, tapelerden, Emniyet-Yargı-Mit-Ordu ve devlet kurumlarındaki paralel yapılanmadan, Pensilvanya” argümanlarından bahsetmemek, büyük eksiklik olur. Zira Başbakan Erdoğan, -kimlerin ahı tuttu bilinmez- son üç günde sesi kısılana kadar günde beş mitinginde beş defa “Pensilvanya-Cemaat-Paralel Yapılanma-Örgüt-Haşhaşi” tabirleriyle konuştu. Toplumu da “Dış güçlerin kontrolünde devleti klonlayan bir tehlike olduğu” noktasında ikna etmeye çalıştı. Yüz binleri, miting meydanlarına doldurmayı başardı. Cemaat de, “Uzun adama bir ders vermek için” en yakın parti olarak CHP’li adaylar lehinde kapı kapı dolaşarak iyice politize oldu. Bu seçimde belediye başkanını seçmeyecek seçmenler, şimdiye kadar himmet ettiği, gazetesine abone olduğu, dünyanın uzak diyarlarında açılan okullara evlatlarını gönderdiği bir cemaati de oylamış olacak. Ankara’ya mı, Pensilvanya’ya mı hak verecek. Bunu da görmüş olacağız. Sonuçta ne mi göreceğiz?

HABER: Ahmet YAVUZ

28 Mar 2014 - 22:16 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?