Adana‘da ağabeyini kanser nedeniyle kaybeden ebru sanatçısı Meltem Koyunoğlu, hastanede kanser tedavisi görenlere ebru sanatını öğreterek, yaşama sevinçlerini artırmaya ve hastalıkla daha iyi mücadele etmelerine yardımcı olmaya çalışıyor.
Koyunoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağabeyi Tayfun Koyunoğlu‘na 1993 yılında pankreas kanseri teşhisi konulduğunu belirterek, yaklaşık 9 ay süren tedavi sürecine rağmen ağabeyini kaybettiğini ifade etti.
Ağabeyinin tedavi sürecinde hastane koridorlarında yaşadığı acıların kendisini derinden etkilediğini anlatan Koyunoğlu, hastalığı kabullenemeyen ağabeyinin moral olarak da çöktüğünü ve bu çöküşün kansere yenilmesine adeta zemin hazırladığını belirtti.
Ağabeyi öldükten sonra yaşadığı acıyı tarif etmesinin imkansız olduğunu vurgulayan Koyunoğlu, şöyle devam etti:
‘‘Ağabeyim için bir şeyler yapamamanın üzüntüsünü her zaman içimde hissettim. Başkaları da aynı acıları yaşamasın diye sınavlara girerek tıp fakültesinde okumaya karar vermiştim. Ancak, doktor olarak kanserli hastalara yardım etmek kısmet olmadı. Ben de sanatım vesilesi ile bu hastalıkla mücadeleye katkı sağlamak istedim.‘‘
Bu düşünceden hareketle Acıbadem Adana Hastanesi‘nde tedavi gören kanser hastalarına ebru öğretmeye başladığını anlatan Koyunoğlu, bu sayede hastaların mücadelesine bir nebze olsun katkı sağlamayı amaçladığını ifade etti.
Kanseri yenmek için hastalığı kabullenmek, ancak ona teslim olmamak gerektiğini vurgulayan Koyunoğlu, düzenlediği ebru kurslarına katılan kanser hastalarının hayata pozitif bakmaya başladıklarını gözlemlediğini belirtti.
Koyunoğlu, şunları söyledi:
‘‘Hastalar ilk olarak büyük bir tedirginlikle yaklaşıyorlar. Yapamayacaklarını düşünüyorlar ve bu durum öz güvenlerini zayıflatıyor. Yapabileceklerini söyleyerek onları ikna ediyorum ve teknenin başına gelmelerini sağlıyorum. Daha sonra başardıklarını görünce kendilerine olan güvenleri artıyor ve malzemeleri benim elimden alıyorlar.‘‘
Ebruyu öğrenmeye başlayan hastaların kendini iyi hissettiğini, yaşama bağlandıklarını dile getiren Koyunoğlu, ‘‘Ebru yapanların hastalıklarını unutup, yaşama dört elle sarıldıklarını görmek beni de mutlu ediyor. Hastalar tedaviye alınmak için sıra beklerken birbirlerine nasıl ebru yaptıklarını anlatıyorlar‘‘ diye konuştu.
Meme kanseri tedavisi için sık sık Osmaniye‘den Adana‘ya gelen iki çocuk annesi Zeliha Selbi de (42) ebru yaparken hastalığına dair olumsuz düşüncelerinden uzaklaştığını ifade ederek, ‘‘Tedavi sürecimiz çok zorlu geçiyor. Çocuklarımın beni güçsüz görmesini istemiyorum. Ebru da moral vererek güçlü olmamızı sağlıyor‘‘ dedi.
Acıbadem Adana Hastanesi Sağlıklı Yaşam Kulübü Sorumlu Hekimi ve Aile Terapisti Dr. Obengül Ejder ise günümüzde kanser hastalığının görülme oranının her geçen gün artma eğiliminde olduğunu belirterek, buna karşın tedavi yöntemlerinin de geliştiğini anlattı.
Hastaların ebru gibi sanatlarla uğraşmalarının ve hobiler edinmelerinin hastalıkla mücadele etmelerini kolaylaştırarak, tedavi sürecine büyük katkı sağladığını ifade eden Ejder, şöyle devam etti:
‘‘Kanser hastalığıyla mücadele bireyin hayatında karşılaşabileceği en zorlu süreçlerden biridir. Kanser teşhisi konulan birçok kişi yakınlarını üzmemek veya ‘olumlu‘ düşünmek adına bu süreçte ortaya çıkan korku, endişe ve üzüntülerini rahatça paylaşamıyor. Bu durum da içten içe bir baskıya dönüşüyor. Bu da yorucu bir dönem geçirmekte olan hastanın tüm enerjisini güçlü görünmeye ve yakınlarına hiçbir şey belli etmemeye harcamasına sebep oluyor. Oysa böyle bir dönemde kişinin karşılaşacağı zorlukları aşabilmek için en çok ihtiyacı olan şeylerden biri kendi duygusal enerjisidir. Bu duygusal enerjiye psikolojik desteğin yanı sıra ebru ve diğer sanatsal faaliyetler ile uğraşarak sahip olabilirler.‘‘




