Reklamı Kapat

Fransa neresi!

Fransa neresi!

Fransa’da Çarşamba günü 2’si polis 12 kişi Charlie Hebdo dergisine gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Herkes, olayın kim ya da kimler tarafından gerçekleştirildiğini merak ederken, olayın arkasında Batı’nın kendisi çıktı. Nasıl mı? Fransa kurulduğu günden bu yana başta İslam coğrafyası olmak üzere tüm dünyada terör estiriyor. 19 ve 20. yüzyılda dünya sömürü düzeninin ağır toplarından olan Fransa, 21. yüzyıla geldiğimizde ise sömürgeciliğin diğer ismi olan emperyalizm ile karşımıza çıktı. Yine başta İslâm coğrafyası olmak üzere dünyanın birçok yerinde askeri üsler ve binlerce asker bulunduran Fransa, bu ülkelerde Müslümanların katledilmesinde hep baş aktördü.

Dünya haritasına bir göz atıldığında adı birçok kimse tarafından bilinmeyen Afrika ülkelerinde dahi Fransa’nın askeri üslerinin bulunduğu ve Fransız askerlerinin bu ülkelerde cirit attığı görülüyor. Özellikle 20. yüzyılda Afrika’daki yeraltı zenginliklerini emen ve buradaki insanları açlığa, sefalete terk eden Fransa, milyonlarca Müslümanın kanına girerken, flaşlar hiç bu kadar yoğun bir şekilde patlamıyordu. Afganistan’da Irak’ta Senegal’de, Cibuti’de Nijer’de Libya’da Mali’de, Orta Afrika’da rüzgâr eken Fransa şimdi fırtına biçiyor.

Çifte Kaos

Fransa’da kaos bitmiyor. Fransız polisinin Charlie Hebdo saldırısının zanlılarını yakalamak için başlattığı geniş çaplı operasyonda üçüncü gününe girerken dün bir kriz daha yaşandı.  Fransa’nın başkenti Paris’in doğusunda Vincenne bölgesinde bir markete giren silahlı 2 kişi mağazadakileri rehin aldı. Fransız yetkililerin verdiği bilgiye göre baskın sırasında iki kişi öldü. Öte yandan Charlie Hebdo dergisine yapılan saldırının failleri ise bir matbaada sıkıştırıldı. Fransız kaynaklarından elde edilen bilgilere göre faillerin elinde rehineler olduğu ve saatler süren pazarlıklara rağmen failler ikna edilemedi.

Paris’te Paris’te Yahudilere ait bir marketi basan saldırgan en az iki kişiyi öldürdü. BFM kanalı, mağaza içindeki beş kişiyi rehin aldığı belirlenen saldırganın teslim olması için polisle pazarlığın sürdüğünü bildirdi. Saldırganın, polise ‘’benim kim olduğumu siz biliyorsunuz’’ dediği kaydedildi. Polis, saldırıyı düzenleyen 32 yaşındaki kişinin kimliğini Amedi Coulibaly olarak açıkladı.Bu kişinin önceki gün polis ekibine yönelik saldırıyı düzenleyerek bir polisin ölümüne neden olan şahıs olduğu iddia ediliyor. Polisin, saldırganla ilişkili olduğu bir kadını da aradığı kaydedildi. Saldırganın, 12 kişinin öldüğü Charlie Hebdo saldırısının failleri ile ilişkili olduğu değerlendiriliyor.

Haçlı Zihniyeti Ayaklandı

Paris’teki saldırıyı Müslümanlara karşı nefreti yaymak ve İslâm düşmanlığına haklı gerekçe bulmak için kullanan Haçlı zihniyeti, dört koldan operasyon başlattı. Batılı devlet başkanları görüntüde “İslâm’la terör aynı kefeye konamaz” mesajları verse de bu mesajlar teoride kalıyor. Saldırıyı protesto gösterileri ırkçılığın besin kaynağı haline gelirken, İslâm’a yönelik her türlü taciz ve saldırı haklı gösterilmeye çalışılıyor, Batıda İslâm düşmanı ırkçılar prim yapıyor. Charlie Hebdo’ya düzenlenen saldırıyı protesto etmek için yarın düzenlenecek “cumhuriyete saygı” yürüyüşüne ırkçıların da katılmak istemesi, ülkede yeni bir siyasi tartışma başlattı. İktidardaki Sosyalist Parti temsilcileri, Marine Le Pen’in liderliğini yaptığı ırkçı Ulusal Cephe yandaşlarının gösteriye katılmasına karşı çıkarken, merkez sağdaki Halk Hareketi Birliği (UMP) hiçbir partinin bu yürüyüşten dışlanmaması gerektiğini savundu. Irkçı Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen, ‘’partisine oy veren milyonlarca kişinin dışlanarak ulusal birlik ve bütünlükten söz edilemeyeceğini’’ ifade etti. UMP lideri ve eski cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise yürüyüşe katılacağını açıklarken François Fillon ise, ırkçıların gösteri yürüyüşünden dışlanmasına karşı olduğunu söyledi.

