Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, iş yoğunluğu sorununun yargılamaların makul süre içinde bitirilememesinden kaynaklandığını belirterek, davaların kısa sürede bitirilmesinin çarelerinin aranması gerektiğini söyledi. Başsavcılıkta 50 bin dosyanın zarfının dahi açılmadığını dile getiren Gerçeker, bölge adliye mahkemelerinin kurulmasıyla Yargıtay‘ın iş yükünün azalacağını savundu.

Ceza Muhakemeleri Kanunu‘nun 102. maddesinin yürürlüğe girmesiyle yaşanan tahliyeler ve gelen tartışmalara ilişkin Yargıtay‘da basın toplantısı düzenleyen Gerçeker, hiç kimseye cevap vermek için toplantıyı yapmadığını vurguladı. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu kamuoyunun takdir edeceğini dile getiren Gerçeker, bütün arkadaşlarının fedakarca, özveriyle çalıştıklarını ancak yapılan haksız eleştirilerden dolayı büyük üzüntü duyduğunu ifade etti. "Adalet hizmeti iyi yürümüyor, bir takım yerlerinde tıkanıklıklar var tabii ki. Önemli olan mazeret bulmak değil, çare üretmektir. Bu çareyi nasıl bulabiliriz, aslında bunu tartışmak lâzım. Ben haklıyım sen haklısın demekle hiçbir yere varılmıyor." diyen Gerçeker, şöyle devam etti: "Sorunlar tabii hep birbirine bağlı. Bu sorunlar niye oldu? Hakim sayısı bakımında en geri ülkeyiz. Avrupa standartlarına ulaştırılması gerekiyor hakim savcı sayımızın yoksa mahkemelerin yetişmesi mümkün değil. Her taraf dosya dolu gördünüz, bina sorunumuzu halletmeye çalıştık. Bir takım talihsizlikler onu da sağlamamızı engelledi. Ben orada kimseyi suçlamıyorum. O gün öyle bugün böyle söyledik diye bir şey de yok. Bugün diyorum ki bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçirileceğini söylüyorlar. Eğer BAM‘ler faaliyete geçirilecekse daire sayısının artırılmasın bir anlamı yok. Arkadaşlar fedakarlık yaparak bu birikimi 2-3 senede hallederler. Büyük oranda sayı azalacak. O zaman da biz yüksek mahkeme gibi iş yapacağız. Elbette ki dosyaları incelemek zorundayız bu da çok zamanını alıyor Yargıtay‘ın. Temyiz görevi görüyor çünkü. İdare mahkemeleri kurulduğunda onlar temyiz görevi görecek, Yargıtay içtihat mahkemesi olarak görev yapacak. Dünyanın hiçbir yerinde istinaf mahkemesi olmayan ülke yok. Biz bu konuda çok geç kaldık. Ben hiçbir zaman bunu dile getirmedim. Benden önceki arkadaşlarımız bunun bir müddet ertelenmesi talebinde bulundular. Ama artık onlar geçti. Şuan BAM‘lerin bir an önce açılması gerekiyor."

Başsavcılıkta 50 bin dosyanın zarfının açılmadığını anlatan Gerçeker, tutuklu dosyaların hiçbir zaman beklemediğini belirterek başsavcılıkta bekleyen tutuklu dosya sayısının ise bin 200 olduğunu açıkladı. Gerçeker, İstinaf Mahkemelerinde de yeterli eleman olmadığında sorunun çözülemeyeceğini savundu. "Yeterli hakim savcı olmazsa bu sorunlar çözülmez." diyen Gerçeker, şöyle devam etti: "Biz önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Yanlışımız varsa kabul ederiz. Hizbullah dosyası 5 ay önce bize geldi. 5 yıl yerel mahkemede kalmış. Ama onları suçlayamayız. Adalet hizmeti dağıtmak o kadar değil. Karar yazın altına imza atın. Buna vicdanınız el veriyorsa yapın. Altyapı ve bina sorunlarının bir an önce çözülmesi gerekir. Ek bina konusunda da talebimiz oldu. Buna bu güne kadar cevap alamadık.üne kadar bazı şeyler çözülmemişse bunlar bizim suçumuz değil. Biz bunları daha önce söylemeseydik bugün bu iş daha içinden çıkılamaz bir hale gelirdi. A‘dan Z‘ye kadar bu sorunları çözeceksiniz. Sadece Yargıtay ile olmaz. Yargının sorunu sadece yargıdan kaynaklanmıyor. Sorun yargılamaların öngörülen sürede bitirilmemesinden kaynaklanıyor. Sorun davaların uzamasından kaynaklanıyor. Tutukluluk süresi AB normlarına göre çok uzun."

Muhabir: Haber Merkezi