10 yaşında sigaraya başlayan, 12 yaşında uçucu madde bağımlısı olan ve 22 yaşında eroinle tanışınca aile bağları tamamen kopan 24 yaşındaki U.K, madde bağımlılığından kurtulmak için tedaviye başladı.

‘‘Maddeye ulaşmak hiç de zor değil‘‘ diyen U.K, ailelere ‘‘Madde kullanan çocuğun ailesi çocuğu dışlamamalı ama tedavisi konusunda öncülük etmeli. Aile sahip çıkmazsa başkaları sahip çıkıyor‘‘ uyarısında bulundu.

12 yıldır madde bağımlısı olan U.K, yaşadıklarını anlattı. Akdeniz Üniversitesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Uygulama Merkezi‘nde (AMBUAM) iki aydır tedavi gören U.K, çocukluğundan beri madde bağımlısı olduğunu anlatırken gözleri doldu.

İlkokulda sigaraya başladığını, ortaokul ikincisi sınıfta ilk kez uçucu madde kullandığını anlatan U.K, bu nedenle okulu yarım bırakmak zorunda kaldığını söyledi.

İlk kez uçucu maddeyi yakın arkadaşının teklifi ile kullandığını ve bağımlı hale geldiğini anlatan U.K, şunları kaydetti:

‘‘Bulunduğum çevre olsun, arkadaş çevrem olsun beni maddeyle tanıştırdı. O dönem ailemle problemlerin vardı, iletişim kopukluğumuz vardı. Aile içi iletişimsizlik beni bunalıma itti. Başkalarının ailesini görünce (ben neden böyle değilim) diye isyan ediyordum. Bunlar beni hep maddeye itti. Maddeyi ilk defa yakın arkadaşımın teklifi üzerine aldım. Özentiyle başladı. İnsan madde aldıktan sonra kafası güzel olunca, hep o güzel kafayı istiyor, gerçeklerle yüzleşmek istemiyor. Okulu bırakmamla tamamen maddeye yöneldim, iyice dağıldım. Madde kullanımım arttıkça da aile bağlarım zayıfladı. Bu kötü bir sarmal aslında. Sorunların üstesinden gelemiyorsunuz, çözüm olarak maddeyi görüyorsunuz. Bataklığa düşünce artık çıkamıyorsunuz, hayatındaki her şey madde üzerine oluyor.‘‘

Ergenlik döneminde isyankar duygularının kabardığına dikkati çeken U.K, ‘‘Dünyanın işleyişine isyan ediyorduk, mücadele etmeden işin kolayına kaçıp isyana yöneliyorduk. Kendimizi sevmiyorduk, insan kendini sevmezse başkasından sevgi bekleyemez, aileye kızıp, başkasına kızıp kendimize zarar veriyorduk, kendi kendimizi cezalandırıyorduk. (Bir kere içip unutuyorum) diyorduk, (bir kereden bir şey olmaz) diyorduk ama her şey daha kötüye gidiyordu‘‘ diye konuştu.

Madde kullanımıyla birlikte para ihtiyacının da ortaya çıktığını kaydeden U.K, yaşadıklarını şöyle dile getirdi:

‘‘Madde kullanırken her şeyimi sattım. Motosikletim vardı, değerli kişisel eşyalarım vardı onları sattım, üzerine borçlandım. Para olmayınca maddeye ulaşamıyorsun, mecbursun. O krize girince maddeyi istiyorsun, o an çare neyse doğru ya da yanlış ona yöneliyorsun. Para olmayınca kişi suça yöneliyor, ailesinden bir şey getirip satan var. Ekmek yemeden, su içmeden durabilirsin ama bunu içmeden duramıyorsun. Ben iki ayda bir krize girdiğimi biliyorum. Madde bulmak için suç işledim, cezaevine de girdim. Cezaevinde çok yatmadım ama ertelenen cezalarım var.‘‘