88 Bin Polis Alarmda

Paris’in kuzeydoğusundaki Dammartin-en- Goele kasabasında Şerif ve Said Kauşi kardeşler, önce bir kadının otomobilini gasp etti. Gasp olayı sonrası bir matbaaya giren şüpheliler işyerindeki bir kadın çalışanı rehin aldı. Şüpheliler bölgeye adeta yığılan polis çemberinde. Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, Paris’te önceki gün ve dün düzenlenen iki ayrı terör saldırısı arasında bir bağlantı olduğuna dair ellerinde şu anda bir kanıt olmadığını söyledi. Son gelişmeler çerçevesinde ülke genelinde güvenlik önlemlerinin artırıldığını ifade eden Cazeneuve, “Ülke genelinde 88 bin, Paris bölgesinde 9 bin 650 polis ve jandarma alarma geçirildi” ifadesini kullandı. Dergiye yönelik saldırıyı düzenleyenlerle ilgili bilgi veren Fransız bakan, yapılan operasyonlar neticesinde şu ana kadar 9 kişinin gözaltına alındığını söyledi.

Irkçılar Yürüyor

Öte yandan Almanya’nın Köln kentinde, 5 Ocak Pazartesi günü, Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar (Pegida) grubunun uzantısı ırkçı Kögida’nın yapacağı yürüyüş binlerce karşı gösterici tarafından engellenmişti. Ancak 7 Ocak Çarşamba günü Fransa’nın başkenti Paris’te Charlie Hebdo adlı dergiye yapılan ve 12 kişinin yaşamını yitirdiği saldırı, ırkçı Kögida’yı yeniden harekete geçirdi. Kögida, Facebook sayfasından yaptığı açıklamada bundan sonra her Çarşamba günü Köln’de yürüyüş düzenleyeceğini duyurdu. İslâm düşmanı Kögida yandaşları, 14 Ocak Çarşamba günü saat 18.30’da Merkez Tren Garı önünde toplanarak Köln’de ikinci eylemlerini gerçekleştirecekler. Kögida’nın sayfasında yapılan yürüyüşe katılım çağrısında, “Paris’te İslamcıların gerçekleştirdiği korkunç katliamdan sonra İslamlaşmaya karşı politik duruş en önemli vatandaşlık görevidir” ifadesi kullanıldı.

Camilere Saldırılar Sürüyor

Avusturya ve Hollanda’da camilere saldırı düzenlendi. Avusturya’nın başkenti Viyana’da bir camii duvarına ırkçı yazılar yazıldı. Viyana’nın üçüncü bölgesinde 12 yıl önce yapılan Tuna Camii duvarına ‘Paris! İslâm= kahrolsun- Defolun’ yazıldı. Avusturya Anadolu Federasyonu adlı kuruluşa bağlı Tuna Camii İmamı İbrahim Altunyaldız bir açıklama yaparak Viyana’da yaşayan Müslümanların sakin olması gerektiğini vurguladı ve “Bizim dinimiz hiçbir aşırılığa izin vermemektedir. Kanımca bu olay Fransa’da meydana gelen saldırı sonucunda bize karşı tepki olarak yapıldı. Bu yazıyı yazanları kınıyoruz” dedi. Ayrıca Hollanda’nın Vlaardingen kentinde, Faslılara ait Al-Hijra Camisi’ne yanıcı boya spreyi atıldı.  Gazetecilere konuşan cami yetkilisi El Nasri, güvenlik kamerasında caminin kadınlar bölümüne atılan yanıcı boya spreyinin görüldüğünü, her yerin kırmızı boyayla kaplandığını, olay gerçekleştiği sırada içeride kimsenin olmadığını söyledi. Nasri, 1988 yılından beri Vlaardingen’de bulunduklarını, şimdiye kadar böyle bir duruma rastlamadıklarını, camiye bir saldırı olmadığını kaydetti. Vlaardingen polisi, Al-Hijra Camisi’nin kamera görüntülerinden yola çıkarak saldırıyı yapan kişi veya kişiler hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattıklarını açıkladı.

Daha dersini almamış!

Peygamberimizin karikatürünü çizerek katliamda sorumluluğu bulunan İslâm düşmanı ahlâksız Danimarkalı karikatürist Kurt Westergaard, “Karikatürle eleştirmeye devam etmeliyiz” dedi. Alman Bild gazetesine konuşan 79 yaşındaki ahlâksız karikatürist, “Ben de, dâhil birçok gazeteci korkuyor. Ancak karikatürle eleştirmeye bütün gücümüzle devam etmeliyiz” şeklinde konuştu. Danimarka gazetesi “Jyllands-Posten” 2005 yılında Hz.Muhammed (sav) karikatürlerinini yayımlamıştı. Söz konusu karikatürler arasında Kurt Westergaard’ın karikatürleri de vardı. “Jyllands-Posten”ın karikatürleri yayınlaması sonrası birçok İslâm ülkesinde protesto eylemleri yapılmıştı. Bu eylemlerde 150 kişi yaşamını yitirmişti. Danimarkalı karikatürist Kurt Westergaard da, bu tarihten itibaren polis koruması altında yaşamını sürdürüyor.  2010 yılında Somalili bir kişi, Wastergaard’ı evinde bıçak ve baltayla öldürme teşebbüsünde bulundu. Wastergaard, acil durumlarda sığınması için inşa edilen “panik odası”na sığınarak yaşamını kurtarmıştı.

“Amaç Müslümanlarla mesafeyi açmak”

Bu saldırının, Almanya’da yükselen İslâm karşıtlığı ve yabancı düşmanlığını nasıl etkileyeceğiyle ilgili soruları cevaplayan Steinbach, gelecek günlerde Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar (PEGIDA) gösterilerine katılımın daha da artacağını söyledi. Saldırının, Dresden’de sokağa çıkanların onaylanması gibi bir algıya yol açtığını ifade eden Steinbach, şöyle devam etti: “Şöyle bir akıl yürütebiliriz, bu saldırı sinsi bir tertip olabilir. Aşırı uçtaki kimseler Müslümanlar ve Müslüman olmayanlar arasındaki mesafeyi aşırılığı kullanarak açmaya çalışıyor. Saldırıyı düzenleyenler Avrupa’daki Müslümanlar ile toplumun geri kalanı arasındaki mesafeyi açmak, gerginlikleri ve düşmanlıkları körüklemek isteyen bir hareketin parçası.” Marburg Philipps Üniversitesi Yakın ve Ortadoğu Merkezi Direktörlüğü görevini 2007-2010 yıllarında yürüten Udo Steinbach, Paris’te düzenlenen saldırın ön planının çok basit bir şekilde açıklanabileceğini belirterek saldırıyı gerçekleştirenlerin Suriye’de ve Irak’ta Müslümanları terörize eden aşırı gruplara benzediğini söyledi.  Steinbach, Avrupa’da, Paris’teki saldırı gibi benzer olayları gerçekleştirenler için, “Bunlar, Müslüman azınlıkla Müslüman olmayan çoğunluk arasındaki mesafenin her daim açık kalmasını istiyor” dedi. Aşırı olarak nitelendirdiği bu tür grupların Avrupa’da ilerlemeye başladığını savunan Steinbach, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu gruplar şiddet kullanarak kendilerine taraftar toplamaya çalışıyorlar ve durum Irak ve Suriye’de de aynı şekilde. Ne kadar çok şiddet, o kadar çok insanı kendi yanlarını çekiyorlar. Bu durumu şu an Avrupa’da da görüyoruz. Bu da saldırının ön planındaki açıklaması.”

Eski ABD başkan adayı Cumhuriyetçi Senatör McCain:

“İşgal gerekiyor”

ABD Senatosu’nda, ABD Başkanı Barack Obama yönetimine özellikle dış politikada sert eleştiriler yönelten, Kongre’nin etkili isimlerinden eski ABD başkan adayı Cumhuriyetçi Senatör John McCain, Afganistan’dan ABD askerlerinin çekilmesindeki takvime bağlı kalındığında Irak’ta yaşananların Afganistan’da da görüleceğini ifade eden McCain, IŞİD ile mücadele eden Iraklı güvenlik güçlerinin de yetersizliğine dikkati çekti. McCain, “Afganistan’dan çekilmeye yönelik takvime sadık kalırsak Irak’tan tamamen çekilmemizden dolayı gördüğümüz türden bir başarısızlığı orada da göreceğiz. Irak’ta, onlar (güvenlik güçleri) ikinci büyük şehir olan Musul’da IŞİD ile kapışmaya hazır değiller. IŞİD’i yenilgiye uğratmaya yönelik stratejileri yok ve IŞİD iyi durumda. Dünyanın en büyük hava gücü olan ABD hava unsurlarını kullanarak IŞİD’i Kobani’den bile kovmayı başaramadık” diye konuştu. McCain, Savunma Bakanlığı Pentagon’un “IŞİD’i köşeye sıkıştırdıkları” yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine ise IŞİD’in hâlâ Kobani’de bulunduğuna işaret etti.

10 Oca 2015 - 01:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?