Uyuşturucu madde temininin çok zor olmadığını ve hatta parası olan için daha kolay olduğunu ifade eden U.K, madde bağımlılığının hayatından götürdüklerini şöyle anlattı:

‘‘Aile ilişkilerim kalmadı, sosyal ilişkim yok, insanlar bana kötü insan gözüyle bakıyor. İş anlamında kayıplarım oldu. Oto tamircisiydim, mesleğim vardı ama madde nedeniyle yapamaz hale geldim. Bedensel rahatsızlıklarım oluştu, madde etkisi altında kaza yaptım, ayağıma platin katıldı, midemde ülser var, madde aldığım bir gün çıkan tartışma nedeniyle şişlendim. Psikolojik olarak sıkıntılarım oldu.‘‘

Madde bağımlılığından kurtulmak için bir kaç defa girişimde bulunduğunu ancak başarısız olduğunu söyleyen U.K, AMBUAM‘a iki ay önce tedavi için başvurduğunu kaydetti. U.K şöyle devam etti:

‘‘İki aydır madde bağımlılığından kurtulmak için mücadele veriyorum, başarılı olacağıma inanıyorum. Kararlı bir şekilde bırakmak için buradayım. İki aydır da temizim, yani uyuşturucu kullanmıyorum. Çünkü o rezil halime dönmek istemiyorum. Her şeyini kaybeden, hayattan beklentisi olmayan insan olmak istemiyorum. Çalışıp başarılı olmak, bir şeylerin sahibi olmak, yeni bir hayat kurmak istiyorum.‘‘

Tedaviye başlayınca aile içi iletişimi tekrar sağlamaya başladığını belirten U.K, ‘‘Madde kullanmadığım sürece ailemle sıkıntı yaşamıyorum. Eğer içmeye devam edersem bir ailem olmayacak, artık ailemi kaybetmeyi göze alamıyorum. Tam (düştüm) dediğin anda insanın elinden ailesi tutuyor. Başka kimse değil‘‘ dedi.

Gençlere önerilerde de bulunan U.K, ‘‘Bir kereden bir şey olmaz anlayışı yanlış. Bir kereden çok şey oluyor. Eğer arkadaş ortamı maddeye eğilimliyse, onlara selam bile vermemek lazım. O ortamdan uzaklaşmak lazım. En zayıf anında onlara sığınıyorsun, eline tutuşturduklarında da bağımlı oluyorsun. Gençlerin (hayır) demeyi öğrenmesi lazım. Yoksa bu illetten uzak durmak çok zor. Başarılı olabilmek için temiz kalmak lazım. İnsan önce kendine, sonra ailesine, sonra devletine hayırlı olacak. Başarılı olmak istiyorsa maddeden uzak durması lazım. Madde, insanın kişiliğini değiştiriyor. Temiz kalmak lazım onun için de mücadele etmek lazım‘‘ diye konuştu.

Ailelere de çağrıda bulunan U.K, şöyle konuştu:

‘‘Aileler çocuklarına sahip çıkmalı, okutmalı. Hatalarını görünce dışlamamalı, kararlarına saygı duymalı. Aileye büyük görev düşüyor, sevgi eksikliğini yaşatmamalı. Çocuğuna güvendiğini göstermeli. Çocuk (ailem bana güveniyor) deyip güvenini sarmaz, hata yapmamaya çalışır. Madde kullanan çocuğun ailesi çocuğu dışlamamalı, tedavisi konusunda öncülük etmeli.‘‘

Hayatının keşkelerle dolu olduğunu ifade eden U.K, sözlerini şöyle tamamladı:

‘‘Keşke okulu bırakmasaydım, okul beni bir yere kadar bu maddeden koruyabilirdi. Okumadığıma çok pişmanım ama iş işten geçti. Şimdi hayatı bir yerden yakalamaya çalışıyorum. Kardeşim lise döneminde. Onu okutmak istiyorum. Benim durumum ona örnek olacak. Maddeyi tamamen bıraktıktan sonra hayata yeniden başlayacağım.‘‘

Muhabir: Haber Merkezi